Ana içeriğe geç
Sözlük

cesetleri ile cümle

cesetleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Немедленно принесите сюда тела людей Мустанга!
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Aber an ihrer vielen hatte Gott kein Wohlgefallen; denn sie wurden niedergeschlagen in der Wüste.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale ne ve mnohých z nich zalíbilo se Bohu, nebo zhynuli na poušti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale vo väčšine z nich sa nezaľúbilo Bohu, lebo boli pobití a rozmetaní na púšti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Alligevel fandt Gud ikke Behag i de fleste af dem; thi de bleve slagne ned i Ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.allikevel hadde Gud ikke behag i de fleste av dem; for de blev slått ned i ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.De azoknak többségét nem kedvelé az Isten, mert elhullának a pusztában.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.그러나 저희의 다수를 하나님이 기뻐하지 아니하신고로 저희가 광야에서 멸망을 받았느니라
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Lecz większej części z nich nie upodobał sobie Bóg; albowiem polegli na puszczy.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ma della maggior parte di loro Dio non si compiacque e perciò furono abbattuti nel deserto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mais la plupart d`entre eux ne furent point agréables à Dieu, puisqu`ils périrent dans le désert.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mas Deus não se agradou da maior parte deles; pelo que foram prostrados no deserto.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Men de flesta av dem hade Gud icke behag till; de blevo ju nedgjorda i öknen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mutta useimpiin heistä Jumala ei mielistynyt, koskapa he hukkuivat erämaassa.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Sin embargo, Dios no se agradó de la mayoría de ellos; pues quedaron postrados en el desierto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần nhiều trong vòng họ không đẹp lòng Ðức Chúa Trời, nên đã ngã chết nơi đồng vắng.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần_nhiều trong vòng họ không đẹp_lòng Ðức_Chúa_Trời , nên đã ngã chết nơi đồng vắng .
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toch was God niet tevreden over de meesten van hen; Hij sloeg hen neer in de woestijn.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toda večina njih ni bila po volji Bogu; zakaj pobiti so bili v puščavi.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Totuş cei mai mulţi dintre ei, n'au fost plăcuţi lui Dumnezeu, căci au pierit în pustie.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.αλλα δεν ευηρεστηθη ο Θεος εις τους πλειοτερους εξ αυτων διοτι κατεστρωθησαν εν τη ερημω.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Но не о многих из них благоволил Бог, ибо они поражены были в пустыне.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Та многих з них не вподобав Бог, бо поражені були в пустині.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.אבל ברבם לא רצה האלהים ופגריהם נפלו במדבר׃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.لكن باكثرهم لم يسرّ الله لانهم طرحوا في القفر.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們 中 間 、 多 半 是 神 不 喜 歡 的 人 . 所 以 在 曠 野 倒 斃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們中間 、 多半 是 神不喜歡 的 人 . 所以 在 曠野 倒斃
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Heidän surmattunsa viskataan pois, ja niitten raadoista nousee löyhkä, ja vuoret valuvat heidän vertansa.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.henslængt ligger de dræbte, Stank stiger op fra Ligene, Bjergene flyder af Blodet;
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I będą wyrzuceni pobici ich, a z trupów ich smród wynijdzie, a krew ich z gór popłynie.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I budou povrženi zbití jejich, a z těl mrtvých jejich vzejde smrad, a rozplynou se hory od krve jejich.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Ich pobití budú ta povrhnutí, a z ich mŕtvych tiel bude vystupovať smrad, a vrchy sa rozplynú od ich krvi,
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I loro uccisi sono gettati via, si diffonde il fetore dei loro cadaveri; grondano i monti del loro sangue
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Kẻ bị giết trong chúng nó sẽ phải ném bỏ, thây chết bay mùi hôi; các núi đầm đìa những máu.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Kẻ bị giết trong chúng_nó sẽ phải ném bỏ , thây chết bay mùi hôi ; các núi đầm_đìa những máu .
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.그 살륙 당한 자는 내어던진바 되며 그 사체의 악취가 솟아오르고 그 피에 산들이 녹을 것이며
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Leurs morts sont jetés, Leurs cadavres exhalent la puanteur, Et les montagnes se fondent dans leur sang.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Megöltjeik temetetlen maradnak, hulláik bûze felszáll, és hegyek olvadnak meg vérök miatt.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Morţii lor sînt aruncaţi, trupurile lor moarte miroasă greu, şi se topesc munţii de sîngele lor.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.И убитые их будут разбросаны, и от трупов их поднимется смрад, и горы размокнут от крови их.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.וחלליהם ישלכו ופגריהם יעלה באשם ונמסו הרים מדמם׃
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.فقتلاهم تطرح وجيفهم تصعد نتانها وتسيل الجبال بدمائهم.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.被 殺 的 必 然 拋 棄 、 屍 首 臭 氣 上 騰 . 諸 山 被 他 們 的 血 融 化
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.被 殺 的 必然 拋棄 、 屍首臭氣 上騰.諸山 被 他 們 的 血 融化
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Byłem w oddziale, który znalazł ich ciała.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Det var min deling, der fandt deres kroppe.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Det var min trupp som hittade deras kroppar.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.È stata la mia squadra a recuperare i loro corpi.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Foi o meu esquadrão que recuperou os corpos deles.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Minun joukkueeni löysi ruumiit.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Mi pelotón recuperó sus cadáveres.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Η διμοιρία μου ανέσυρε τα σώματά τους.
Onların cesetlerini bulan benim birliğimdi.Мой отряд извлёк их тела.
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.Aber ihr samt euren Leibern sollt in dieser Wüste verfallen.
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.Ale trupy wasze, wasze trupy mówię, polegą na tej puszczy;
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.Ale vaše mŕtve telá padnú na tejto púšti.
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.A ti holttesteitek azért a pusztában hullanak el.
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.A vaša trupla bodo popadala v tej puščavi.
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.Còn những thây các ngươi sẽ ngã nằm trong đồng vắng nầy .
Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek.Còn những thây các ngươi sẽ ngã nằm trong đồng vắng nầy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod