Gelecek ay cezamı çekmeyi bitireceğim.I will finish serving my sentence next month.
Benim cezam nedir?What's my punishment?
Alkollü araç kullanmaktan üç cezam var.I have three DUIs.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Now we have to suffer the punishment....
Ve bildim ki yaptıklarıma karşı o benim cezam olacakdı ve hiçbir zaman sonlanmiyacağını.What I do know is his words were an assault to me never to be forgotten.
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?And how much punishment would I get if I get caught?
Cezamı katlamak istemiyorum! Ölmeden çıkmak isterim !I don't want to start my term again!
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.The years that I was unable to see you was my punishment.
Bu benim cezam!This is my punishment!
Cezam bitti.The trial is over.
Cezam nasılmış, (gördüler)!How severe was My punishment then!
Hepsi de elçileri yalanladılar, benim cezamı hak ettiler.Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.I will just give them respite. My plan is certainly invincible.
(Bak ki) cezam nasıl oldu!How great was the change I wrought in their condition then!
Onlar, hâlâ cezamıza karşı meydan mı okuyorlar?Do they wish Us then to hasten the punishment?
Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler.Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
Sonra ben, o inkar edenleri yakaladım. (Bak ki) cezam nasıl oldu!Then I seized the disbelievers; so how did denial My rejection turn out?
Çünkü (uzun vâdede) cezamız, suçlu toplumlardan hiçbir surette geri çevrilmez.Our might will never be turned back from the people of the sinners.
(Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun).He knows well what you are engaged in.
Sorun şu ki, cezamı çekene kadar hiçbir işe başvuramıyorum.The problem is that I cannot compete for any job until I serve my sentence.
Hapis cezamı parayla ödemeyi düşünüyorum.I am thinking of paying my fine in cash.
Aşkın Cezam mı?La justice d'amour.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Ora voglio la revisione della sentenza di condanna...
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...من أَمِنَ العقوبة...
Aşkın Cezam mı?Vitória do amor?
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Maar er moet een einde komen aan hun protest…
Aşkın Cezam mı?Релігія Кохання.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Odată cu J'Accuse…!
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Megadtam az engedélyem...
Aşkın Cezam mı?A szeretet törvénye.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Men det endelige oppgjøret venter...
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Kami perlu jajak pendapat ...
Ve bildim ki yaptıklarıma karşı o benim cezam olacakdı ve hiçbir zaman sonlanmiyacağını.言先有我,從今斷滅,若先來有我,則是常見,於今斷滅則是斷見。
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...제자 처벌하였다....
Ve bildim ki yaptıklarıma karşı o benim cezam olacakdı ve hiçbir zaman sonlanmiyacağını.또 이미 혐의 없다고 결론이 난 사안이라며 앞으론 일절 대응하지 않겠다고 하였다.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.All die Jahre ohne Dich sehen zu können waren meine Strafe
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Azokban az években, amikor nem láthattalak téged, te voltál a büntetésem.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Gli anni che ho passato senza vederti erano la mia punizione.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.너를 만나지 못한 세월들은 내겐 벌이었다
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Lata, podczas których ciebie nie widziałem, były moją karą.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Les années où je n'ai pas pu te voir étaient ma punition.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Mijn straf was dat ik je al die jaren niet kon zien.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Những năm ông không thể gặp cháu chính là sự trừng phạt của ông.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Vuodet jolloin en voinut nähdä sinua, oli minun rangaistukseni.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Zece ani nu am fost in stare sa te vad , asta a fost pedeapsa mea.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.Τα χρόνια που δεν μπορούσα <br />να σε δω ήταν η τιμωρία μου.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.السنين التي لم لأتمكن فيها من رؤيتك كانت عقابي
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.お前は自分の祖父を 責めながら生きるしかなく・・ 私の罪までお前に背負わせてしまった
Hile yaparak ne kadar kazanacağım? Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Hur mycket tjänar jag på att fuska? och hur stort blir straffet om jag blir upptäckt?
Hile yaparak ne kadar kazanacağım? Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Tôi sẽ kiếm được bao nhiêu nếu gian lận? tôi sẽ bị phạt bao nhiêu tiền nếu bị phát hiện?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?만일 들키면 얼마나 심한 처벌을 받을 것인가?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Ja miten paha rangaistus on, jos jää kiinni?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?A aký by bol trest, keby ma chytili?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?" Combien ça me coûte si je me fais attraper ? "
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Dan berapa besar hukuman yang mengancam - kalau benar-benar ketahuan?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?E quale sarebbe la pena se venissi scoperto?"
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Hoeveel straf krijg ik als ik gepakt word?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Jaka kara wchodzi w grę w razie przyłapania?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?Jak velký bude trest, když mě chytí?
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?"Mekkora büntetést kapnék, ha rajtakapnának?"