Caddeden görünüşü.Vue de la rue.
Caddeden geçerken arabalara dikkat et.Cuidado con los coches cuando cruces la calle.
İki adam akşamleyin caddede kavga etmeye başladılar.Dos hombres comenzaron a pelearse en la calle de noche.
O, caddedeki teneke kutuları topladı.Él recogió latas de la calle.
Tom ve Mary aynı caddede yaşıyorlar.Tom y Mary viven en la misma calle.
Tom Mary'nin yaşadığı aynı caddede yaşıyor.Tom vive en la misma calle que Mary.
Annem erkek kardeşimi caddede göremedi.Mi madre no vio a mi hermano en la calle.
Caddeden görünüşü.Vista de la calle.
2004 yılına kadar Londra Menkul Kıymetler Borsası binası da bu caddede bulunmuştur.Hasta 1992, el Centro Meteorológico de Londres estaba ubicado en la calle.
Caddede az önce ona rastladım.L'ho incontrato per strada poco fa.
Caddede birini görmedim.Non ho visto nessuno per strada.
Çocukların caddede oynamalarına izin verme.Non lasciare che i bambini giochino per strada.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Вчера я встретил Мэри на улице.
Tom Mary'yi caddeden aşağıya doğru kovaladı.Том погнался за Мэри вниз по улице.
Tom caddeden aşağıya doğru koştu.Том побежал вниз по улице.
Tom sessizce caddeden aşağıya doğru yürüdü.Том спокойно шёл вниз по улице.
Bu caddede mağaza var mı?На этой улице есть универмаг?
Caddede Citigroup, JPMorgan Chase ve MetLife olmak üzere birçok şirketin merkezi bulunmaktadır.На этой улице расположены штаб-квартиры многих корпораций, включая Citigroup, JPMorgan Chase и MetLife.
Caddeden geçerken George'a ambulans çarpar.А по дороге назад Джорджа сбивает карета скорой помощи.
Caddedeki mağaza sayısı 548'dir.Находится на Маркет-стрит, 532.
2004 yılına kadar Londra Menkul Kıymetler Borsası binası da bu caddede bulunmuştur.В 2003—2004 годах на территории настоящего скверика выстроили хозяйственное помещение костёла.
1972'de caddede Modern Sanat Müzesi kuruldu.В 1972 году был открыт Музей современного искусства.
Caddeden görünüşü.Вид с дороги.
Caddeden görünüşü.لوحة في الشارع.
Caddedeki mağaza sayısı 548'dir.أعلى تصنيف له في الزوجي كان 548.
Beşinci caddede inmek istiyorum.أود النزول في الجادة الخامسة
Temel olarak böyle başladık, caddede gitarla öylece çalıyorduk," dedi.Basicamente foi assim que eu comecei, tocando na rua com um violão".
Caddeden görünüşü.No Olho da Rua.
Caddede Citigroup, JPMorgan Chase ve MetLife olmak üzere birçok şirketin merkezi bulunmaktadır.Voorbeelden hiervan zijn de ING Groep, Citigroup en JPMorgan Chase.
2004 yılına kadar Londra Menkul Kıymetler Borsası binası da bu caddede bulunmuştur.Tot 2004 was hier ook de London Stock Exchange gevestigd.
Kısacası, servet, zenginlik, ihtişam bu caddede toplanıyordu.Wellust, driestheid en veroveringslust komen samen in deze vrouw.
Caddeden geçerken arabalara dikkat et.Pas op voor auto's als je de straat oversteekt.
Caddeden geçerken George'a ambulans çarpar.Po wyjściu ginie George przejechany przez karetkę.
Caddede yüzlerce araba vardı.Na ulicy było kilkaset samochodów.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Wczoraj spotkałem na ulicy Mary.
Federico Fellini'nin 1960 yapımı La Dolce Vita filminin birçok sahnesi bu caddede ve çevresinde çekilmiştir.Federico Fellinis film La dolce vita från 1960 är till största delen inspelad i området kring Via Veneto.
Caddede Citigroup, JPMorgan Chase ve MetLife olmak üzere birçok şirketin merkezi bulunmaktadır.На цій вулиці розташовані штаб-квартири багатьох корпорацій, зокрема Citigroup, JPMorgan Chase та MetLife.
Caddeden görünüşü.Взимку Вигляд з вулиці.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Вчора я зустрів на вулиці Мері.
Karl Marx Paris'te yaşadığı 1843 ve 1845 yılları arasında bu caddede oturdu.V Belgii též v letech 1845 až 1848 pobýval a působil Karl Marx.
Caddeden geçerken George'a ambulans çarpar.Jeff přijede k domu se sanitkou.
Bunlardan birisi, caddedeki 1 numaralı yapı olan Alte Kommandantur'dur.Az egykori tiszttartó épület földszintes, a Fő utcán áll.
Caddeden görünüşü.Näkymä kadulta.
Semtin sokağından geçerken adeta binaların içinde kaldığından caddeden görülmez.Sen avulla talon sisältä voidaan nähdä, mitä ulkona kadulla tapahtuu.
Ayrıca caddede 50 katlı bina yapma izni vardır.Rannoille on rakennettu noin 50 vapaa-ajan asuntoa.
Caddedeki mağaza sayısı 548'dir.Nomor jalan tol ini adalah 551.
Caddede minibüs ve otobüs sayısı çok fazladır.Problem lainnya adalah bus yang terlalu banyak.
Caddedeki mağaza sayısı 548'dir.地元の事務所の車のナンバーは548。
Caddeden görünüşü.街道の通り筋。
Temel olarak böyle başladık, caddede gitarla öylece çalıyorduk," dedi.それなのに気が付くと、ギターを持って作曲していたんだ」。
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.子供がこの通りで遊ぶことは危険だ。
Caddeden görünüşü.Изглед от пътя.
1972'de caddede Modern Sanat Müzesi kuruldu.През 1972 г. е създадена музейна сбирка.
Kısacası, servet, zenginlik, ihtişam bu caddede toplanıyordu.U tom trenutku, slava i bogatsvo Cida doseže svoj vrhunac.
1972'de caddede Modern Sanat Müzesi kuruldu.Leta 1972 je bil ustanovljen Muzej dvorca Rundāle.
Bu caddede doğru git ve solda postaneye geleceksin.Eik šia gatve tiesiai ir kairėje prieisi paštą.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...C'era un enorme scompiglio sulla via principale, per questo ci ho messo molto a tornare.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Der var røre på gaden, - - så det tog lidt tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Det var uppståndelse på gatan- -så det tog lite längre tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Había mucho alboroto en la calle principal, así que he tardado bastante en llegar a casa...