Buradaki her çizgi ölçüm yapabilmemiz için, bir cetvele denk gelsin, yatay veya dikey her çizgi.네 여기 모든 선들이 줄자와 관련이 있습니다. 수평적, 수직적으로요. 어디에 뭐가 있는지 재기 위한거죠.
Buradaki her çizgi ölçüm yapabilmemiz için, bir cetvele denk gelsin, yatay veya dikey her çizgi.- ogni linea qui corrisponde ad un metro - orizzontali e verticali, per misurare dove sono le cose.
Buradaki her çizgi ölçüm yapabilmemiz için, bir cetvele denk gelsin, yatay veya dikey her çizgi.כך שכל קו שם מתאים לסרט מדידה אנכי או אופקי -- כדי למדוד איפה הדברים נמצאים.
Buradaki her çizgi ölçüm yapabilmemiz için, bir cetvele denk gelsin, yatay veya dikey her çizgi.لذا فإن كل خط هنا يمثل مقياسا -- أفقيا أو عموديا -- لتحديد أماكن الأجسام.
Buradaki her çizgi ölçüm yapabilmemiz için, bir cetvele denk gelsin, yatay veya dikey her çizgi.それぞれの位置を計測することができます もし 実際にそのような事が出来た場合
Buraya küçük bir arz cetveli çizeceğim. .Fuente...
Buraya küçük bir arz cetveli çizeceğim. .Zde nakreslím schéma nabídky. Nabídka...
Buraya küçük bir arz cetveli çizeceğim. .供給... はい、ブドウの供給スケジュールはほんとにシンプルな表だ
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Ami végül nem bizonyult az egyik legsikeresebb pénzügyi befektetésnek ennek a fekete bandának.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.De Iowa franchise bleek voor deze zwarte bende, niet een van de meest briljante financiële ondernemingen.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Für diese schwarze Gang war es eines der weniger brillanten finanziellen Unterfangen.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.흑인들로만 구성된 갱단이 시도하기에는 결코 현명한 사업이 못돼죠.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Que, para esta banda negra, no fue una de las más brillantes operaciones financieras que hayan emprendido.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.To nie było najszczęśliwsze przedsięwzięcie finansowe gangu.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.To se ale pro gang černochů ukázalo jako ne jeden z brilantních finanční podniků, kterého se ujali.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Което се оказа за тази черна банда, че не беше от най-добрите финансови операции, когото те бяха предприели.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.ולכנופיה השחורה הזו הסתבר שזה לא המבריק במבצעים הפיננסיים שהם לקחו על עצמם.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.مما وجدنا أنها لعصابة سوداء، ليست من أفضل الطرق من الناحية المالية التي من الممكن أن يتخذوها.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.財政面での努力の実らない場所でした (笑)
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Asta vă dă o idee despre cât de aspre sunt lucrurile în apropierea vârfului.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Các bạn đã thấy sự khắc nghiệt ở khu vực gần đỉnh như thế nào rồi đó.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Cela vous donne une idée de la rigueur des conditions prés du sommet.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Daje to wyobrażenie o tym, jak surowe są warunki pod szczytem.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Das vermittelt Ihnen eine Vorstellung davon, wie übel es nah am Gipfel zugeht.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Dit geeft enig idee hoe ernstig de zaken zijn gesteld aan de top.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Ebből el lehet képzelni, mennyire rideg a környezet a csúcs közelében.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Eso les puede dar una idea de cuán severas pueden ser las cosas en el pico.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.에베레스트 정상 근처가 얼마나 극한의 환경인지 어느 정도 감이 잡히시죠?
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Questo vi da' l'idea di quanto severe siano le condizioni nei pressi della cima.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.To vám dáva predstavu o tom, aké nemilosrdné podmienky sú v blízkosti vrcholu.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Това ви дава представа колко сурови са нещата близо до върха.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Це щоб дати вам уявлення, наскільки суворі умови в районі вершини.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Это может дать вам представление о том, насколько всё серьёзно вблизи вершины.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.זה נותן לכם מושג עד כמה חמורים הדברים ליד הפסגה.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.وهذا يجب أن يعطيكم فكرة عن كيفية صعوبة الأُمور بالقرب من القمة
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.エピソードです これがエベレスト登山のルートです
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Deci, sper să vă conving că ceva complex nu înseamnă întotdeauna complicat.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Donc, j'espère vous convaincre que complexe ne veut pas toujours dire compliqué.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Dúfam, že vás presvedčím o tom, že komplexný sa vždy nerovná komplikovaný.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Espero convencerlos de que lo complejo no siempre es complicado.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Espero convencer-vos que o complexo nem sempre é o mesmo que complicado.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ich hoffe, Sie davon überzeugen zu können, dass komplex und kompliziert nicht immer dasselbe sind.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ik hoop u te overtuigen van het feit dat 'complex' niet altijd 'gecompliceerd' betekent.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Jadi, saya berharap untuk meyakinkan Anda bahwa kompleks tidak selalu sama dengan rumit.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.복잡함이 언제나 동일하게 난해한 것은 아니라는 사실을 납득시켜드리고자 합니다.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Mam nadzieję przekonać was, że złożone nie zawsze znaczy skomplikowane.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Quindi, spero di convincervi che complesso non è sempre sinonimo di complicato.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Remélem, hogy meggyőzőm Önöket: az összetett nem mindig bonyolult.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Så, jag hoppas jag kan övertyga er att komplex inte alltid är samma sak som komplicerad
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Snad se mi podaří vás přesvědčit, že komplexní neznamená vždy složité.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Tôi hy vọng sẽ thuyết phục được bạn rằng sự phức tạp không phải bao giờ cũng đồng nghĩa với rắc rối
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ελπίζω να σας πείσω ότι το πολύπλοκο δεν συνεπάγεται πάντα και επιπλοκές.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Отже, я сподіваюсь переконати вас, що складний не завжди означає заплутаний.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Та, надявам се да ви убедя, че сложното не винаги е еднакво с обърканото.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Я надеюсь убедить вас в том, что сложность не всегда означает запутанность.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.אני מקוה לשכנע אתכם שמורכב אינו בהכרח מסובך.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.لذا أتمنى أن أقنعكم أن الشئ المتشعب .. لا يعني دوماً التعقيد ..
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.同義でないことを証明したいと思います まず私にとって 焼きての形の良いフランスパンは
Cetveli GizleEsconder as Réguas
Cetveli GizleLineale ausblenden