Cribs adı çete üyelerinin gençliğini yansıtacak şekilde seçildi.Cribs blev valgt, for at afspejle, det mange unge medlemmer i banden.
1978'de 45 kişilik bir Crips çetesi oluşmuştu ve takımlar halinde Los Angeles'ta faaliyet göstermişlerdir.I 1978, var der 45 Crips-bander, kaldet sæt, som havde deres virke i Los Angeles.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.En røverbande overfalder en bankier.
Bir büyüteç Odontometre olarak adlandırılan dantel (perforasyon) ölçme cetveli.Hofmester (eller hovmester) en betegnelse for en højtstående hofembedsmand.
İki yıllık barıştan sonra, Piru Street Boys ve Crips çeteleri arasında kan davası patlak verdi.Efter to år med fred, startede en fejde, mellem Piru Street Boys og de andre Crip-sæt.
Çete, üyelerin kıyafetlerinde mavi renk bulundurmasıyla bilinir.Banden er kendt, for dens medlemmers brug af blåt tøj.
1971 ile birlikte çetenin kötü şöhreti Los Angeles'ı aşmıştı.I 1971 havde banden spredt sig til hele Los Angeles.
Sen de, çocuklar da, çeteler de ölecek” der.Se også: »Far, mor og børn.
Çete için önemli bir şey yapmamıştır.Han havde ingen forbindelse til militæret.
Çetenin graffitileri Berlin çapında çoğu yerlere dağıtılmıştır.Bandens graffiti bredte sig over hele Berlin.
36 Boys Berlin'in Kreuzberg semtinde Türk gençlerinden oluşan bir çeteydi.36 Boys var en bande, som primært bestod af tyrkiske indvandrere fra Berlin-Kreuzberg.
Çetin arabayı koleksiyoncuya götürecektir.Til Spielmannsau kører Stellwagen.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Han elsker at være en moderne mand.
Ünlü bir iş adamıdır ve aynı zamanda bir çete lideridir.Han er en typiske drillepind, og endvidere snyder han folk.
Çete 1990'ların başında Jungfernheide parkında neo-Naziler'le mahalle kavgaları yapmıştır.I begyndelsen af 1990'erne sloges banden mod Nazister og Skinheads om territorie i Jungfernheide-parken.
Yaşanan çete ilişkilerinden dolayı kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Han bliver udsat for afpresning fra en ungdomsbande.
Öyle ki, sıkça parıltılı yıldızlardan "UV Ceti değişkenleri" diye söz edilir.Man har derimod bemærket at der ofte er kraftige haglbyger, når blå jets opstår.
Çetenin lideri ve en akıllısıdır.Gamle: Troppens øverstkommanderende og kloge mand.
Cetinje veya Çetine (Karadağca: Cetinje), Karadağ'ın eski başkenti ve büyük şehirlerinden biridir.Det administrerer Yüksək Dəstə (landets bedste fodboldrække) og landsholdet og har hovedsæde i Baku.
En sonunda çeteden iki kişi kalır.Ved Altinget mødes to grupper.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.I Platons Symposion diskuterer deltagerne i festen begrebet kærlighed.
Çete, 1980'lerin sonundan 1990'ların ortalarına kadar aktifti.Banden var aktiv fra slutningen af 1980'erne frem til midten af 1990'erne.
Ancak o gece araba çete tarafından kaçırılıp ücra bir yerde saklanır.Om dagen bliver denne form for futon foldet sammen og gemt af vejen i et skab.
Sezonun ortasında Phoebe'yle Mike Cetral Perk'ın önünde evlenirler.Phoebe og Mike gifter midt i sesongen utenfor Central Perk.
Melvin "Big Smoke" Harris : Çetenin en önemli üyelerindendir.Melvin «Big Smoke» Harris: Høytstående medlem i Grove Street Families.
Arap çeteleri konvoylara ve Yahudi nüfusa saldırmaya başladı.Arabiske gjenger begikk terroraksjoner og mord på konvoier og på den jødiske befolkningen.
Hikmet Çetin tekrar genel sekreter seçildi.Dette er første gang en sittende generalsekretær er blitt gjenvalgt.
Halk onlara karşı çok çetin bir savaşa girdi.Borgerkrigen rammet imidlertid byen svært hardt.
Gerçek Balta Çetesi de onlardan kısa bir süre sonra mahalleye gelir ve olan olur.La den få rang og gang for hva den i sannhet er.
