Ana içeriğe geç
Sözlük

cariyeleri ile cümle

cariyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.Thereafter wooden houses were banned.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.All these were the sons of David, besides the sons of the concubines; and Tamar was their sister.
Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.And those who guard their sex except from their wives and women slaves of old
Ancak eşleri, ve malları olan cariyeleri müstesna ve bunda da hiç kınanmaz onlar.Except from their wives and women slaves of old are free of blame,
Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;Are free of blame,
Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz.This is a privilege only for you and not the other believers.
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.Are free of blame,
İçinizden bekarları ve köle ve cariyelerinizden iyileri evlendirin.And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin.And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
İçinizdeki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin.And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin.And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin.And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden evlenmeye müsait olanları evlendirin!And wed the singles among you, and those who are fit among your servants and maids.
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar.except with their spouses and slave-girls.
Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç.except with their spouses and slave-girls.
Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar.except with their spouses and slave-girls.
Karılarının yanı sıra haremlerinde çocuk sahibi olan çok sayıda cariyeleri de vardı.Besides their wives, they also had a number of concubines in their harem, who produced children.
Gök'ün cariyelerinden biri (ʼĒl'in erkek kardeşi Dagon'a verildi) Gök tarafından zaten hamileydi.One of Sky's concubines (who was given to ʼĒl's brother Dagon) was already pregnant by Sky.
Başkasıyla evli olan cariyelerin ise saraydan herhangi bir kişiyle cinsî münasebeti olamazdı.So haben Frauen gegenüber milchverwandten Männern keine Pflicht zur Verhüllung (Hidschab).
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.Der Frauenorden der Beginen wird verboten.
Aynı şekilde cariyelerin avreti de erkeklerle aynı sayılmıştır.Cependant, mâles et femelles en possédaient des semblables.
Ali eşlerinden ve cariyelerinden olma 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk sahibiydi.Lascia, oltre alla moglie e ai dieci figli, otto nipotini.
Nikah yapılmayan bu tür cariyelerin sayısı çok azdır.Подобная схема сбора большого количества ключей действительно мало кому пришлась по душе.
Sultan III. Osman musikiden nefret ettiği için müzisyen cariyelerin bir kısmını saraydan uzaklaştırdı.Осман III ненавидел музыку и музыкантов, приказал изгнать их из своего дворца.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.ويُحظر ختان الفتيات.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.Zelfs de bedevaarten werden verboden.
Gunnhildr'den: Svend Svendsen, genç yaşta ölür Farklı cariyelerinden: Knud Magnus III. Harald (ö.S Gunnhildr: Svend Svendsen, zemřel mladý S konkubínami: Knud Magnus Harald III.
Başkasıyla evli olan cariyelerin ise saraydan herhangi bir kişiyle cinsî münasebeti olamazdı.Jeg har ikke drevet utsvevelser med hustruen til noen mann (gjentagelse, men adressert en annen gud).
Kalenin içerisi yalnızca imparatora ve onun cariyelerine açık olan bir yasak şehirdi.이 성 안쪽의 왕궁은 금지된 도시였고, 오직 황제들과 첩들 그리고 측근들만이 접근할 수 있었다.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Aceştia sînt toţi fiii lui David, afară de fiii ţiitoarelor. Şi Tamar era sora lor.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.A cić wszyscy są synowie Dawidowi, oprócz synów z założnic; a Tamar była siostra ich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Alle disse var Davids sønner foruten de sønner han fikk med sine medhustruer; og Tamar var deres søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy là những con trai của Ða-vít, chẳng kể các con trai của những cung phi; và Ta-ma là chị em của chúng.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy_là những con_trai của Ða - vít , chẳng kể các con_trai của những cung_phi ; và Ta-ma là chị_em của chúng .
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ce sont là tous les fils de David, outre les fils des concubines. Et Tamar était leur soeur.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Das sind alles Kinder Davids, ohne was der Kebsweiber Kinder waren. Und Thamar war ihre Schwester.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Detta var alla Davids söner, förutom sönerna med bihustrurna; och Tamar var deras syster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Det var alle Davids Sønner foruden Medhustruernes Sønner; og Tamar var deres Søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.In deze lijst zijn de zonen van zijn bijvrouwen niet opgenomen. David had ook nog een dochter, Tamar.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.다 다윗의 아들이요 저희의 누이는 다말이며 이 외에 또 첩의 아들이 있었더라
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Mindezek a Dávid fiai, az õ ágyastársainak fiain kivül; és ezeknek a huga, Támár.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tässä ovat kaikki Daavidin pojat, lukuunottamatta sivuvaimojen poikia. Ja Taamar oli heidän sisarensa.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos estes foram filhos de Davi, afora os filhos das concubinas; e Tamar foi irmã deles.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos éstos fueron los hijos de David, sin contar los hijos de las concubinas. Tamar fue hermana de ellos
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.To všetko boli synovia Dávidovi krome synov ženín, a Támar, ich sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tutti costoro furono figli di Davide, senza contare i figli delle sue concubine. Tamàr era loro sorella
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Všickni ti synové Davidovi krom synů ženin, a Támar sestra jejich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Vsi ti so bili sinovi Davidovi, razen sinov priležnic; Tamara pa je bila njih sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.παντες υιοι του Δαβιδ, πλην των υιων των παλλακων, και Θαμαρ η αδελφη αυτων.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Вот все сыновья Давида, кроме сыновей от наложниц. Сестра их Фамарь.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.всички тия бяха Давидови синове освен синовете от наложниците; и Тамар беше тяхна сестра.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.כל בני דויד מלבד בני פילגשים ותמר אחותם׃
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.الكل بنو داود ما عدا بني السراري. وثامار هي اختهم
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.這 都 是 大 衛 的 兒 子 、 還 有 他 們 的 妹 子 他 瑪 、 妃 嬪 的 兒 子 不 在 其 內
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.這 都 是 大衛 的 兒子 、 還有 他們 的 妹子 他 瑪 、 妃嬪 的 兒子 不 在 其 內
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.A Abrahám sa modlil k Bohu, a Bôh uzdravil Abimelecha i jeho ženu i jeho dievky, a rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham aber betete zu Gott; da heilte Gott Abimelech und sein Weib und seine Mägde, daß sie Kinder gebaren.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham pria Dieu, et Dieu guérit Abimélec, sa femme et ses servantes; et elles purent enfanter.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abramo pregò Dio e Dio guarì Abimèlech, sua moglie e le sue serve, sì che poterono ancora partorire
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Entonces Abraham oró a Dios, y Dios sanó a Abimelec y a su mujer y a sus siervas para que dieran a luz
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod