cami ile cümle
cami kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2011 yılında köye yeni bir cami açılmıştır.Un nouveau centre est inauguré en 2011.
Cami şu an kapsamlı bir onarım sürecinden geçmektedir.Actuellement, le couvent bénéficie d'une forte réhabilitation.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton a été projeté par la fenêtre du bus, et ce dernier s'est écrasé sur lui.
Ahlat Ulu Camii, Bitlis ilinin Ahlat ilçesinde yer alan cami.Espèce introduite - Créole kay pat zone Caille des blés.
Çengelköy'de bir camii yaptırmıştır.Il voulut alors bâtir une citadelle à Cambrai.
Sultanahmet Camisine 1609 yılında başlandı.Le clocher est érigé en 1609.
Ogden Nash'in The Carnival of the Animals şiirlerini Camille Saint-Saëns'in klasik şiirine kaydetti.Poules et coq dans Le Carnaval des animaux de Camille Saint-Saëns.
Camimiz halkımıza hizmet vermektedir.Moïse pria pour le peuple.
Ayrıca bir adet cami mevcut olup, ibadete açıktır.Mode One-shot et Servo Ai prédictif.
1 camii, 1 mescidi vardır.Comment faire ? ? - Jaria, 1 volume.
Küçük Ayasofya Camii tekkesinde hocalık yapmaya başladı.La jeune fille commence à se produire dans les casinos.
Almanya’nın en büyük, Avrupa’nın ikinci büyük camisidir.Ce qui en fait le deuxième courant le plus fort d'Europe.
Dünya'nın İnkılabı: Fransız astronom Camille Flammarion'dan tercüme bir eserdir.Astronomie populaire, ouvrage de vulgarisation de l’astronome Camille Flammarion.
Bunun dışında diyanet tarafından görevlendirilmiş imamı bulunan bir cami ve camiye ait lojman mevcuttur.Un cri de joie et voilà la Linth qui suit son seigneur et maître comme il le désire !
Buna göre cami binası daha da eski olmalıdır.Le pithiviers fondant est plus ancien.
Behruz Ağa camii ahşap ve tek minarelidir.Le lac Panir est le plus petit et mesure seulement un hectare.
Amasya Hatuniye camii'nde svastika mevcuttur.Camoensia Camoensia scandens.
Caminin banisi Hürrem Çavuş'tur.Le sergent Banners.
Seul Merkez Camii 1976 yılında Itaewon, Seul'da açılmıştır.La mosquée centrale de Séoul a finalement été construite en 1976 dans le quartier de Itaewon.
İstanbul'da da yapılan birçok yeni cami'de yazıları bulunmaktadır.Il y a aussi d'autres plats très courants au Pérou créés par eux.
Bu cami günümüze kadar iki defa tamir görmüş ve halen ibadethane olarak hizmet vermektedir.L'édifice a été remanié plusieurs fois et a servi longtemps comme église paroissiale.
Kimi kaynaklarda caminin inşa tarihi 1755 olarak verilir.Certaines inondations sont restées mémorables, à l'exemple de celle de 1755.
Camille'in buna teşekkürü gecikmez.Cependant, Camille est satisfait.
1955 yılından itibaren İstanbul'un büyük camilerinde vaazlar vermektedir.Plus tard, à partir de 1955 elles ouvrent des maisons au Congo belge.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.On monte trois marches dans la base du clocher.
Ayrıca caminin kıble yönünde küçük bir hazire yer almaktadır. ^ Haskan, Mehmet Nermi.Il apparait aussi une seconde lune pour Kerbin, Minmus.
Armand, Camille ve Marcelle adında üç çocukları vardı.Les Roulin ont eu trois enfants : Armand, Camille et Marcelle.
1972'de caminin dış duvarı yıkıldı; bu duvar daha sonra yeniden inşa edildi.Ce vitrail a été cassé en 1972, puis restauré.
1184 - Almohad Cami’nin inşaatı başladı.1181 : début de la construction de l’alcázar de Séville.
Ayrıca camiye resmi kadro verilme tarihi de 1988 yılıdır.Une Lettre de La Place Royale paraît aussi jusqu'en 1988.