Hangi çete üyesinin bunu yaptığı hala tartışmalıdır.Hvilken banehalvdel laget skal forsvare.
Çete rengi: yeşil.Farge: grønn.
Astronomi Mira (yıldız) (Mira Ceti)- Kırmızı dev bir yıldız.Sjøkjeks (Ceramaster granularis) er en rød sjøstjerne.
2006 yılında "Gözyaşı Çetesi" isimli dizide "Serdar" rolüne hayat verdi.Han har i 2006 utgitt "Hva er kreativitet" i Universitetsforlaget serie Hva er.
Ahmet Çetin Can'dır.Landssekretær er Hakan Çetin.
Ana madde: Lance "Ryder" Wilson Grove Street çetesinde Sweet'e yakın kişilerdendir.Lance «Ryder» Wilson: Høytstående medlem i Grove Street Families.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.Han møtte harde tider.
Fakat İbrahim bunun yerine çetelere katılıp asker kaçağı olmaya karar verir.Rey avslår tilbudet og ber ham i stedet om å slutte seg til motstandsbevegelsen.
Ballas çetesi 1970'li yıllarda kurulmuştur.Valaisia Brass Band ble stiftet i 1970.
CETP geni insanda 16. kromozomda, 16q21 konumunda yer alır.MEFV-genet finnes på det 16. kromosomet (16p13).
Bulunduğumuz grupta rakipler çok çetin.Konkurransen mellom de mange små utbyggerne var hard.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Det er mange som liker å jobbe i grupper.
Bu tür çeteler, gangster veya katil üyelerden oluşabilir.De kunne være alt fra politiske fanger til mordere.
Daha sonra Balkanlar’da ayaklanan Sırp ve Bulgar çetecilerle mücadele görevi verildi.Der ble han involvert i kamper mot greske og bulgarske motstandskjemperer.
Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, 1085 sf.Erik Otto Seligman hadde fangenummer 105025.
Crips, birincil derecede ama tek olmayan bir Afroamerikan çetesidir.Crips adalah sebuah geng Afrika Amerika berpengaruh, namun tidak eksklusif.
D↑ : Japonya'nın ödül çetelesi üç Onur Ödülü içermektedir.B^: Empat perwakilan Jepang pemenang penghargaan juga meliputi tiga Penghargaan Kehormatan.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Kelompok Kamo menyeludupkan bom-bom ke Tiflis dengan menyembunyikannya di dalam sebuah sofa.
Sezonun ortasında Phoebe'yle Mike Cetral Perk'ın önünde evlenirler.Phoebe dan Mike menikah pertengahan musim di luar rumah kopi Central Perk .
O, gücü pek çetin olandır."Sungguh kesengsaraan yang luar biasa".
Çete yaygın olarak Crips ile olan rekabeti ile bilinir.Geng ini terkenal karena permusuhannya dengan geng Crips.
Hesap bildirim cetveli gönderimi sonrası, müşteriye tanınan ödeme süresi yaklaşık on (10) gündür.Didengarkannyalah permintaan mereka itu, lalu diadakanlah percobaan dengan mereka selama sepuluh hari.
Çıkış, çok çetin olmayan koşullarda yaklaşık 1 saat sürer.Jarak yang harus ditempuh selama satu jam dengan kondisi jalan yang tidak begitu baik.
Robin Hood efsanelerinin aksine soygunlarından çete üyeleri dışında kimse pay almamıştır.Di sinilah para anggota topi jerami kehilangan ingatannya kecuali Robin.
En sonunda çeteden iki kişi kalır.Hingga akhirnya didapatlah 2 besar dari masing-masing kelompok.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.Ternyata kejadian itu berakibat panjang.
Bu dört şarkı grubun ana vokalisti Peter Cetera ile ortak yazıldı.Empat lagu tersebut ditulis bersama dengan band yang dipimpin oleh vokalis mereka, Peter Cetera.
Hale şoma çetor e (ast)? : Nasılsınız? / Çetori? : Nasılsın?Kasto chhau? = Apa kabar?
Halk onlara karşı çok çetin bir savaşa girdi.Mereka terlibat pertarungan satu lawan satu yang sengit.
Bu arada Çetin Altan ile tanışırlar.Jawabnya, kita hendak berjumpa dengan Pak Belalang.
Cribs adı çete üyelerinin gençliğini yansıtacak şekilde seçildi.WINGS ~ nama yang dipilih mewakili wajah wajah keempat anak muda ini sebagai nama band mereka.