İlginç bir soru cevapsız kaldı.An interesting question remained unanswered.
Birçok soru cevapsız kalmaktadır.Many questions remain unanswered.
Bunların hepsi cevapsız sorular.These are all unanswered questions.
Soru cevapsız kalıyor.The question remains unanswered.
Üç cevapsız çağrın var.You have three missed calls.
Diğer özellikler arasında 10 arama, 10 arama ve 10 cevapsız çağrı bulunmaktadır.Other features include lists of 10 dialled calls, 10 received calls and 10 missed calls.
Fakat devletten öğretmenler için istenen ödenekler cevapsız bırakıldı.Further requests by church officials for information went unanswered.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.The British denied this.
Önerim aynı cevapsızlıkla karşılandı.We came here with the relatively same stuff.
Sadece tr cevapsız "You just missed en--"
Sanat böyledir, çünkü sanat soru sormakla alakalıdır, sorular bazen cevapsız da olabilirler.Art does that, because art is about asking questions, questions that may not be answerable.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Oh now, missed call, a new call, new girlfriend maybe -- very exciting.
Çaresiz, cevapsız.Hopeless, with no answers.
Cevapsız AramalarPhonebook memory slotMissed Calls
Talimatlar buyuk olcude ayrintili olmakla birlikte, pek çok soruyu da cevapsız bırakıyor.Although the roadmaps are fairly eloquent, they leave a number of questions unanswered.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Die Amerikaner kamen ungeschoren davon.
Çünkü daha önceki bütün barış ve teslim çağrıları cevapsız kalmıştı.Damit haben sich alle Vorwürfe und Vorverurteilungen als haltlos erwiesen.
Önerim aynı cevapsızlıkla karşılandı.Ses offres furent accueillies avec la même faveur.
Çünkü daha önceki bütün barış ve teslim çağrıları cevapsız kalmıştı.Los ofrecimientos de paz y las peticiones de rendición fueron rechazados cinco veces.
Hatırlatıcılar veya takvim etkinlikleri da e-posta bildirimleri ve cevapsız çağrılarla birlikte görünür.Veamos los requerimientos tanto cuando hay mensajes orales como mensajes firmados.
Çünkü daha önceki bütün barış ve teslim çağrıları cevapsız kalmıştı.La pace e la tranquillità che regnavano in precedenza sono sparite.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.I britannici negarono ufficialmente.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Англичане противодействовали этому.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.وحتى الآن لم يُستكشف بعد جزءٌ ضخمٌ من السطح القمري وما زال هناك عددٌ من الأسئلة الجيولوجية بلا إجابات.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Os britânicos não responderam.
Ancak Kore'deki bu megalit kültürünün nerden geldiği sorusu hala cevapsızdır.Hoe deze staten uit de Longshancultuur zijn ontstaan is echter nog steeds onduidelijk.
Ancak Kore'deki bu megalit kültürünün nerden geldiği sorusu hala cevapsızdır.Kiedy rozpoczął się kult Awalokiteśwary w Indiach dokładnie nie wiadomo.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Britterna svarade inte.
Önerim aynı cevapsızlıkla karşılandı.Fans reagerade med samma glöd.
Ancak Kore'deki bu megalit kültürünün nerden geldiği sorusu hala cevapsızdır.Питання про носіїв віланової культури остаточно не з'ясоване.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.Značná část měsíčního povrchu nebyla prozkoumána, a řada geologických otázek zůstává nezodpovězených.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.A britek ezt hevesen cáfolták.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.Kuu on epäsäännöllisen muotoinen ja siellä ei ole havaittu geologista aktiivisuutta.
Önerim aynı cevapsızlıkla karşılandı.Dia dianggap identik dengan Aporia.
Bu da Antik Kolkhis ile ilgili pek çok soruyu cevapsız bırakmaktadır.Tại đó trưng bày một số vật phẩm của thời kì Colchis cổ đại.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.月面のかなりの場所は未探査であり、多くの地質学的問題が未解決のまま残っている。
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.月球表面有相当大的部分还没被勘察过,很多地质问题仍没有答案。
Önerim aynı cevapsızlıkla karşılandı.같은 진보 진영에서도 비판이 나왔다.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.영국군은 반격에 실패하였다.
Ortadaki soru cevapsız, çözüm imkansızdır.מתברר שבתנאים לא כל כך קשים, התשובה היא עדיין כן.
Ağustos 2016'da "Cevapsız Çınlama" single'ı ile Türkiye'de ses getiren bir çıkış yakalayarak tanındı.През август 2016 г. става известна с песента „Cevapsız Çınlama“ в Турция.
2005 yılında "Bir Cevapsız Çağrı Aramızda Geçenler" isimli ilk kitabı yayınlandı.През 2005 г. е издадена първата му книга – сборникът с разкази „Незаметная вещь“.
Ağustos 2016'da "Cevapsız Çınlama" single'ı ile Türkiye'de ses getiren bir çıkış yakalayarak tanındı.През Август 2016 стана известна с песента "Cevapsız Çınlama" в Турция.
Bu da Antik Kolkhis ile ilgili pek çok soruyu cevapsız bırakmaktadır.Iz Antike se žal ni ohranilo veliko virov, ki bi govorili o Etruščanih.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Britid vastasid jõuliselt.
[1 cevapsız arama:Ett, två, tre! Fan också. Hallå?
[1 cevapsız arama: KIM Sunwoo] Dışarı çık.Oke.
[1 cevapsız arama: KIM Sunwoo] Dışarı çık.Oke.
[1 cevapsız arama: KIM Sunwoo] Dışarı çık.OK. <i>Qui est-ce ?</i> <i>Qui est-ce ?</i>
[1 cevapsız arama: KIM Sunwoo] Dışarı çık.Ok.
[1 cevapsız arama: KIM Sunwoo] Dışarı çık.Хорошо.
[1 cevapsız arama:.سونا)، كلاّ)
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Åh nu, mistet opkald, et nyt opkald, ny kæreste måske -- meget spændende.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Ahora, llamada perdida, nueva llamada, nueva novia tal vez.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.A zrazu - zmeškaný hovor, nový hovor, možno nová priateľka -- veľmi vzrušujúce.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Ed ora... chiamata persa, una nuova chiamata, forse una nuova fidanzata.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Ei, agora, chamada perdida, nova chamada, uma nova namorada talvez.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Et maintenant, un appel en absence, un nouvel appel, une nouvelle copine peut-être.
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.하지만 새로운 여자친구로부터 부재중 전화가 왔다면 어떨까요?
A şimdi, cevapsız çağrı, yeni bir çağrı, kız arkadaş belki.Oh, acum, un apel pierdut, un nou apel, poate noua prietenă.