canın ile cümle
canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ezgiler okuyun RABbe! Övün RABbi! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.Пойте Господу, хвалите Господа, ибо Он спасает душу бедного от руки злодеев. –
Ezgiler okuyun RABbe! Övün RABbi! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.שירו ליהוה הללו את יהוה כי הציל את נפש אביון מיד מרעים׃
Ezgiler okuyun RABbe! Övün RABbi! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.رنموا للرب سبحوا الرب لانه قد انقذ نفس المسكين من يد الاشرار
Ezgiler okuyun RABbe! Övün RABbi! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.你 們 要 向 耶 和 華 唱 歌 、 讚 美 耶 和 華 、 因 他 救 了 窮 人 的 性 命 脫 離 惡 人 的 手
Ezgiler okuyun RABbe! Övün RABbi! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.你 們 要 向 耶和華 唱歌 、 讚 美 耶和華 、 因 他 救了窮人 的 性命 脫離惡 人 的 手
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Dar n-ar fi trebuit s-o deranjez pe ea cu ceva atât de mărunt.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Eigentlich sollte ich meine Frau nicht mit sowas Trivialem nerven.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Ik zou mijn vrouw niet meer hoeven lastigvallen voor zoiets onbenulligs.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.하지만 이젠 그런 사소한 일로 아내를 귀찮게 하지 않아도 됩니다.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Mais je ne devrais pas avoir à ennuyer ma femme avec ce genre de futilités.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Ma non dovrei disturbare mia moglie con questo tipo di banalità.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Mas eu não deveria ter que incomodar a minha esposa com esse tipo de banalidades.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Men jeg skulle ikke have besværet min kone med den slags trivialiteter.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Nem kéne zavarnom a feleségem ilyen apróságokkal.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Nhưng đáng nhẽ tôi không nền phiền vợ tôi với chuyện tầm phào đó.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Nie powinienem zawracać jej głowy błahostkami.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Pero no debería haber molestado a mi mujer con este tipo de trivialidades.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Αλλά δεν θα έπρεπε να ενοχλώ τη σύζυγό μου με τέτοιες ασημαντότητες.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Но с "Джи Пи Ес" не трябва да безпокоя съпругата или брат си.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.Но я не должен беспокоить свою жену такими элементарными вещами.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.אך אינני צריך להטריד את אשתי עם שטויות כאלה.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.لكن كان من المفترض أن لا أزعج زوجتي بشيء في هذه التفاهه.
Fakat böyle önemsiz bir şeyle karımın canını sıkmamalıydım.自分の家に聞けばいいんです 靴はどこ?
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Fabriqué Piedras Filosofales y quité las vidas a muchas personas de Isvar.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Fiz Pedras Filosofais e tirei a vida a muitos isvalanos.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Ho creato Pietre Filosofali, e rubato le vite di molti Isvalan.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Jag gjorde De Vises Sten och tog många isvalaners liv.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Jeg lavede De Vises Sten - - og tog mange isvalaneres liv.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Stworzyłem Kamień Filozoficzny i odebrałem życie wielu Isvalczykom.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Tein Viisasten Kiviä ja riistin hengen monelta isvaalilta.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Έφτιαξα Φιλοσοφικές Λίθους, και στέρησα τις ζωές πολλών Ισβαλανών.
Felsefe Taşları yaptım ve birçok İsvallinin canına kıydım.Я создал Философские Камни и лишил жизни многих ишваланцев.
Fiyatların düşmesi ise ev sahiplerinin canını yakıyor. -それは住宅購入者を本当に傷つけます。 そして更に悪い事に、これは踏んだり蹴ったりの一種で、
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.He segado la vida de mucha gente en el pasado.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Ho strappato la vita a troppe persone in passato.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Jag har tagit livet av många.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Jeg har taget livet af mange.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Olen riistänyt monen ihmisen hengen.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Tirei a vida a muitas pessoas no passado.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.W przeszłości odebrałam życie wielu ludziom.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.Έχω σκοτώσει πολλούς στο παρελθόν.
Geçmişte çok sayıda insanın canını aldım.В прошлом я лишила жизни многих людей.
Güzel. Böyle kalsın. Vay canına.Дръпни нагоре.
Güzel. Vay canına. Böyle bir şeyi ilk kez gördüm.좋아요, 와~ 그런걸 본건 처음이에요.
Güzel. Vay canına. Böyle bir şeyi ilk kez gördüm.יפה. וואו. זו הפעם הראשונה שאני רואה את זה.
Güzel. Vay canına. Böyle bir şeyi ilk kez gördüm.جميل. واااو. ولأول مرة أرى هذا.
Güzel. Vay canına. Böyle bir şeyi ilk kez gördüm.肉体回復力のボーナスポイントです 良くできました
Hakimiyet, itaat etme, ve acı eğitimin ayrılmaz parçaları. - Canını acıt. Dokunma!Domination, subversion et douleur sont parties intégrantes de l'entraînement. <i>"Fais-lui mal.
Hakimiyet, itaat etme, ve acı eğitimin ayrılmaz parçaları. - Canını acıt. Dokunma!Κυριαρχία, υποδούλωση και πόνος, είναι αναπόσπαστα κομμάτια της εκπαιδευτικής διαδικασίας. <i> Πόνα τον.
Hakimiyet, itaat etme, ve acı eğitimin ayrılmaz parçaları. - Canını acıt.Hallinta, alistaminen ja kipu ovat koulutusprosessin olennaisimmat osat.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Älä liiku panettelijana kansasi keskellä äläkä vaani lähimmäisesi verta. Minä olen Herra.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Du må ikke gå rundt og bagvaske din Landsmand eller stå din Næste efter Livet. Jeg er HERREN!
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Du skal ikke gå omkring og baktale folk, du skal ikke stå din næste efter livet; jeg er Herren.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Du skall icke gå med förtal bland dina fränder; du skall icke stå efter din nästas blod. Jag är HERREN.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.너는 네 백성 중으로 돌아 다니며 사람을 논단하지 말며 네 이웃을 대적하여 죽을 지경에 이르게 하지 말라 나는 여호와니라
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Nebudeš chodiť ako pomluvač vo svojom ľude ani nebudeš stáť proti krvi svojho blížneho. Ja som Hospodin.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Nebudeš choditi jako utrhač v lidu svém, aniž státi budeš na hrdlo bližnímu svému: Já jsem Hospodin.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Ne járj rágalmazóként a te néped között; ne támadj fel a te felebarátodnak vére ellen. Én vagyok az Úr.
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim."'No andarás calumniando en medio de tu pueblo. "'No atentarás contra la vida de tu prójimo. Yo, Jehovah
Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. RAB benim.Roddel niet. Doe niets dat het leven van uw naaste in gevaar brengt, want Ik ben de HERE.
İlgili Sayfalar