cantası ile cümle
cantası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom evrak çantasını açtı ve birkaç belge çıkardı.Tom opened his briefcase and pulled out a couple of documents.
Tom dergiyi kapattı ve onu sırt çantasına koydu.Tom closed the magazine and put it into his knapsack.
Tom sözlüğünün çantasında olduğunu söyledi.Tom said his dictionary was in his bag.
Tom çantasından bazı hediyeler çıkardı.Tom pulled some gifts out of his bag.
Tom çantasından bazı şeyler çıkardı.Tom took some things out of his bag.
Tom eşyalarını çantasına koydu.Tom put his things in his briefcase.
Tom sırt çantasını aldı ve gitti.Tom grabbed his backpack and left.
Tom çalışmak için bir evrak çantası taşıyor.Tom carries a briefcase to work.
Tom çantasını Mary'nin masasına koydu.Tom put his bag on Mary's desk.
Tom sırt çantasının fermuarını açtı.Tom unzipped his knapsack.
Tom çantasını kaybetti.Tom closed his briefcase.
Tom evrak çantasını kapattı.Tom closed his briefcase.
Tom çantasını bıraktı.Tom left his bag.
Tom çantasını unuttu.Tom left his bag.
Onun çantası var.There's his bag.
Tom'un çantası ağır hasar gördü.Tom's bag was badly damaged.
Tom mutfağa yürüdü, bir yiyecek çantası taşıyordu.Tom walked into the kitchen, carrying a bag of groceries.
Mary çantasından anahtarını aldı ve kapıyı açtı.Mary took her key out of her purse and unlocked the door.
Onun çantası ayakkabılarıyla aynı renktedir.Her purse is the same color as her shoes.
Sırt çantası nedir?What is in the backpack?
Sapık olduğumu düşünme ama onun çantasında birkaç prezervatif gördüm.Don't think I'm perverse, but I've seen several condoms in her purse.
"Mary'yi hiç el çantası olmadan gördün mü?" "Mary mi? Hayır, hiç.""Have you ever seen Mary without her handbag?" "Mary? No, never."
"Tom'u bir el çantasıyla gördün mü?" "Tom mu? Hayır, asla.""Have you ever seen Tom with a handbag?" "Tom? No, never."
Tom evrak çantasından bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.Tom took a magazine out of his briefcase and began reading it.
Tom Mary'nin çantasını taşımayı önerdi.Tom offered to carry Mary's bag.
O el çantası benim.That handbag is mine.
Tom bir evrak çantası taşıyarak odaya girdi.Tom entered the room carrying a briefcase.
Tom çantasına uzandı ve bir kitap çıkardı.Tom reached into his bag and pulled out a book.
Birisi çantasını bankta bıraktı.Somebody has left his bag on the bench.
Sırt çantasında birkaç kitap var.There are a few books in the backpack.
Mary çantasında biber gazı taşıyor.Mary carries pepper spray in her purse.
Mary çantasında kalan parayı saydı.Mary counted the remaining money in her bag.
Mary çantasına açtı ve içine baktı.Mary opened her purse and looked around in it.
Mary çantasından bir zarf çıkardı ve onu Tom'a uzattı.Mary pulled an envelope out of her purse and handed it to Tom.
Mary çantasından cüzdanını çıkardı.Mary pulled her wallet out of her purse.
Mary çantasını mutfak masasına koydu.Mary put her purse on the kitchen table.
Mary çantasına uzandı ve çekini çıkardı.Mary reached in her purse and pulled out her checkbook.
Mary çantasına uzandı ve ehliyetini çıkardı.Mary reached inside her purse and pulled out her license.
Mary çantasına uzandı ve bir fotoğraf çıkardı.Mary reached into her purse and took out a photo.
Mary oturdu ve omuz çantasını açtı.Mary sat down and opened her shoulder bag.
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.Mary took a little mirror out of her purse and checked her hair and make-up.
Mary çantasında bir ayna çıkardı ve onu Tom'a verdi.Mary took a mirror out of her bag and handed it to Tom.
Mary çantasından telefonunu çıkardı ve bir resim çekti.Mary took her phone out of her purse and took a picture.
Tom'un çantasında bir şişe zehir vardı.Tom had a bottle of poison in his briefcase.
Tom çantasını yanındaki koltuğa koydu.Tom put his briefcase on the seat next to him.
Tom çantasını masaya koydu ve onun kilidini açtı.Tom put his briefcase on the table and unlocked it.
Tom spor çantasını yere koydu ve sonra onun fermuarını açtı.Tom put his duffel bag down on the ground, and then unzipped it.
Tom çantasına büyük bir zarf koydu.Tom put the large manila envelope into his briefcase.
Tom çantasına uzandı ve bir iskambil destesi çıkarttı.Tom reached into his bag and pulled out a deck of playing cards.
Tom çantasına uzandı.Tom reached into his bag.
Tom sırt çantasına bir şeyler sokuşturdu.Tom shoved his stuff into the backpack.
Tom bir spor çantası ve bir gitar çantası taşıyordu.Tom was carrying a duffel bag and a guitar case.
Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.Tom was carrying a leather briefcase.
Tom Mary'ye evrak çantasını uzattı.Tom handed Mary the briefcase.
Tom evrak çantasının içindekileri masaya döktü.Tom dumped the contents of his briefcase out on the table.
Tom evraklarını topladı ve onları çantasına koydu.Tom gathered his papers and put them in his briefcase.
Tom sırt çantasını açtı ve iPad'ini çıkardı.Tom opened his backpack and took out his iPad.
Tom bir takım elbise giyiyordu ve bir evrak çantası taşıyordu.Tom was wearing a suit and carrying a briefcase.
Tom evrak çantasından bir klipsli kağıt altlığı çıkardı.Tom took a clipboard out of his briefcase.
Tom el feneri için sırt çantasına uzandı.Tom reached into his knapsack for a flashlight.