Şehremini’nde bir mescid ve Zeyrek’te bir medrese ile cami yaptırmıştır.Elle veut créer un paradis sur Terre et éradiquer le mal en vainquant Hao Asakura.
"Ahşap direklerin en eskisi: Sivrihisar Ulu Camii".Exemple : (chameau foin manger-passé) « le chameau a mangé le foin ».
Tek şerefeli minaresi caminin kuzey tarafındadır.Minaret Gros plan sur la face nord du minaret.
Caminin içerisi sekiz pencere ile aydınlatılmaktadır.La chapelle est éclairée par huit fenêtres hautes.
Batıkentte 28 adet cami vardır.L'ensemble du complexe a 28 ascenseurs.
Bunlar; Cami, Çayır, Cumhuriyet, Han, Kemer ve Tepe mahalleleridir.On retrouve parmi ceux-ci des Sidamas, des Gurages, des Welaytas, des Hadiyias, des Keffas et des Kambattas.
Gözlüğünü yere düşürüp bir camını kırar.Il se jette par une fenêtre et se casse une jambe.
Caminin vakfiyesi ve kitabesi yoktur.Elle n'a ni arme, ni téléphone.
20 Mart - Haliç Camialtı ve İstinye tersanelerinin 3 bin işçisi topluca viziteye çıkarak direniş yaptı.Le soir même, une manifestation de 2 000 étudiants et ouvriers traverse la ville.
Osmanlı İmparatorluğu'nun camîyi inşa etmesi yaklaşık 3 yıl sürmüştür.Il fallut près de 10 ans pour construire les 8 premiers kilomètres.
Bu medresenin yapıldığı yer, şu an Büyük Camii’nin bulunduğu yerdir.Ce terrain est celui où se trouve le campus actuel.
4 tane camisi vardır.En outre, il possède 4 cabines.
Külliye, cami, hamam ve imaret ise 1568-1574 yılları arasında tamamlanmıştır.Les travaux de dérivations, d'aménagements et de terrassement ont lieu entre 1516 et 1518.
Cami, Tabaklar Camii'ye çok yakındır.Bakmi, un plat indonésien assez proche.
Caminin çok süslü minberi bir sanat harikasıdır.Le grand salon est un bel exemple d'art baroque.
Türbe Kanlıca Camii’nin kuzeyindedir.Violents troubles au nord du Cameroun.
Caminin minaresi, yerel siyah taştan inşa edilmiştir.Le rez-de chaussée est édifié en pierre bleue (petit granit).
Camiinin ana holu bolca altın kaplama ile süslenmişti.La hue de l'autre est pleine de pièces d'or.
1967 yılında 500,000 Türk lirası harcanarak bir Camii yaptırılmıştır.En 2001 y fut installée une cloche de 400 kg.
Hatta mahallede 1850'li yıllarda inşa edilmiş bir camii de vardır.Il y avait aussi un étang vers 1850,.
Daha önce caminin yerinde Muğla Mevlevîhânesi bulunuyordu.Il s'était déjà imposé par le passé en Champ Car.
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.Au même moment, Bourillon a pris l’initiative de sortir par la fenêtre de sa chambre en longeant la corniche.
Şu anda yalnızca güney kısmı cami olarak kullanılmaktadır.Seul le pilier sud est toujours dans sa position initiale.
Cami 87 kitap ve mektup yazdı.Juan a écrit et publié 87 morceaux.
Camisi olup görevlisi yoktur.Aucune proposition, plus d’agent.
Köyün yeni inşa edilen camisi tamamen köy halkının katkılarıyla inşa edilmiştir.Et la maison des jeunes mariés « était construite par l'ensemble du village ».
Mahallenin camii ve kadrolu imamı vardır.Je m'excuse auprès de Kamui et de mon écurie.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)La clef a été enlevée et n’a pu être retrouvée… La fenêtre a une vitre brisée... ».
İstinye'deki tarihi eserlerden biri, Neslişah Sultan Camii'dir.Une des premières apparitions du terme Kurdistan dans l'histoire est due au Sultan Sanjar.
John dün camı kırdı.Ayer John rompió la ventana.