Bir hakim tarafından çağrıldım.I've been summoned by a judge.
Annem bana Thomas der ama herkes beni Tom diye çağırır.My mother calls me Thomas, but everyone else calls me Tom.
Benim adım Richard ama herkes beni Dick diye çağırır.My name is Richard, but everyone calls me Dick.
Benim adım Edward ama herkes beni Ned diye çağırır.My name is Edward, but everyone calls me Ned.
Avrupa'da birçok Orta çağ kaleleri vardır.There are many medieval castles in Europe.
Mary bir orta çağ müzik festivaline gitti.Mary went to a medieval music festival.
Tom ve Mary bir orta çağ buluşmasına gittiler.Tom and Mary went to a medieval gathering.
Ben sonunda haftalardır beklediğim çağrıyı aldım.I finally received the call I had been waiting for for weeks.
Seni hatalı olduğumu kanıtlamaya çağırıyorum.I defy you to prove I'm wrong.
Tüm hafta sonu, önemli bir çağrı için bekledim.I waited for an important call all weekend.
Onun annesi onu çağırıyor.His mother is calling him.
Onu partiye çağırdın mı?Did you invite him to the party?
Onu partiye çağırdım.I invited her to the party.
Sızdıran tavanımı tamir etmek için kimi çağırabilirim?Who can I call to fix my leaky ceiling?
Sızdıran tavanımı onarmak için çağırabileceğim biri var mı?Is there anyone I can call to fix my leaky ceiling?
Tom, senin için bir çağrı var.Tom, there's a call for you.
Bir doktor çağırır mısınız?Could you call a doctor?
Tom'dan bir telefon çağrısı aldım.I got a phone call from Tom.
Tom Mary'den bir telefon çağrısı aldı.Tom got a phone call from Mary.
Hemen bir ambulans çağırdım.I immediately called an ambulance.
Anne çocukları birbiri ardına adlarıyla çağırdı, ancak hiçbiri cevap vermedi.The mother called the children one after another by their name but none of them answered.
Bir çağın sonuna geliyoruz.We're coming to the end of an era.
Muhtemelen sizi çağıracaklardır.They'll probably be calling you.
Bu çağrıyı bekliyordum.I've been waiting for this call.
Takviye çağırdılar.They called for reinforcements.
Tom yardım için bir yardımcı işçi çağırdı.Tom called a co-worker for help.
Neden hepimiz buraya çağrıldık?Why were we all summoned here?
Neden seni mahkemeye çağırıyorlardı?Why would they subpoena you?
Bu çağrılardan çok alıyorum.I get a lot of these calls.
Tom çekici çağırdı.Tom called for a tow truck.
Bir çağrı işaretin var mı?Do you have a call sign?
Tom sekreterini çağırdı.Tom buzzed his secretary.
Tom çağrılarımı almayacak.Tom won't take my calls.
FBI çağrıldı.The FBI was called in.
O kolay bir çağrıydı.That was an easy call.
Bu zor bir çağrıydı.That was a tough call.
Bu harika bir çağrıydı.That was a great call.
Bu kolay bir çağrı değil.It's not an easy call.
Yanlış çağrıydı.It was the wrong call.
Doğru çağrıydı.It was the right call.
Tom bir 911 çağrısı yaptı.Tom made a 911 call.
Tom bize bir taksi çağırıyor.Tom is calling us a taxi.
Savcılık on üç tanık çağırdı.The prosecution called thirteen witnesses.
Tom'un bir çağrı cihazı var.Tom has a beeper.
Sakıncası yoksa beni Harry diye çağır.Call me Harry, if you don't mind.
Senin adını çağırdığımı işittin mi?Did you hear me call your name?
Henüz Bayan Jackson olarak çağrılmaya alışkın değilim.I'm not yet used to being called Mrs. Jackson.
Fadıl yardım için polis çağırdı.Fadil called the police for help.
Fadıl, Leyla'dan bir çağrı aldı.Fadil received a call from Layla.
Fadıl erkek kardeşini çağırdı ve bir soygun planladılar.Fadil called his brother and they planned a robbery.
Dania, git Fadıl'ı çağır.Dania, go call Fadil.
Fadıl bir mahkeme çağrısı aldı.Fadil received a court summons.
O, Fadıl'ın ilk çağrısıydı.That was Fadil's first call.
Tom polisi çağırabilirdi ama çağırmadı.Tom could've called the police, but he didn't.
Tom polis çağırmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to call the police.
Ben bir taksi çağırdım.I called a taxi.
Zaten bir çekici kamyon çağırdım.I've already called for a tow truck.
Herkes beni Tom diye çağırır.Everyone calls me Tom.
Tom yardım için polis çağırdı.Tom called the police for help.
Bir doktor çağırdım.I've called a doctor.