Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.for du skal ikke forlate min sjel i dødsriket, ei heller skal du overgi din hellige til å se tilintetgjørelse;
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Here, U zult mij niet dood laten blijven. U zult het lichaam van Uw heilige Zoon niet laten vergaan.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.ker ne pustiš duše moje v državi smrti [Grški: v hadesu.] in tudi ne daš, da bi Svetnik tvoj videl trohnenje.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.이는 내 영혼을 음부에 버리지 아니하시며 주의 거룩한 자로 썩음을 당치 않게 하실 것임이로다
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.lebo nezanecháš mojej duše v ríši smrti ani nedáš svojmu Svätému vidieť porušenie.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Mert nem hagyod az én lelkemet a sírban, és nem engeded, hogy a te szented rothadást lásson.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Nebo nenecháš duše mé v pekle, aniž dáš viděti svatému svému porušení.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.perché tu non abbandonerai l'anima mia negli inferi, né permetterai che il tuo Santo veda la corruzione
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.pois não deixarás a minha alma no hades, nem permitirás que o teu Santo veja a corrupção;
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Porque no dejarás mi alma en el Hades, ni permitirás que tu Santo vea corrupción
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.sillä sinä et hylkää minun sieluani tuonelaan etkä salli Pyhäsi nähdä katoavaisuutta.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.thi du skal ikke lade min Sjæl tilbage i Dødsriget, ikke heller tilstede din hellige at se Forrådnelse,
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Vì Chúa sẽ chẳng để linh hồn tôi nơi âm phủ, Và chẳng cho Ðấng Thánh của Ngài hư nát đâu.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Vì_Chúa sẽ chẳng để linh_hồn tôi nơi âm_phủ , Và chẳng cho Ðấng_Thánh của Ngài hư nát đâu .
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Διοτι δεν θελεις εγκαταλειψει την ψυχην μου εν τω αδη ουδε θελεις αφησει τον οσιον σου να ιδη διαφθοραν.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Бо не зоставиш душі моєї в пеклї, анї даси сьвятому Твоєму видїти зотлїння,
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.Защото няма да оставиш душата ми в ада, нито, ще допуснеш твоя светия да види изтление.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.ибо Ты не оставишь души моей в аде ине дашь святому Твоему увидеть тления.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.כי לא תעזב נפשי לשאול לא תתן חסידך לראות שחת׃
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.لانك لن تترك نفسي في الهاوية ولا تدع قدوسك يرى فسادا.
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.因 你 必 不 將 我 的 靈 魂 撇 在 陰 間 、 也 不 叫 你 的 聖 者 見 朽 壞
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.因 你 必不 將 我 的 靈魂撇 在 陰間 、 也 不 叫 你 的 聖者 見朽壞
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.(87:4) ибо душа моя насытилась бедствиями, и жизнь моя приблизилась кпреисподней.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.(88:4) Car mon âme est rassasiée de maux, Et ma vie s`approche du séjour des morts.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Aku ditimpa banyak kesusahan; maut sudah di ambang pintu
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.căci mi s'a săturat sufletul de rele, şi mi se apropie viaţa de locuinţa morţilor.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Denn meine Seele ist voll Jammers, und mein Leben ist nahe dem Tode.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Giunga fino a te la mia preghiera, tendi l'orecchio al mio lamento
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Jusson elõdbe imádságom, hajtsad füled az én kiáltozásomra!
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Kajti nasičena je z nadlogami duša moja in življenje moje je dospelo do kraja mrtvih.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.대저 나의 영혼에 곤란이 가득하며 나의 생명은 음부에 가까왔사오니
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Laat mijn gebed U toch bereiken; luister toch naar mij!
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.La min bønn komme for ditt åsyn, bøi ditt øre til mitt klagerop!
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Låt min bön komma inför ditt ansikte, böj ditt öra till mitt rop.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Niech przyjdzie przed oblicze twoje modlitwa moja; nakłoó ucha twego do wołania mego.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.porque a minha alma está cheia de angústias, e a minha vida se aproxima do Seol.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.porque mi alma está harta de males, y mi vida se ha acercado al Seol
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Prosím, nech prijde moja modlitba pred tvoju tvár! Nakloň svoje ucho k môjmu volaniu!
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Salli minun rukoukseni tulla kasvojesi eteen, kallista korvasi minun huutoni puoleen.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Thi min Sjæl er mæt af Lidelser, mit Liv er Dødsriget nær,
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Vì linh hồn tôi đầy dẫy sự hoạn nạn, Mạng sống tôi hầu gần âm phủ.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Vì linh_hồn tôi đầy_dẫy sự hoạn_nạn , Mạng sống tôi hầu gần âm_phủ .
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Vstupiž před oblíčej tvůj modlitba má, nakloň ucha svého k volání mému.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Διοτι ενεπλησθη κακων η ψυχη μου, και η ζωη μου πλησιαζει εις τον αδην.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Защото се насити душата ми на бедствия, И животът ми се приближи до преизподнята.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.כי שבעה ברעות נפשי וחיי לשאול הגיעו׃
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.لانه قد شبعت من المصائب نفسي وحياتي الى الهاوية دنت.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.因 為 我 心 裡 滿 了 患 難 、 我 的 性 命 臨 近 陰 間
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.因 為 我心裡滿 了 患難 、 我 的 性命 臨近 陰間
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler. Bu kapsamlı dinlemedir.הן רוצות לשמוע: "מסכנה, ספרי לי הכל." זאת הקשבה מרחיבה.
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.Ellas lo que quieren oir es: "Pobrecita, cuéntamelo todo". Eso es escuchar expansivamente.
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.Họ muốn nghe' "Thật tội nghiệp, nói anh nghe xem nào."
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.(Śmiech) Woli usłyszeć: "Biedactwo, opowiedz mi o tym".
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.Vogliono sentire: "Poverina, raccontami."
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.Vrea să audă: "Sărăcuța de tine, spune-mi, ce s-a întâmplat?"
Dai, canım...Dai...
Dai, canım...Dai...
Dai, canım...Dai...
Dai, canım...Daigo...
Dai, canım...Dai...