Tamamen ciddiyim.I'm totally serious.
Ciddi değil.It's not secure.
Şimdi ciddiyim.Now I'm serious.
Beni ciddiye al.Take me seriously.
O ciddi görünüyor.That sounds serious.
O ciddiydi.That was serious.
O oldukça ciddi.That's pretty serious.
Ciddi miydi?Was it serious?
Onlar ciddi miydi?Were they serious?
Ciddi görünüyordun.You sounded serious.
Şaka yapmayı bırak. Bu ciddi bir konu.Stop joking. It's a serious matter.
Bu ciddi değil.This isn't serious.
Ciddi olarak konuşalım.Let's talk seriously.
Arkadaşımın durumu çok ciddi.My friend's condition is very serious.
Bu ciddi görünmüyor mu?Doesn't that sound serious?
Bu çok ciddi görünmüyor.It doesn't sound too serious.
Bu ciddi görünmüyor.It doesn't seem serious.
Tom her zaman ciddi.Tom is always serious.
Tom çok ciddi.Tom is dead serious.
Tom, son derece ciddidir.Tom is deadly serious.
Tom ciddileşiyor.Tom is getting serious.
Tom şimdi ciddi.Tom is serious now.
Her zaman ciddi olduğumuzu düşünme.Don't think we're always serious.
İşler ciddiye biniyor.Things are getting serious.
Hobisi hakkında konuşurken ciddidir.She is serious when she talks about her hobby.
Bu ciddi.It's serious.
Bilgi vermiyorsanız ciddi sonuçlar doğurabilir.If you're withholding information, there could be severe consequences.
Ciddi değilsin, değil mi?You aren't serious, are you?
Ciddi değildin, değil mi?You weren't serious, were you?
"O kadar da ciddi olma!" "Sanıyorum bazen birinin ciddi olması gerekir.""Don't be so serious!" "I think that sometimes one needs to be serious."
Onu ciddiye almadım.I didn't take it seriously.
Ciddi bir durumumuz olduğuna inanıyorum.I believe we have a serious situation.
Tom'un bizi ciddiye aldığını sanmıyorum.I don't think Tom took us seriously.
Ciddi felaketler onun bütün hayatını vurdu.Serious calamities struck him his whole life.
Onunla ilgili ciddi bir sorunum var.I have a serious problem with that.
Hayatımda hiç daha ciddi olmadım.I've never been more serious in my life.
Bir köpek ısırığı, bir sivrisinek ısırığından daha ciddidir.A dog bite is more serious than a mosquito bite.
Senin ciddi olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were serious.
Ciddi olarak. Biz buna karşı bir şey yapmak zorundayız.Seriously. We have to do something against it.
Ciddi olduğunu biliyordum.I knew it was serious.
Bunun ciddi olduğunu biliyorum.I know it was serious.
Ciddi olmadığını biliyorum.I know you're not serious.
Tom'u çok ciddiye alma.Don't take Tom too seriously.
Onun planının başarısı hakkında ciddi şüphelerim var.I have serious doubts about their plan succeeding.
Ciddi olmadığımı söyledi.I said I wasn't serious.
Ondan ciddi olarak şüphe ediyorum.I seriously doubt that.
Lisedeyken Fransızcayı daha ciddi şekilde çalışmalıydım.I should've studied French more seriously when I was in high school.
İşimi ciddiye alırım.I take my job seriously.
Sanırım Tom ciddi.I think Tom is serious.
Galiba gerçekten ciddisin.I think you really mean it.
Ciddi misin? Bana başının üzerine düşmüşsün gibi görünüyor.Are you serious? It seems to me that you've fallen on your head.
Ciddi misin? Bu bana sen delisin gibi görünüyor.Are you serious? It looks to me like you're crazy.
Onun ciddi bir erkek arkadaşı var.She has a serious boyfriend.
Onun ciddi bir kız arkadaşı var.He has a serious girlfriend.
Operasyon çok ciddiydi ama Tom kendinden bekleneni yaptı.The operation was very serious, but Tom came through.
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.We have to take him to the emergency room immediately, he's gravely wounded.
Tom ve bir diğer kişi ciddi olarak yaralandı.Tom and one other person were seriously injured.
Seçeneklerimizi ciddi olarak yeniden gözden geçirmemiz gerekecek.I'll have to seriously reconsider our options.
Senin ciddi olmadığını düşünmeye başlıyorum.I'm beginning to think you're not serious.
Ne yazık ki durum çok ciddi.I'm afraid the situation is very serious.