Tom Park caddesinde bir ev satın alacak.Tom is going to buy a house on Park Street.
Tom Park caddesinde terk edilmiş bir binada saklanıyor.Tom is hiding in an abandoned building on Park Street.
Tom Park caddesinde bir çiçekçi dükkanında çalışıyor.Tom works in a flower shop on Park Street.
Tom Park caddesinde sola döndü.Tom turned left onto Park Street.
Tom Park Caddesinde eski bir binada yaşıyor.Tom lives in an old building on Park Street.
Tom beni Park Caddesindeki en sevdiğim restorana götürdü.Tom took me to my favorite restaurant on Park Street.
Tom bir çocukken Park caddesinde yaşardı.Tom lived on Park Street when he was a kid.
Park Caddesine bir sonraki otobüs ne zaman?When is the next bus to Park Street?
Tom'un Park Caddesinde bir kitapçısı var.Tom has a bookstore on Park Street.
Park Caddesindeki bir restoranda Tom'la öğle yemeği için buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch at a restaurant on Park Street.
Park Caddesine nasıl giderim?How do I get to Park Street?
Biz Park Caddesindeki Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği yedik.We had lunch at Chuck's Bar and Grill on Park Street.
Tom Park caddesinde küçük bir evde ebeveynleriyle birlikte yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house on Park Street.
Klinik, Park caddesi 1439 numaradadır.The clinic is at 1439 Park Street.
Ben Torres Caddesi 517 Madrid, İspanya'da yaşıyorum.I live at 517, das Torres Street, Madrid, Spain.
Ben Torres Caddesi 517 Madrid, İspanya'da oturuyorum.I live at 517, das Torres Street, Madrid, Spain.
Park Caddesinde iyi bir Meksika restoranı biliyorum.I know a good Mexican restaurant on Park Street.
Tom Park caddesinde bir restoranda çalışıyor.Tom works at a restaurant on Park Street.
Tom Park Caddesinde bir daire kiraladı.Tom rented an apartment on Park Street.
Tom Park Caddesinde küçük bir ev satın aldı.Tom bought a small house on Park Street.
Tom Park Caddesinde küçük bir apartman dairesinde yaşıyor.Tom is living in a small apartment on Park Street.
Tom Park Caddesi'nde çalışır.Tom works on Park Street.
Tom Park Caddesinde bir ev kiralamayı planlıyor.Tom is planning on renting a house on Park Street.
Tom Park Caddesi'nde bir ofiste çalışırdı.Tom used to work in an office on Park Street.
Ben Park Caddesinde yaşardım.I used to live on Park Street.
Tom park caddesinde bir ev sahibi.Tom owns a home on Park Street.
O, Park Caddesi üzerinde meydana geldi.That happened on Park Street.
Park Caddesinin üzerinde küçük erkek kardeşimin evinde kalıyorum.I've been staying at my younger brother's house on Park Street.
Dün gece üç kişi Park Caddesi üzerinde bıçaklandı.Three people were stabbed on Park Street last night.
Bizim stüdyo hâlâ Park Caddesi üzerinde yer almaktadır.Our studio is still located on Park Street.
Ben Park Caddesinde yaşadığını düşünüyordum.I thought you lived on Park Street.
Tom, Park Caddesi üzerinde otellerden birinde kaldı.Tom stayed at one of the hotels on Park Street.
Park Caddesinde süpermarkete çarpan arabanın sürücüsü Tom'du.Tom was the driver of the car that crashed into the supermarket on Park Street.
Tom geceyi Park Caddesindeki bir otelde geçirdi.Tom spent the night at a hotel on Park Street.
Park caddesini bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find Park Street.
Park Caddesinde o yeni yere gitmeyi düşünüyordum.I was thinking about going to that new place on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom lives on Park Street.
Artık Park Caddesi'nde çalışıyorum.I'm now working on Park Street.
Asla Park Caddesi'nde bir ev satın almazdım.I would never buy a house on Park Street.
Park Caddesi'nde bir ev satın almayı düşünüyorum.I'm thinking of buying a house on Park Street.
Park Caddesi üzerinde yer alıyor.It's located on Park Street.
Park Caddesi kapalı.Park Street is closed off.
Suç, Park Caddesi'ndeki I. Kanada Bankası'nda saat 2.30'da meydana geldi.The crime occurred at 2:30 in the First Canadian Bank on Park Street.
Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.We aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Fadıl, Sadık caddesinde yaşıyordu.Fadil lived on Sadiq street.
Fadıl, Sadık caddesinde oturuyordu.Fadil lived on Sadiq street.
Park Caddesi'ndeki yeni Çin restoranına gitmemizi öneriyorum.I suggest that we go to that new Chinese restaurant on Park Street.
Tom'un hâlâ park caddesinde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom still lives on Park Street.
Tom Mary'nin evinin Park caddesinde olduğunu biliyordu.Tom knew Mary's house was on Park Street.
Tom'un hâlâ Park Caddesinde yaşadığını düşünüyorum.I think Tom still lives on Park Street.
Tom hâlâ Park Caddesi yaşıyor.Tom still lives on Park Street.
Tom ve Mary Park Caddesi'nde bir daire kiraladı.Tom and Mary rented an apartment on Park Street.
Park Caddesinde küçük bir apartman dairesinde yaşıyorum.I live in a small apartment on Park Street.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorsun, değil mi?You're still living on Park Street, aren't you?
Tom, Park Caddesindeki o evi satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy that house on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde çok güzel bir evi var.Tom has a very nice house on Park Street.
Tom uzun yıllar Park Caddesi'nde yaşıyordu.Tom lived on Park Street for many years.
Biz hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We're still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde yaşıyor.Tom is still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde oturuyor.Tom is still living on Park Street.