Pilotların cesedini alıp stadyuma gideceğiz.Vytáhneme pilotovo tělo a potom půjdeme na stadión. Dost řečí.
Pilotların cesedini alıp stadyuma gideceğiz.Βγάζουμε τα πτώματα των χειριστών και πάμε στο στάδιο.
Pilotların cesedini alıp stadyuma gideceğiz.Измъкнахме тялото на пилота навън и след това отиваме на стадиона. Изнасяме ги навън.
Pilotların cesedini alıp stadyuma gideceğiz.צריך להוציא קודם את גופות .הטייסים ואז נלך לאצטדיון
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.De har bara hittat en av hans underordnades kroppar.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.De har kun fundet liget af en af hans underordnede.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Dicono di aver trovato solo il corpo di un suo subordinato, giù nel fiume.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Parece que apenas encontraram o corpo de um dos subordinados dele, rio abaixo.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Podobno w dole rzeki znaleźli ciało jednego z podwładnych.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Solo han encontrado el cuerpo de uno de sus subordinados en el río.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Vain hänen alaisensa ruumis löytyi joesta.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Λένε ότι βρήκαν μόνο το πτώμα ενός υφισταμένου του, στο ποτάμι.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Говорят, нашли лишь тело одного из его подчинённых, вниз по реке.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Au pus armele lui Saul în casa Astarteelor, şi i-au atîrnat trupul pe zidurile Bet-Şanului.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Chúng để binh khí của Sau-lơ tại trong đền thờ Át-tạt-tê, và treo xác người vào tường thành Bết-san.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Chúng để binh_khí của Sau-lơ tại trong đền thờ Át - tạt-tê , và treo xác người vào tường thành Bết-san .
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Después pusieron sus armas en el templo de Astarte, y clavaron su cadáver contra el muro de Bet-seán
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.És fegyverzetét Astarot templomában helyezték el, testét pedig felfüggeszték Bethsán kerítésére.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.In orožje njegovo razpolože v hiši Astartini, truplo njegovo pa obesijo na zid v Betsanu.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.I położyli zbroję jego w kościele Astarot; ale ciało jego przybili na murze Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.I složili odění jeho v chrámě Astarot, tělo pak jeho přibili na zdi Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Ja he asettivat hänen aseensa Astarten temppeliin, mutta hänen ruumiinsa he kiinnittivät Beet-Seanin muurille.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.그 갑옷은 아스다롯의 집에 두고 그 시체는 벧산 성벽에 못박으매
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Och de lade hans vapen i Astartetemplet, men hans kropp hängde de upp på Bet-Sans mur.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Og hans våben la de i Astartetemplet, og hans kropp hengte de op på muren i Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Posero poi le sue armi nel tempio di Astàrte e appesero il suo corpo alle mura di Beisan
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Potom složili jeho zbraň v dome Astaróty a jeho mŕtve telo pribili na múre mesta Bét-šána.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Puseram as armas de Saul no templo de Astarote; e penduraram o seu corpo no muro de Bete-Sã.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Våbnene lagde de i Astartes Tempel, men Kroppen hængte de op på Bet-Sjans Mur.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Και ανεθεσαν τα οπλα αυτου εις τον οικον της Ασταρωθ, και εκρεμασαν το σωμα αυτου εις το τειχος Βαιθ-σαν.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.И оръжията му положиха в капището на астартите, а тялото му обесиха на стената на Ветсан.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.и положили оружие его в капище Астарты, а тело его повесили на стене Беф-Сана.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.וישמו את כליו בית עשתרות ואת גויתו תקעו בחומת בית שן׃
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.ووضعوا سلاحه في بيت عشتاروث وسمروا جسده على سور بيت شان.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.又 將 掃 羅 的 軍 裝 放 在 亞 斯 他 錄 廟 裡 、 將 他 的 屍 身 釘 在 伯 珊 的 城 牆 上
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.又 將掃羅 的 軍裝 放在 亞斯 他 錄廟裡 、 將 他 的 屍身釘 在 伯珊 的 城牆上
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››돌아와서 여호와가 너더러 떡도 먹지 말고 물도 마시지 말라 한 곳에서 떡을 먹고 물을 마셨으니 네 시체가 네 열조의 묘실에 들어가지 못하리라 하셨느니라 하니라
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››nhưng đã trở lại ăn bánh uống nước tại đó, thì xác chết ngươi sẽ chẳng được chôn trong mồ mả của tổ phụ ngươi.
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››ותשב ותאכל לחם ותשת מים במקום אשר דבר אליך אל תאכל לחם ואל תשת מים לא תבוא נבלתך אל קבר אבתיך׃
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››فرجعت وأكلت خبزا وشربت ماء في الموضع الذي قال لك لا تأكل فيه خبزا ولا تشرب ماء لا تدخل جثتك قبر آبائك.
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››反 倒 回 來 、 在 耶 和 華 禁 止 你 喫 飯 喝 水 的 地 方 、 喫 了 喝 了 . 因 此 你 的 屍 身 不 得 入 你 列 祖 的 墳 墓
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››反倒 回來 、 在 耶和華 禁止 你 喫飯 喝 水 的 地方 、 喫 了 喝 了 . 因此 你 的 屍身 不得入 你 列祖 的 墳墓