cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin çıktığını farketmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin dışarı çıktığını fark etmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin yağmurda dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary go out in the rain.
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Tom changed his mind about going out with Mary and stayed home.
Tom Mary'yi kefaletle hapishaneden çıkardı.Tom bailed Mary out of jail.
Tom Mary'den ceketini çıkarmasını rica etti.Tom asked Mary to take her jacket off.
Tom Mary'ye çıkma teklif etti.Tom asked Mary out on a date.
Tom Mary ile çıkmak istedi fakat o onu geri çevirdi.Tom asked Mary for a date, but she turned him down.
Tom erken çıkmak için Mary'nin iznini istedi.Tom asked for Mary's permission to leave early.
Mary daha genç bir adamla çıkıyordu.Mary was dating a younger man.
Sanırım Tom'un Mary'ye karşı çıkma cesareti yok.I think Tom doesn't have the courage to oppose Mary.
Tom'un Mary ile çıkacağından şüpheliyim.I doubt that Tom would ever go out with Mary.
Ne zaman onların kol saatinde bir cep telefonuyla çıkacaklarını merak ediyorum.I wonder when they'll come out with a cell phone in a wrist watch.
O, Avustralya'ya gitmek için yola çıktı.He departed for Australia.
Onun söylediği onu çileden çıkardı.He was infuriated with what she said.
Onun söylediğiyle çileden çıkarıldı.He was infuriated by what she said.
Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.Many men set out for the West in search of gold.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.What Tom really wanted to eat was chocolate pudding.
Ne yazık ki, Tom kediyi torbadan dışarı çıkarttı.Unfortunately, Tom let the cat out of the bag.
Tom yaşlı köpeği ahırın arkasına çıkardı ve onu vurdu.Tom took the old dog out behind the barn and shot it.
Tom hol dolabından paltosunu çıkardı ve onu giydi.Tom took his coat out of the hall closet and put it on.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.Tom stripped off his dirty clothes and threw them into the washing machine.
Tom cebinden bir parça kağıt çıkardı.Tom pulled a piece of paper out of his pocket.
Tom cebinden bir el feneri çıkardı.Tom pulled a flashlight out of his jacket pocket.
Tom buzdolabından iki bira çıkardı ve birini Mary'ye uzattı.Tom got two beers out of the refrigerator and handed one to Mary.
Tom trafiğe çıkmadan önce dikiz aynasını kontrol etti.Tom checked his rearview mirror before pulling out into traffic.
Tom kütüphanenin önüne çıktı ve Mary arabayı park ederken bekledi.Tom got out in front of the library and waited while Mary went to park the car.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Anne babam dışarı çıktı.My parents have gone out.
O, oyun oynarken köprücük kemiğini çıkardı.He dislocated his collarbone while playing.
Tom atına bindi ve yola çıktı.Tom mounted his horse and rode off.
Tek çıkış yolu ölüm mü?Is death the only way out?
Ölüm müdür tek çıkar yol?Is death the only way out?
Ölüm tek çıkar yol mu?Is death the only way out?
Tom adı "s" ile biten bir kızla hiç çıkmadı.Tom has never dated a girl whose name ends with an "s."
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Tom temiz hava almak için dışarı çıktı.Tom went out for a breath of fresh air.
Ben çikolata ve dondurma bağımlısıyım.I'm addicted to chocolate and ice cream.
Hiç çikolata kaplı patlamış mısır yedin mi?Have you ever eaten chocolate-covered popcorn?
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Bugün öğle yemeğinden sonra planımız parkta yürüyüşe çıkmaktır.After lunch today, our plan is to take a walk in the park.
Tom'un köpeğinin dışarı çıkması gerekiyordu.Tom's dog needed to go outside.
Tom ailesiyle birlikte alışverişe çıktı.Tom went shopping with his family.
Tom herkesin buradan çıkmasını istiyor.Tom wants everyone to get out of here.
Tom Mary'ye onunla dışarı çıkmasını rica etmek istedi, ama cesareti yoktu.Tom wanted to ask Mary to go out with him, but he didn't have the courage to.
Tom silahını kılıfından çıkardı.Tom unholstered his gun.
Tom bir hırsız çıktı.Tom turned out to be a thief.
Tom kancayı balığın ağzından çıkardı.Tom took the hook out of the fish's mouth.
Tom nikah yüzüğünü çıkardı.Tom took off his wedding ring.
Tom kravatını çıkardı.Tom took off his tie.
Tom ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his shoes.
Tom ceketini çıkardı ve astı.Tom took off his jacket and hung it up.
Tom şapkasını çıkardı.Tom took off his hat.
Tom ayakkabılarını kapıda çıkardı.Tom took his shoes off at the door.
Tom mutfakta bir çekmeceden bir bıçak çıkardı.Tom took a knife out of a drawer in the kitchen.
Tom gömlek cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.Tom took a folded piece of paper out of his shirt pocket.
Tom bana oradan çıkmak için bekleyemediğini söyledi.Tom told me he couldn't wait to get out of there.
Tom Mary'ye bu kadar kısa sürede çıkamayacağını söyledi.Tom told Mary she couldn't quit on such short notice.
Tom Mary'yi kahve için dışarı çıkmaya ikna etti.Tom talked Mary into going out for coffee.