Çünkü bir şempanzeye Sri Lanka ve Türkiye için muz verseydim yarısını doğru cevaplardı.Acertariam em metade dos casos. Mas os alunos não.
Çünkü bir şempanzeye Sri Lanka ve Türkiye için muz verseydim yarısını doğru cevaplardı.왜냐하면, 제가 스리랑카, 터키와 함께 바나나 두 개를 침팬지에게 준다면, 침팬지는 반은 맞출 것이기 때문입니다.
Çünkü bir şempanzeye Sri Lanka ve Türkiye için muz verseydim yarısını doğru cevaplardı.لأن الشمبانزي سيحرز نصف الإجابة الصحيحة إذا أعطيته موزتين بسريلانكا وتركيا. فسيكون على صواب في نصف الحالات
Çünkü bir şempanzeye Sri Lanka ve Türkiye için muz verseydim yarısını doğru cevaplardı.半分の場合は正しい方を選ぶでしょう スウェーデンの学生はもっと下です 問題は無知ではなく
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Cada vez que uno descuelga el teléfono se produce una prueba cognitiva.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Denn der Moment, indem Sie das Telefon abheben, ist jedesmal ein kognitiver Test.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Fiindcă în momentul în care răspunzi la telefon iei parte de fiecare dată la un test cognitiv.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.환자가 전화를 받으면 매번 그 순간부터 인지능력평가 시험이 시작되지요.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Omdat de telefoon beantwoorden telkens weer neerkomt op een cognitieve test.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Parce que lorsque vous répondez au téléphone c'est un test cognitif qui s'effectue à chaque fois.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Perché ogni volta che rispondete al telefono svolgete in pratica un test cognitivo.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Ponieważ w chwili kiedy odbieracie telefon to jest to test poznawczy, za każdym razem kiedy to robicie.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Γιατί εκείνη η στιγμή που απαντάς στο τηλέφωνο ειναι μια δοκιμασία αντίληψης, κάθε φορά που το κάνεις.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Всякий раз когда вы отвечаете на звонок, вы как будто проходите определённый когнитивный тест.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.Защото онзи момент, когато вдигаш телефона, е познавателен тест всеки път, когато го правиш.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.זוהי טכנולוגיה נסתרת שעוזרת להם לעשות את המטלה הפשוטה של לקחת את התרופה הנכונה בזמן הנכון.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.لأن في اللحظة التي ترد فيها على الهاتف هي بمثابة إختبار لصحة الإدراك.
Çünkü telefonu her cevapladığınız an bir bilişssel testtir.知覚テストを受けているといえるのです 考えてみてください 三パターンの電話の受け方をデモします
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Ako sme už počuli, existuje spôsob, akým sa pokúšame a akým sme dnes schopní odpovedať na túto otázku.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Como ya sabemos, hay un forma en la que intentamos poder responder a esa pregunta.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Dan seperti yang telah kita dengar, ada cara di mana kita mencoba dan kini dapat menjawab pertanyaan itu.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Et comme nous l'avons déjà entendu, nous avons une façon d'essayer de pouvoir répondre à cette question.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.I jak już usłyszeliśmy, istnieje sposób, w jaki wreszcie jesteśmy w stanie odpowiedzieć na to pytanie.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.우리 모두 알고 있듯이 우리가 이 질문에 답하기 위한 노력이면서 이제는 실제로 답을 제시할 수 있는
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Și după cum deja am auzit, există o modalitate prin care încercăm și acum putem să răspundem acea întrebare.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Tal como já ouvimos dizer, há uma forma através da qual conseguimos hoje responder a essa pergunta.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Và như chúng ta đã biết, có một cách mà chúng ta đang thử và giờ có thể trả lời câu hỏi trên.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.И как мы уже слышали, есть способ, которым мы пытаемся и теперь уже можем ответить на этот вопрос.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.Както вече чухме, съществува метод, чрез който се опитваме и сега вече успяваме, да отговорим на този въпрос.
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.וכפי שכבר שמענו, ישנה דרך בה אנו מנסים וכעת גם מסוגלים
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.وكما استمعنا سابقاً ، يوجد طريقة من خلالها نحاول والآن نقدر
Daha önce duyduğunuz üzere, bu soruyu cevaplamaya çalıştığımız ve başarılı da olduğumuz bir yol var.ある方法でその疑問に 答えようとし 今 答えが出せるようになったのです
Daha önce hiç cevaplanmadı.Den har aldrig besvarats förut.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Ještě ji přede mnou nikdo nezodpověděl.
Daha önce hiç cevaplanmadı.이전까지는 답해진 적이 없는데요.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Muito bem, o que é a sinestesia?
Daha önce hiç cevaplanmadı.Nikto ju ešte nezodpovedal.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Non è mai stata data una risposta in precedenza.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Nu s-a răspuns până acum. Bun.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Personne n'y a jamais répondu.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Que nunca antes ha sido contestada.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Sie ist noch nie zuvor beantwortet worden.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Soha nem volt válasz korábban.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Vanavond geef ik echter uitsluitsel.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Zamierzam odpowiedzieć na to pytanie.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Δεν έχει απαντηθεί ποτέ πριν.
Daha önce hiç cevaplanmadı.До сих пор у него не было ответа.
Daha önce hiç cevaplanmadı.На нього раніше ніколи не відповідали.
Daha önce hiç cevaplanmadı.Никога преди не е даван отговор.
Daha önce hiç cevaplanmadı.מעולם לא ענו עליה לפני כן.
Daha önce hiç cevaplanmadı.لم يحدث أن أجيب عنه من قبل
Daha önce hiç cevaplanmadı.では共感覚とは何なのでしょうか?
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorunA potom im položte otázku, na ktorú s najväčšou pravdepodobnosťou neodpoviete.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorunEt ensuite posez une question à laquelle vous ne répondrez probablement pas.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorun그리고 대답도 없겠지만 어쨌든 질문도 하세요.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorunPoi gli rivolgete una domanda alla quale probabilmente non risponderete.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorun "TED nedir?"I zadajcie pytanie, na które prawdopodobnie nie odpowiecie.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorun「TEDとは何か?」
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorunY entonces lancen una pregunta que probablemente no contestarán.
Daha sonrada cevaplamayacağınız bir soru sorunЗатем задайте вопрос, на который вы не собираетесь отвечать.