Kuralları ihlal edenler cezalandırılacak.Those who violate the rules will be punished.
Onu kurallar uyarınca cezalandırdık.We punished him according to the rules.
Tehlikeli sürüş cezalandırılmalı.Dangerous driving should be punished.
Kötüleri cezalandır ve zayıfları koru.Punish the wicked and save the weak.
O bir suç işlerse cezalandırılmalı.He ought to be punished if he commits a crime.
Arabanı buraya park etseydin cezalandırılırdın.If you had parked your car here, you would have been fined.
Bunu tekrar yaparsan cezalandırılacağın konusunda seni uyarmalıyım.I must warn you that if you do this again you will be punished.
Bay White sınavda kopye çektiği için çocuğu cezalandırdı.Mr White punished the boy for cheating on the examination.
Onları ne için cezalandırıyorsun?What are you punishing them for?
Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın.You do such a thing once too often and get punished.
O yine de cezalandırıldı.He was punished all the same.
O suç ölümle cezalandırılır.That crime is punishable by death.
Öğrenci sigara içtiği için cezalandırıldı.The pupil was punished for smoking.
Kızı ağır biçimde cezalandırma; onun huyuna git.Do not punish the girl severely; go easy on her.
Soyguncu cezalandırılmaktan kaçtı.The robber escaped being punished.
Öğrenci kopya çektiği için cezalandırıldı.The student was punished for cheating.
Singapur'da bir suçluyu cezalandırmanın bir yolu onu ya da onu kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish a criminal is to whip him or her.
Böyle bir suç ceza ve / veya hapis ile cezalandırılır.Such an offence is punished by a fine and/or imprisonment.
O, yalan söylediği için cezalandırıldı.Because he lied, he was punished.
Ay adına, seni cezalandıracağız.In the name of the moon, we'll punish you!
Suç işlersen cezalandırılmalısın.If you commit a crime, you must be punished.
Cinayet ölümle cezalandırılır.Murder is punished by death.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Camı kırdığı için onu cezalandırmayın. O suçlanmayacak.Don't punish him for breaking the window. He is not to blame.
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Biz onun cezalandırıldığına kesin gözüyle baktık.We took it for granted that he had been punished.
Para çaldığı için cezalandırıldı.He was punished for stealing the money.
Sarhoşken araba sürdüğü için cezalandırıldı.He was punished for drunken driving.
O gerçeği anlattı, aksi halde o cezalandırıldı.He told the truth, otherwise he would have been punished.
Diğer öğrencilere uyarı olsun diye o cezalandırıldı.He was punished as a warning to other students.
Adil şekilde cezalandırıldı.He was rightly punished.
O, cezalandırılacaktır.He will be punished.
O cezalandırılacaktır.He will be punished.
Cezalandırılmak hoşuna gitmedi.He didn't like to be punished.
O, bir çocuk tacizi için cezalandırıldı.He was punished for child abuse.
Cezalandırılırılmaktan kaçtılar.They escaped being punished.
O sadece sorumluları cezalandırmak istedi.She wished to punish only those responsible.
Dikkatsiz araba sürdüğü için cezalandırıldı.She was punished for careless driving.
Yasayı çiğneyen insanlar cezalandırılır.People who break the law are punished.
Yasaları çiğnersen, cezalandırılacaksın.You'll be punished if you break the law.
Yalan söylediği için Mary kızını cezalandırdı.Mary punished her daughter for lying.
Bir köpeği cezalandırmanın en iyi yolu nedir?What's the best way to punish a dog?
Hapishane suçluların cezalandırılmak için gittiği yerdir.Jail is where criminals go to be punished.
İsyancıları cezalandırmak için ona ısrar etti.They urged him to punish the rebels.
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.
Lincoln güneyi cezalandırmak istemedi.Lincoln did not want to punish the south.
Tom cezalandırılmayı hak ediyor.Tom deserves to be punished.
Cinayet ölümle cezalandırılabilir.Homicide is punishable by death.
Yasa cezalandırır.The law punishes.
Senin cezalandırılmanın saçma olduğunu düşündük.We thought it was absurd that you got punished.
O, kesinlikle cezalandırılıracak.He will certainly be punished.
Bu defa cezalandırılmaktan kaçamayacağız.We won't be able to avoid being punished this time.
Böyle cezalandırılacak ne yaptık?What have we done to be punished like this?
Onun cezalandırılmasını istiyorum.I demand that he be punished.
O gürültülü oldukları için onları cezalandırdı.He chastised them for being noisy.
O kabahati için cezalandırıldı.He was disciplined for his wrongdoing.
Trafik kurallarına uymayan sürücüyü polis cezalandırdı.The police fined the driver who didn't obey traffic rules.
Singapur'da suçluları cezalandırmanın bir yolu da onları kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish criminals is to whip them.
Tom'un cezalandırılma ihtimali çok düşüktür.The probability of Tom being punished is very small.
Bütün grup Tom'un hatası için cezalandırıldı.The whole group was punished for Tom's mistake.