Bir doktor çağırmamı ister misin?Do you want me to call a doctor?
Tom'u çağırmamı istemediğine emin misin?Are you sure you don't want me to call Tom?
Ben seni çağırmandan çok mutluyum.I'm so happy you called.
Birisi polis çağırdı mı?Did somebody call the police?
Neden birisi beni çağırmadı?Why didn't somebody call me?
Birisi çağırıyor.Someone's calling.
Odana git ve ben seni çağırıncaya kadar orada bekle.Go to your room and wait there until I call you.
Onlar savaşa son verilmesi çağrısında bulundu.They called for an end to the fighting.
En azından onun çağrılarına cevap verebilirsin.You could at least return her calls.
Beni yalnız bırak yoksa güvenliği çağıracağım.Leave me alone or I'm going to call security.
Senin kız kardeşlerini çağır.Call your sisters.
Tom mahkemeye çağrıldı.Tom was subpoenaed.
İlaçlamacı çağır.Call an exterminator.
Bir sonraki tanığını çağır.Call your next witness.
Lütfen ilk tanığınızı çağırın.Please call your first witness.
Mahkemeye çağrıldım.I've been subpoenaed.
O senin çağrın.That's your call.
O benim çağrım.That's my call.
Biz buluş çağında yaşıyoruz.We are living in the age of invention.
Bir polis çağırın.Call a policeman.
Lütfen bir taksi çağırın.Please call a taxi.
Hiçbir şey çağrıştırmıyor.It doesn't ring any bells.
Tom çağrılarıma cevap vermedi.Tom didn't return my calls.
Güvenliği çağırmaktan rahatsız olma.Don't bother calling security.
Tom çağrılarıma hiç cevap vermez.Tom never returns my calls.
Tom çağrılarımıza cevap vermedi.Tom didn't answer our calls.
Neden beni çağırmadın?Why didn't you call me?
Neden beni çağırmadınız?Why didn't you call me?
Neden bizi çağırmadın?Why didn't you call us?
Neden bizi çağırmadınız?Why didn't you call us?
O neden onları mahkemeye çağırmıyor?Why doesn't he subpoena them?
Beni bir daha öyle çağırma.Don't ever call me that again.
Size bir taksi çağırmamızı istiyor musunuz?Do you want us to call you a taxi?
Bir taksi çağırdım.I called a cab.
Sana bir soru sormak için seni buraya çağırdım.I called you in here to ask you a question.
Başımın çağresine bakabilirim, bilirsin.I can take care of myself, you know.
Senin için bir taksi çağırabilirim.I could call a taxi for you.
O çağrılarımı yanıtlamadı.She didn't return my calls.
Seni çağırmadım.I didn't call you.
Bugün Tom'dan bir çağrı aldım.I got a call from Tom today.
Yapacak bir sürü çağrım var.I have a lot of calls to make.
Ben zaten polis çağırdım.I've already called the police.
Tom'un çağrısını beklemeliyim.I have to wait for Tom's call.
Seni çağırdıklarını duydum.I heard them call you.
Ben bir doktor çağırmam gerekirdi.I should've called a doctor.
Az önce ofisimden bir çağrı aldım.I just got a call from my office.
Ben sadece hastaneden bir çağrı aldım.I just got a call from the hospital.
Ben sadece polisten bir çağrı aldım.I just got a call from the police.
Az önce Tom'dan bir çağrı aldım.I just got a call from Tom.
Sadece okulundan bir çağrı aldım.I just got a call from your school.
Az önce Tom'dan bir telefon çağrısı daha aldım.I just got another phone call from Tom.
Bir çağrı yapmalıyım.I must make a call.
Bana bir taksi çağıracak birine ihtiyacım var.I need someone to call me a cab.
Bu öğleden sonra Tom'dan bir çağrı aldım.I received a call from Tom this afternoon.
Seni çağırdığımı duymadın mı?Didn't you hear me calling you?
Bir doktor çağırmalıyım.I should call a doctor.
Bir ambulans çağırmalıyım.I should call an ambulance.
Sanırım doğru çağrı yaptık.I think we made the right call.
Tom yaralandı! Bir ambulans çağır!Tom is hurt! Call an ambulance!
O beni her zaman çağırır.She calls me all the time.