cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Maskeni çıkarma.Don't take your mask off.
Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkmak istiyorum.I want to go to the top of the Eiffel Tower.
Sana çıkma teklif etmedim.I didn't ask you out.
Çok dışarı çıkmam.I don't get out much.
Tom ve Mary balayına çıktılar.Tom and Mary are honeymooning.
O güneş gözlüğünü çıkardı.She removed her sunglasses.
O doğru çıkmadı.That didn't come out right.
Tom güneş gözlüklerini çıkardı.Tom took off his sunglasses.
Tom'la çıkıyor musun?Are you dating Tom?
Biz yangın çıkarmadık.We didn't start the fire.
Pek fazla dışarı çıkmıyoruz.We don't get out much.
Senin evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house.
Daha sık evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house more often.
Sen çıkmak zorunda değilsin.You don't get to quit.
Ben bir çıkış yolunu buldum.I found a way out.
Çıkmıyorsun, değil mi?You don't date, do you?
Tom'la çıktığını bana söyleme.Don't tell me you dated Tom.
Bununla başa çıkabilip çıkamayacağını merak ediyorum.I wonder if you can handle this.
Sanırım Tom ortaya çıkmadı.I assume Tom didn't show up.
Ne tür çikolatadan hoşlanırsın?What kind of chocolate do you like?
Ortaya çıkacağını düşünmedim.I didn't think you'd show up.
Sahneye çıkmadan önce her zaman sinirlenirim.I always get nervous before I go on stage.
Sanırım onunla buradan başa çıkabilirim.I think I can handle it from here.
Ona çıkma teklif etmeli miyim?Should I ask her out?
Ona çıkma teklif etmem gerekiyor mu?Should I ask him out?
Süpermarkete şeftaliler için değil çikolata için gidiyorum.I am not going to the supermarket for peaches, but for chocolate.
Şeftali yerine çikolata satın almak için markete gittim.I went into the supermarket to buy chocolate rather than peaches.
Sana sıcak çikolata getirdim.I brought you hot chocolate.
Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.I came out here to enjoy nature.
Tom'a destek çıkmaya geldim.I came to support Tom.
Sana çıktığımı söylemek için geldim.I came to tell you that I'm quitting.
Tom'la başa çıkabilirim.I can deal with Tom.
Ben kendi çıkış yolumu bulabilirim.I can find my own way out.
Seni hapisten çıkarabilirim.I can get you out of prison.
Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?Did you take the clothes out of the washing machine?
Bununla başa çıkabilirim.I can handle that.
Dışarı çıktın mı?Did you go out?
Siz arkadaşlar dışarı çıktınız mı?Did you guys go out?
Sınıftan çıktın mı?You get out of class?
O melodiyi kafamdan çıkaramıyorum.I can't get that melody out of my head.
Senin yardımın olmadan bununla başa çıkamam.I can't handle this without your help.
Dersten ne zaman çıkarsın?What time do you get out of class?
O asla beni akşam yemeği için dışarı çıkarmaz.He never takes me out for dinner.
Nitelik, nicelikten baskın çıkar.Quality trumps quantity.
Dün yataktan zar zor çıkabildim.I could barely get out of bed yesterday.
Dışarı çıkıp hepimizin bilmek istediğini Tom'a sorabilirim.I could come right out and ask Tom what we all want to know.
O şarkıyı aklımdan çıkaramadım.I couldn't get that song out of my mind.
Tom'u aklımdan çıkartamıyorum.I couldn't get Tom out of my mind.
Akşam, meyveli börek yemek için dışarı çıkıyoruz, tamam mı?We're going out for dumplings in the evening, all right?
Mary ile bir süre çıktım.I dated Mary for a while.
Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdim.I decided to ask Mary out.
Ben olay çıkarmak istemedim.I didn't mean to make a scene.
Artık çok dışarı çıkmıyorum.I don't go out much anymore.
Çikolatayı yedikten sonra tükürüğümün tadından nefret ederim.I hate the taste of my saliva after eating chocolate.
Bunun üzerine baklayı ağzından çıkardı.Thereupon he let the cat out of the bag.
Birlikte harcadığımız zamanın tadını çıkarırım.I enjoy the time we spend together.
Özellikle çikolatalı kekini seviyorum.I especially like your chocolate cake.
Bazen bir bira için dışarı çıkarım.I go out sometimes for a beer.
Neredeyse her cumartesi Mary ile çıkarım.I go out with Mary almost every Saturday.
Dün geçici olarak işten çıkarıldım.I got laid off yesterday.