canlısı ile cümle

canlısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom arkadaş canlısı bir adam değil, değil mi?Tom isn't a friendly guy, is he?
Tom herkese karşı arkadaş canlısı, değil mi?Tom is friendly to everyone, isn't he?
Tom arkadaş canlısı bir adam, değil mi?Tom is a friendly guy, isn't he?
Tom arkadaş canlısı bir çocuk, değil mi?Tom is a friendly kid, isn't he?
Tom her zaman arkadaş canlısı, değil mi?Tom is always friendly, isn't he?
Tom arkadaş canlısı mı?Is Tom friendly?
Yerliler arkadaş canlısı mıydı peki?' diye sordu."Were the natives friendly?"
İlişkiler Ruslar Hristiyanlaştıktan sonra bile her zaman arkadaş canlısı olmadı.Even after the Christianisation of the Rus', however, relations were not always friendly.
Emily neşeli ve arkadaş canlısı biridir, Bella ile Yeni Ay'da arkadaş olmuştur.Emily, who is described as a cheerful, friendly person, befriends Bella in New Moon.
1970 yılında gösterilen Silurianlar geniş ve üç gözlü bir kara canlısıdır.The Silurians introduced in the 1970 story are broad, three-eyed land-dwellers.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Walker swore that he would not allow his disability to hold him back from success in life.
Bu durum ise birçok su canlısını yok etmiştir.It saved the life of many human beings.
Teddy sevecen, dost canlısıdır ve meraklı bir doğası vardır.Teddy has a friendly, curious nature.
Yerli balıkçılar tarafından "To Filiko Teras" (Arkadaş canlısı canavar) olarak bilinmektedir.It is known by the local fishermen as "To Filiko Teras", which translates as "The Friendly Monster".
Bu dönemde kolej gazetesinde yazılar yazdı ve arkadaş canlısı, girgin biri olarak tanındı.He was in Edinburgh at the time, and his reports are those of a friendly, well-informed witness.
Dost canlısı ve yardımseverdir.He is friendly and helpful.
Daha ışık dolusun, daha alçak gönüllüsün, daha açık, daha canlısın bir şekilde.You're more luminous, more humble, more open, more alive, somehow.
Pek çok derin deniz canlısı okyanus havzasındaki aynı genetik dağılıma sahip.Many of the deep-sea communities have genetic distribution that goes ocean-basin-wide.
Hepside arkadaş canlısıydı.They were very friendly.
İyi görünümlü insanlar her zaman daha arkadaş canlısı olarak değerlendirilmiştir.Good-looking people are always judged as being more friendly.
Benim karım dost canlısı ve çok içtendirMy Hyun Ah is friendly and very affectionate.
Arkadaş canlısı ve şirin gözükmeli.He should be friendly and cute.
Buradaki lambalar pek de dost canlısı değil ha?Lights here aren't very friendly, are they?
İstisnasız olarak dost canlısı insanlar.They were friendly, without exception.
Sert ama arkadaş canlısı ve iyi niyetli bir adam.A rough but friendly and well-meaning man.
16 Kasım 2007 Tani bin Casim Stadyumu, Doha Katar 1–0 2–1 Arkadaş canlısı 3.16 November 2007 Al-Gharafa Stadium, Doha Qatar 1–0 2–1 Friendly 3.
25 Mart 2015 Mikheil Meskhi Stadyumu, Tiflis Malta 1–0 2–0 Arkadaş canlısı 7.25 March 2015 Mikheil Meskhi Stadium, Tbilisi Malta 1–0 2–0 Friendly 7.
Loch Ness Canavarı, uzun yıllar boyunca birçok gözlemden bildirilen efsanevi bir su canlısıdır.The Loch Ness Monster is a legendary aquatic creature reported from many sightings over many years.
Bu nedenle bilim adamları, bunun dost canlısı bir uzaylı türü olduğunu varsayıyorlar.Therefore, the scientists assume that this is a friendly alien species.
XX Bar'ı satın almak için para biriktiren yetenekli ve arkadaş canlısı bir barmen.A skilled and friendly bartender who has been saving money in hopes to buy the bar XX.
Şepkinski Ormanı'nın doğal alanları birçok nehir ve orman canlısına ev sahipliği yapmaktadır.The natural lands of the Schepkinsky forest are home to many river and forest species.
