canavarların ile cümle
canavarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
O, canavarların saklanması için mükemmel bir yerdi.It was the perfect place for monsters to hide.
Çocukken canavarların o kadar korkutucu olduğunu düşünmüyordum.When I was a child, I didn't think that monsters were that scary.
Kamiya'nın asıl vizyonu canavarların birbirlerine karşı savaşmasıydı.Kamiya's original vision was to have monsters fighting against each other.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.He doesn't like monsters judging other monsters based on their appearances.
Bazı bölüm sonu canavarlarınıda çevreyi kullanarak öldürmek gerekiyor.To complete puzzles, players must utilize the environment around them to complete a given objective.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.My personal aim is to defeat the Tasmanian devil cancer.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.You divided the sea by your strength. You broke the heads of the sea monsters in the waters.
Kamiya'nın asıl vizyonu canavarların birbirlerine karşı savaşmasıydı.Kamiya's original vision was to have monsters fighting against each other.
Ceto, Okyanusun ve deniz canavarlarının tehlikelerinin tanrıçası .Ceto, goddess of the dangers of the ocean and of sea monsters.
Kamiya'nın asıl vizyonu canavarların birbirlerine karşı savaşmasıydı.En effet, la vision de base de Kamiya était des combats entre monstres.
Tasmanya ve Avustralya, Tasmanya canavarlarının ihracını yasaklamıştır.La Tasmanie et l’Australie en interdisent l’exportation.
Asgore: Yer altının yöneticisi, canavarların başıdır.Cabeza de Metal: El jefe de la Tierra de Creadores de Bestias.
En büyük korkusu tüm cesaretini kaybetmek ve canavarların karşısında etkisiz kalmaktır.Preciosa enfrenta con valentía todas sus desgracias.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.لا تحب التعبير عن مشاعرها تجاه بلود.
Cheiftan Mews: Canavarların sizi yakalamasına izin vermeyin.Fenton Luvas: Luvas que os fantasma não atravessam.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Nie przepada za Moversami.
Alphys: Canavarların en akıllı bilim adamlarından biridir.Stalin var en av alla tiders mest geniala vetenskapsmän.
Asgore: Yer altının yöneticisi, canavarların başıdır.Собос (англ. Saw Boss) — лідер монстрів.
Cheiftan Mews: Canavarların sizi yakalamasına izin vermeyin.BOTANY.cz: Nepenthes mirabilis .
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Muut hirviöt eivät välitä silmien räpyttelystä.
Cheiftan Mews: Canavarların sizi yakalamasına izin vermeyin.Miikka Laihinen: Kalju apina ei lakkaa puhumasta.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Molemmissa tyypeissä joudutaan kuitenkin kohtaamisiin hirviöiden kanssa.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Έτσι γεννήθηκαν τα δυο τρομακτικά αυτά τέρατα.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Kedua raksasa tersebut tewas bersama.
Radyoda canavarların aşk sorularını cevaplar.ラジオモンスターの愛称でコミュニティ放送をしている。
Asriel: Canavarların kıralı Asgore'un ve Toriel'in oğludur.Asriel是Asgore和Toriel的兒子。
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Ненавижда интервентите от дъното на душата си.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Jų grupės vardas - šių dviejų pravardžių junginys.
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Ale pokud se toto může stát u tasmánského čerta, proč se to nestalo u jiných zvířat, nebo dokonce u lidí?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Azonban ha ez megtörténhet a tasmaniai ördöggel, miért nem történt meg más állatokkal vagy akár az emberekkel?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?그런데 이 암이 태즈매니아 데블에게서 생길 수 있다면, 왜 다른 동물이나 심지어는 사람에겐 생기지 않은 것일까요?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Но ако това може да се случи с Тасманийските дяволи, защо не се е случило с други животни или на хора?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Но если это происходит с тасманскими дьяволами, то почему этого не происходит с другими животными или людьми?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?אבל אם זה יכול לקרות בשדים טזמנים, מדוע זה לא קרה בבעלי חיים אחרים או אפילו בבני אדם?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?ﻟﻜﻦ ﺍﺫﺍ ﻛﺎﻥ ﻫﺬﺍ ﻣﻤﻜﻦ ﻓﻲ ﺍﻟﻌﻔﺎﺭﻳﺖ ﺍﻟﺘﺎﺳﻤﺎﻧﻴﺔ ﻓﻠﻤﺎﺫﺍ ﻟﻢ ﻳﺤﺪﺙ ﺫﻟﻚ ﻣﻊ ﺣﻴﻮﺍﻧﺎﺕ ﺍﺧﺮى ﺃﻭ ﺣﺘﻲ ﻣﻊ ﺍﻟﺒﺸﺮ؟
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?動物になぜこの現象は 見られなかったのでしょうか? 実は既に起こっているのです
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Il mio obiettivo personale è sconfiggere il cancro dei diavoli della Tasmania.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mein persönliches Ziel ist es, den Krebs des Tasmanischen Teufels zu besiegen.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mijn persoonlijke doel is de nederlaag van de Tasmaanse-duivelkanker.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mi objetivo personal es vencer al cáncer del demonio de Tasmania.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mitt personliga mål är att besegra den tasmanska pungdjävulcancern.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Moim osobistym celem jest pokonanie raka u diabłów tasmańskich.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mon but personnel est de vaincre le cancer du diable de Tasmanie.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Můj osobní cíl je porazit rakovinu tasmánského čerta.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Obiectivul meu personal este să înving cancerul diavolului tasmanian.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.O meu objetivo pessoal é vencer o cancro do diabo da Tasmânia.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Tujuan pribadi saya adalah mengalahkan kanker Tasmanian devil.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Ο προσωπικός μου στόχος είναι να νικήσω τον καρκίνο του διαβόλου της Τασμανίας.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моя личная цель заключается в том, чтобы победить рак у тасманских дьяволов.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моята лична цел е да победим рака на Тасманийския дявол.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.(73:13) Ты расторг силою Твоею море, Ты сокрушил головы змиев в воде;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền năng Chúa mà rẽ biển ra, Bẻ gãy đầu quái vật trong nước.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền_năng Chúa mà rẽ biển ra , Bẻ gãy đầu quái_vật trong nước .
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Dengan kekuatan yang dahsyat Engkau membelah laut, dan memecahkan kepala naga-naga laut
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Det var du som delade havet genom din makt; du krossade drakarnas huvuden mot vattnet.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du er den som skilte havet med din styrke, knuste dragenes hoder på vannene.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du kløvede Havet med Vælde, knuste på Vandet Dragernes Hoved;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du zertrennst das Meer durch dein Kraft und zerbrichst die Köpfe der Drachen im Wasser.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.주께서 주의 능력으로 바다를 나누시고 물 가운데 용들의 머리를 깨뜨리셨으며
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Sinä voimallasi halkaisit meren, sinä musersit lohikäärmeitten päät vetten päällä.