cihazın ile cümle
cihazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
elektrikli cihazın tekli bağlayıcı kablosu (gerilim 230V) veya fişi bozulduysa yenisini takabilirsiniz.заменить повреждённый однофазный шнур питания (напряжение 230 В) и штепсельную вилку.
elektrikli cihazın tekli bağlayıcı kablosu (gerilim 230V) veya fişi bozulduysa yenisini takabilirsiniz.تغيير سلك وصلة الكهرباء ذي القابس الواحد لجهاز الكهرباء بآخر سليم.
elektrikli cihazın tekli bağlayıcı kablosu (gerilim 230V) veya fişi bozulduysa yenisini takabilirsiniz.شبك النجفة في السطح من خلال مربط النجفة. تغيير سلك وصلة الكهرباء ذي القابس الواحد لجهاز الكهرباء بآخر سليم.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.2ヶ月半使っています
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.이건 예전에 '직접생명장치(Direct Life Device)'라고 불렸던 건데요.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Eerder werd al verwezen naar dit directe levensapparaat.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Há bocado, referiu-se este dispositivo DirectLife.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Mai devreme au amintit de acest dispozitiv direct de viaţă.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Más temprano refería a este dispositivo cotidiano.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Plus tôt, je parlais de cet appareil de Philips : DirectLife.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Si parlava di un dispositivo che misura i parametri in tempo reale.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Vorhin war die Rede von diesem Direct-Life-Gerät.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Wcześniej było mówione o tym przyrządzie.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.По-рано това беше отдавано на това пряко жизнено устройство.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Я уже упоминал об этом приспособлении для наблюдения за жизнью.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.מוקדם יותר התיחסו לזה כהתקן חיים ישיר.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.أشرنا في وقت سابق إلى جهاز تنظيم الحياة
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Bien, ma première réaction était que -- cela ressemblait affreusement à un revolver, et c'était très étrange.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Bien, mi primera reacción fue que esto era -- se veía terriblemente como un arma, y era muy extraño.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Christina Sidebottom: "Das sieht aus wie eine Pistole und ist ganz schön seltsam."
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.글쎄요, 이걸 보고 처음 든 생각은 - 정말 너무나도 무슨 총처럼 생겼다는 것, 그리고 굉장히 이상하다는 거였어요.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi."Na początku nie byłam przekonana, to wyglądało jak pistolet i w ogóle było dziwne."
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Prima mea reacţie a fost -- că arată precum o armă, şi că arată foarte ciudat.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Кристина Сайдботтом: Что ж, моя первая реакция была "до ужаса похоже на пистолет", было очень странно.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.Но за Кристина Сайдботъм си струвало да се опита почти всичко, ако можело да спре мигрена.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.קריסטינה סיידבוטום: טוב, התגובה הראשונה שלי היתה - זה ממש דומה לאקדח, וזה די מוזר.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.كريستينا سايدبوتوم: حسنا ، أول رد فعل لي هو أنه كان -- بدا يشبه المسدس بفظاعة ، وكان غريبا جدا.
Evet benim bu konuda ilk tepkim cihazın silah görünümlü çirkin ve garip olmasını düşünmemdi.銃みたいで 奇妙に見えました (セイガー) でもサイドボトムさんにとっては なんでも試してみる価値があります
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.[Aplausos] >>Dave Burke: Gracias, Hugo.
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.Last year, right here, we announced that we were seeing 400,000 new Android devices activated every day.
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.Letztes Jahr, genau hier, haben wir verkündet, dass wir jeden Tag 400.000 Android-Aktivierungen beobachten.
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.Vic Gundotra:
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.В прошлом году, прямо здесь, мы обьявили что 400'000 новых Android устройств активировалось каждый день.
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.בשנה שעברה, ממש כאן, הכרזנו שאנחנו מצפים ש-400.000 מכשירים מבוססי אנדרואיד חדשים
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.في العام الماضي، و من نفس المكان، أعلنا أننا على مرأى من تشغيل 400,000 جهاز أندرويد
Geçen sene, tam burada hergün 400,000 yeni Android cihazın etkinleştirildiğini ilan etmiştik.現在 その数は1日に100万台です 毎日毎日です
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Es hat die Arbeiter durch Technologie ersetzt.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Ha desplazado al trabajador de la tecnología.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Ha rimosso il consumatore dalla tecnologia.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Het haalde de werknemer weg van de technologie.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.이런 것들이 노동자를 기술로부터 멀어지게 합니다.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Nó đã thay thế nhân viên bằng công nghệ.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Odsunęła pracownika od techniki.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Přesouvá pracovníky od technologie.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Teknologi itu telah mengesampingkan pekerja.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Έχει απομακρύνει τον εργαζόμενο από την τεχνολογία.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Вона забрала працівника від технології.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Он оттеснил работника от технологии.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Работникът е отделен от технологията.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.שדחק את העובד מהטכנולוגיה.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.فهي ابعدت العاملين عن التكنولوجيا
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.だから 私たちが 本当に目を向けなければいけないのは
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.A localização no sistema de ficheiros do dispositivo de fita que não rebobina. A predefinição é / dev/ tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.A nem visszatekerhető szalagos egység eszköze a fájlrendszerben. Az alapértelmezés: / dev/ tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.De locatie van het non-rewinding tape-apparaat in uw bestandssysteem. Standaard is / dev/tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.Der Pfad im Dateisystem des nicht zurückspulbaren Bandlaufwerks. Die Voreinstellung ist /dev/tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.자동으로 되감지 않는 테이프 장치 파일 이름입니다. 기본값은 / dev/ tape 입니다.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.Ei- takaisinkelattavan nauha- aseman sijainti tiedostosysteemissä. Oletus on / dev/ tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.La posizione nel filesystem del dispositivo a nastro non riavvolgente. La predefinita è / dev/ tape.
Geri sarılamaz bant cihazının dosya sistemindeki yeri. Varsayılanı / dev/ tape 'dir.Lokacija datotečnega sistema neprevrtljive tračne naprave. Privzeto je / dev/ tape
İlgili Sayfalar