cari ile cümle

cari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Kun Daavidille kerrottiin, mitä Rispa, Aijan tytär, Saulin sivuvaimo, oli tehnyt,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.När det blev berättat för David vad Rispa, Ajas dotter, Sauls bihustru, hade gjort
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.On informa David de ce qu`avait fait Ritspa, fille d`Ajja, concubine de Saül.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Quando foi anunciado a Davi o que fizera Rizpa, filha de Aías, concubina de Saul,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Tedy oznajmiono Dawidowi, co uczyniła Resfa, córka Ai, założnica Saulowa.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Tedy oznámeno jest Davidovi, co učinila Rizpa dcera Aja, ženina Saulova.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Toen David hoorde wat zij had gedaan,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Und es ward David angesagt, was Rizpa, die Tochter Ajas, Sauls Kebsweib, getan hatte.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Και ανηγγελθη προς τον Δαβιδ τι εκαμεν η Ρεσφα, η θυγατηρ του Αια, παλλακη του Σαουλ.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.И донесли Давиду, что сделала Рицпа, дочь Айя, наложница Саула.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.И извести се на Давида онова, което стори Ресфа, дъщерята на Аия, Сауловата наложница.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.ויגד לדוד את אשר עשתה רצפה בת איה פלגש שאול׃
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.فاخبر داود بما فعلت رصفة ابنة ايّة سرية شاول.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.有 人 將 掃 羅 的 妃 嬪 愛 雅 女 兒 利 斯 巴 所 行 的 這 事 告 訴 大 衛
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.有 人 將掃羅 的 妃嬪 愛雅 女 兒利斯 巴 所 行 的 這事 告 訴 大衛
Şimdi burada yer alan cari hesaba bakalım. .Teď se podíváme na kapitálový účet přímo v tomto videu.
Şimdi cari parite-De pronto tenemos una tasa de cambio de -
Şimdi cari parite-De wissel koers is opeens...
Şimdi cari parite- Nedir bu?- 9 YuanNagle w wyniku transakcji otrzymujemy nowy kurs wymiany walut
Şimdi cari parite- Nedir bu?- 9 YuanZ ničeho nic tu máme směnný kurz - kolik to je?
Şimdi cari parite-Sekarang kita mendapatkan nilai tukar baru.
Şimdi cari parite-Yhtäkkiä meillä on vaihtokurssi --
Şimdi cari parite-После всего произошедшего мы имеем курс в
Şimdi cari parite-أصبح سعر الصرف الحالي
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Ahora, al tipo de cambio actual, digamos que hay una demanda de 100 muñecas en los Estados Unidos.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Bây giờ, ở mức tỉ giá này, giả sử là có nhu cầu cần mua 100 búp bê ở Mỹ.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Po obecnym kursie, powiedzmy, że popyt na takie lalki że jest popyt na 100 lalek w USA.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Při tomto kurzu je poptávka po panenkách - řekněme, že v USA je poptávka po 100 panenkách.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Тепер при актуальному обмінному курсі, скажімо, що виникає попит на 100 ляльок в США.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Теперь, по данному обменному курсу, допустим, спрос на эти куклы, что есть спрос на 100 кукол в США.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Allora il Signore gli disse: Togliti dai piedi i calzari, perché il luogo in cui stai è terra santa
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.A Pán mu povedal: Sozuj svoju obuv so svojich nôh, lebo miesto, na ktorom stojíš, je svätá zem.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Az Úr pedig monda néki: Oldozd le sarudat lábaidról; mert a hely, a melyen állasz, szent föld.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Chúa bèn phán rằng : Hãy cổi giày ở chơn ngươi ra ; vì chỗ mà ngươi đứng đó là một nơi đất_thánh .
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Chúa bèn phán rằng: Hãy cổi giày ở chơn ngươi ra; vì chỗ mà ngươi đứng đó là một nơi đất thánh.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Disse-lhe então o Senhor: Tira as alparcas dos teus pés, porque o lugar em que estás é terra santa.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Domnul i -a zis: ,Scoate-ţi încălţămintea din picioare, căci locul pe care stai, este un pămînt sfînt.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.God zei tegen hem: 'Trek uw schoenen uit, want de grond waarop u staat, is heilig.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.I řekl jemu Pán: Zzuj obuv s noh svých; nebo místo, na kterémž stojíš, země svatá jest.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.I rzekł mu Pan: Zzuj obuwie z nóg twoich; bo miejsce, na którem stoisz, jest ziemia święta.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.주께서 가라사대 네 발의 신을 벗으라 너 섰는 곳은 거룩한 땅이니라
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Le dijo el Señor: "Quita las sandalias de tus pies, porque el lugar donde estás es tierra santa
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Le Seigneur lui dit: Ote tes souliers de tes pieds, car le lieu sur lequel tu te tiens est une terre sainte.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Men Herren sagde til ham: "Løs Skoene af dine Fødder; thi det Sted, som du står på, er hellig Jord.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Mutta Herra sanoi hänelle: `Riisu kengät jalastasi; sillä paikka, jossa seisot, on pyhä maa.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Och Herren sade till honom: 'Lös dina skor av dina fötter, ty platsen där du står är helig mark.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Og Herren sa til ham: Løs skoene av dine føtter! for det sted du står på, er hellig jord.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Reče pa mu Gospod: „Sezuj obuvalo z nog svojih; kajti mesto, ki na njem stojiš, je sveta zemlja.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.И сказал ему Господь: сними обувь с ног твоих, ибо место, на котором ты стоишь, есть земля святая.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.Рече ж йому Господь: Роззуй обувє ніг твоїх, бо місце, на котрому стоїш, - земля сьвята.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.ויאמר אליו יהוה של נעליך מעל רגליך כי המקום אשר אתה עומד עליו אדמת קדש הוא׃
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.‎فقال له الرب اخلع نعل رجليك لان الموضع الذي انت واقف عليه ارض مقدسة‎.
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.主 對 他 說 、 『 把 你 腳 上 的 鞋 脫 下 來 . 因 為 你 所 站 之 地 是 聖 地
‹‹Sonra Rab, ‹Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır› dedi.主對 他 說 、 『 把 你 腳 上 的 鞋脫 下來 . 因為 你 所 站 之 地 是 聖地
Şu an geçerli olan fiyatın, yani cari fiyatın, yani piyasa fiyatının 100 $ olduğunu söylemiştik. .Jak już mówiłem jej aktualna cena to $100.
Şu an geçerli olan fiyatın, yani cari fiyatın, yani piyasa fiyatının 100 $ olduğunu söylemiştik. .Řekl jsem, že se nyní obchoduje za 100 dolarů.
Şu an geçerli olan fiyatın, yani cari fiyatın, yani piyasa fiyatının 100 $ olduğunu söylemiştik. .言いました。 私はこの株を借りている。
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A avut de neveste şapte sute de crăiese împărăteşti şi trei sute de ţiitoare; şi nevestele i-au abătut inima.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A mal žien kňažní sedemsto a ženín tristo, a jeho ženy naklonily jeho srdce.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Aveva settecento principesse per mogli e trecento concubine; le sue donne gli pervertirono il cuore
İlgili Sayfalar