cebe ile cümle

cebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ocağın hesap işlerine "Cebeci Kâtibi" bakardı.遂指以若見所牧之羊圈下(或曰牛圈)即正穴。
Baabda (Arapça: بعبدا) Lübnan Cumhuriyetinin Cebeli Lübnan vilayetinin merkezidir.세바(아랍어: سبها)는 리비아 남서부에 위치한 도시로, 세바 주의 주도이다.
Engin Çeber, (d.(דברים לא, כד-כו).
Kuzeyinde Cebelitarık İspanya'yı Fas'tan ayırır.באותו הזמן אזור הריף שבצפון מרוקו ניתן לחסות ספרד.
Avrupa'da yalnız Cebelitarık kıyılarında bulunurlar.В месенски ръце остават само бреговите градове.
Cebelitarık vatandaşları yasal olarak İngiliz vatandaşı olarak tescili için başvuruda bulunabilirler.Чуждестранни граждани също могат да стават кавалери на ордена за заслуги към Обединеното кралство.
Yahudilerin Cebelitarık'taki varlığı 650 yıldan fazladır.Židovská komunita v Gibraltáre sa nachádza viac ako 650 rokov.
Cebel Toubkal, ülkenin en yüksek noktası, 4.167 metredir.Najvišji vrh Jbel Toubkal je visok 4.167 m.
Emir'in ölümünün ardından, Cebel-i Şemmer yavaş yavaş çöküşe geçti.Po Idris Aluma mirties Bornu ėmė pamažu silpti.
Film Cumali Ceber: Allah Seni Alsın'filminin devamıdır."Thor": Jumal väärib võimsamat filmi.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.지중해의 시리아하며과 Tarshish 또는 카디즈 이상 이천마일 서쪽 그것에서 그냥 지브롤터 해협 밖에.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.Välimeren, Syyrian ja Tarsis tai Cadiz yli kaksi tuhatta mailia länteen että aivan Gibraltarin salmessa.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.הים התיכון, סוריה, ותרשיש או קאדיז יותר מאלפיים קילומטרים מערבה מזה, ממש ליד מיצרי גיברלטר.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.西方とは、ちょうどジブラルタル海峡の外側。 ではなく、その後、ヨナは神から世界的に逃げるために求められて航海士を、あなたがたを参照してください?
Burada öylece durup bakamazdım. Uyuşturucuyla cebelleşen arkadaşlarım daha önce de oldu.Nu puteam sta deoparte, căci am mai avut prieteni care au avut probleme cu drogurile.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Aproape toată acestă perioadă m-am străduit și m-am luptat cu întrebări legate de Dumnezeu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.그 대부분의 세월동안, 제가 고심하고 분투해온 것은
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La mayor parte de ese tiempo, he estado trabajando y luchando con preguntas sobre la naturaleza de Dios.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La plupart du temps j'ai lutté et j'ai été aux prises avec des questions sur la nature de Dieu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Per la maggior parte di quel tempo, mi sono interrogato sulla natura di Dio.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Przez większość tego czasu zmagałem się i borykałem z pytaniami o naturę Boga.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Die meiste Zeit lang habe ich mit Fragen über das Wesen Gottes gerungen und gerauft.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Phần lớn thời gian, tôi luôn đấu tranh và trăn trở với những câu hỏi về bản chất của Chúa.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?И през повечето време съм се борил с въпроси за естеството на Бог.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Téměř po celou tu dobu bojuji a zápasím s otázkami ohledně toho, jaký je Bůh.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Voor het grootste deel van die tijd heb ik geworsteld met vragen over de aard van God.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Το μεγαλύτερο διάστημα, αγωνίζομαι και έρχομαι αντιμέτωπος με ερωτήματα για την φύση του Θεού.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Почти все это время я мучаюсь вопросами: что есть Бог?
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.רוב הזמן הזה, נאבקתי והתחבטתי
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.خلال أغلب هذه السنين, كنت أتصارع
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.苦悩して取組んできました いったい神とは何なのか?
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişA Gibraltári-szoros átszelése
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişCruzando el estrecho de Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişEO BIỂN GIBRALTAR
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişGibraltársky prieliv
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geiş지브랄타 해협 횡단
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişKorsning av Gibraltarsundet
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişLOT NAD CIEŚNINĄ GIBRALTARSKĄ
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişOversteek van de Straat van Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişPřelet Gibraltarského průlivu
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişSelat Gibraltar.
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversarea Strâmtorii Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversata dello Stretto di Gibilterra
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişTraversée du détroit de Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geiş[Travessia do Estreito de Gibraltar]
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişÜberquerung der Strasse von Gibraltar
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişΠτήση πάνω από το Στενό του Γιβραλτάρ
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişПересечение Гибралтарского пролива,
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişПрекосяване на протока Гибралтар
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişחציית מיצרי גיברלטר
Cebeli Tarık Boğazı'ndan geişمضيق جبل طارق
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV face gripa să pară invariabilă ca Roca Gibraltarului.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV lässt die Grippe wie den Fels von Gibraltar aussehen.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.HIV membuat flu terlihat seperti Batu Gibraltar.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.감기를 만들어냅니다.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.le VIH fait ressembler la grippe au Rocher de Gibraltar.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.Да грипп даже и в подмётки не годится изменчивому ВИЧ.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.Та грип навіть і в підметки не годиться мінливому ВІЛ.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.להיראות כצוק גיברלטר.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.كجبل طارق بين سلاسل الجبال.

İlgili Sayfalar