Clinton ve Yeltsin kişisel olarak arkadaş canlısıydı.Clinton and Yeltsin were personally friendly.
Neşeli ve arkadaş canlısı bir tavrı vardır.She has a cheerful and friendly disposition.
Sevimli, popüler ve arkadaş canlısı biri.Sie ist hübsch, beliebt und freundlich.
Plankton, Bikini Kasabası'nın en küçük canlısıdır.Wildenfels ist die kleinste Stadt im Landkreis Zwickau.
15 yaşında, arkadaş canlısı, kibar fakat Megumi'ye karşı olan herkesi sevmeyen biridir.Elle a 15 ans et est une fille amicale et gentille, qui ignore que sa meilleure amie Megumi ne l'aime pas.
Yerliler arkadaş canlısı mıydı peki?' diye sordu.Vous, cependant, allez être un bon Hongrois ? ».
Halk oldukça misafirperverdir.Tüm ahali sevecen ve dost canlısıdır.Il fait connaissance avec les habitants, qui sont tous gentils et doux.
Komşular arkadaş canlısı.Los vecinos son amistosos.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Éste juró vengarse si no se le eran devueltos.
1970 yılında gösterilen Silurianlar geniş ve üç gözlü bir kara canlısıdır.Los Silurians que aparecieron en el serial de 1970 eran habitantes bajo tierra anchos y con tres ojos.
Ken dost canlısı bir kişi olarak görünüyor.Ken sembra una persona cordiale.
Bu durum da bir takım su canlısının orada yaşamasına olanak tanır.Si dice di un gruppo che condivide l'acqua della vita.
Sülük denen su canlısı ile de alakalıdır.Ancora un animale legato all'acqua.
İlişkiler Ruslar Hristiyanlaştıktan sonra bile her zaman arkadaş canlısı olmadı.Comunque sia, le relazioni tra Roma e questo popolo non furono sempre pacifiche.
Mary arkadaş canlısı gözükmez ancak iyi kalplidir.Мэри выглядит не очень дружественно, но у нее доброе сердце.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.Том по-прежнему такой же дружелюбный, как раньше.
O dost canlısı bir insandır.Он приветливый человек.
Skagerrak, içinde yaklaşık 2000 deniz canlısı türü barındırır.Флора и фауна представлена около 2000 морских видов.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Его размер делает его физически самым сильным в своем роде.
Neşeli, çekingen, dost canlısı bir kişiliği vardır.Позитивный, жизнерадостный и дружелюбный персонаж.
Casper Dost Canlısı Hayalet olarak da bilinir.Вильфрид известен и как чудотворец.
İlişkiler Ruslar Hristiyanlaştıktan sonra bile her zaman arkadaş canlısı olmadı.إلا أنه وبعد تنصير الروس، لم تكن العلاقات ودية دائمًا.
İlişkiler Ruslar Hristiyanlaştıktan sonra bile her zaman arkadaş canlısı olmadı.Contudo, mesmo após a cristianização dos rus' as relações não foram sempre amigáveis.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Miguel jurou nunca mais se virar contra ele e que nunca mais tentaria nada contra ele.
Bu dönemde kolej gazetesinde yazılar yazdı ve arkadaş canlısı, girgin biri olarak tanındı.Ele escrevia para o jornal do colégio e ganhou a reputação de estudante sociável e amigável.
Halk oldukça misafirperverdir.Tüm ahali sevecen ve dost canlısıdır.As pessoas são muito hospitaleiras e as fãs, muito acolhedoras e carinhosas.
Casper: Dost canlısı bir hayalet.Duvardan geçme,uçma ve görünmezlik gücü vardır.Casper beschikt als spook over de mogelijkheid om te vliegen, onzichtbaar te worden en door muren te lopen.
Kazada 828,000 galon petrol denize sızdı, haftalar boyunca çok sayıda kuş ve deniz canlısı öldü.In totaal stroomt zo'n 40.000 liter olie in zee, waardoor tienduizenden vogels besmeurd raken en sterven.
Dost canlısı Kaka Klanıyla bir süre vakit geçirir.Przez dłuższy czas trenował zespół amatorski Łokomotyw Smiła.

İlgili Sayfalar