cıkarmak ile cümle
cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Então, recriar a comida, levá-la a outro nível, é aí que que queremos chegar.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Jadi meniru makanan dan membawanya ke tingkat berikutnya adalah tujuan kami.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.우리는 지금 식감을 모사하는 다음 단계로 향해 일하고 있습니다.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.La réplica culinaria, hacia ese lado nos dirigimos.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Nahrung zu kopieren, es auf diese nächste Ebene zu bringen, das ist unser Streben.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Přetváření jídla, dostat ho na vyšší úroveň, o to se snažíme.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Replicare il cibo, portarlo al livello successivo, è la nostra meta.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Scopul nostru e să ducem mâncarea la următorul nivel.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Takže nahrádzanie jedla, vynášanie ho do vyšších úrovní, je to, čomu sa venujeme.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Tehát az ételek lemásolása, egy következő szintre emelése az, amerre mi megyünk.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Vì thế tái tạo thức ăn, và nâng nó lên một tầng cao hơn là điều chúng tôi đang hướng tới.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Voedsel namaken, het naar een volgend niveau brengen. Dat willen we doen.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Έτσι, αυτό που κάνουμε είναι να αναπαράγουμε φαγητό, το ανεβάζουμε στο επόμενο επίπεδο.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Нашей следующей целью является достичь уровня имитации еды.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Тож відтворення їжі - це наш наступний рівень.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Чрез възпроизвеждането на храните, слагайки ги в следващото ниво е накъде отиваме.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.אז שיכפול אוכל, לקחת את זה אל השלב הבא זה המקום אליו אנחנו מכוונים.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.واعادة تصنيع الطعام و التقدم الى المستوى الآخر .. وهذا ما نحن مقدمين عليه
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.私達の目指すところなのです (拍手)
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?"60年代に英国で行われた こんな事例研究があります
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Alors quel potentiel voulons-nous révéler ?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Așa că, repet, ce potențial vrem să scoatem în evidență?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Así que, de nuevo, ¿cuál es el potencial que queremos poner de manifiesto?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Dus nogmaals, welke potentie willen we naar buiten brengen?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Jadi sekali lagi, potensi apa yang kita mau hadirkan ?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?그렇다면, 우리는 어떤 잠재력을 끄집어 내길 원하는 걸까요?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Lại một lần nữa, tôi đặt câu hỏi: chúng ta muốn làm cho loại tài năng gì biểu lộ ra?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Mais uma vez, que potencial é que queremos valorizar?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Nochmals: Welches Potenzial möchten wir denn nun abrufen?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Takže znovu, jaký potenciál chceme ukázat?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Takže znovu, ktorý potenciál chceme ukázať?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Tehát még egyszer, melyik potenciált is akarjuk előhozni?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Wracamy do kwestii tego, jaki potencjał chcemy wyłonić.
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Και πάλι λοιπόν, ποια δυνατότητα θέλουμε να αναδείξουμε;
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?А тогда спросим заново: какой потенциал хотим мы раскрыть?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?И така, отново, кой потенциал искаме да накараме да изпъкне?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?Отже, знов, який потенціал ми хочемо викликати?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?שוב, איזה פוטנציאל נרצה להוציא אל הפועל?
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?ولكن أية امكانية أنريد أن نظهر؟
Yapmak istediğim sizi yukarı tepe örtüsüne çıkarmak.저는 여러분들을 캐노피 위로 데려가고자 하는데
Yapmak istediğim sizi yukarı tepe örtüsüne çıkarmak.ברצוני לקחת אתכם למעלה אל החופה,
Yapmak istediğim sizi yukarı tepe örtüsüne çıkarmak.وما أود القيام به هو اخذكم الى القبة،
Yapmak istediğim sizi yukarı tepe örtüsüne çıkarmak.実際に皆さんをロープで吊り上げる代わりに
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.저는 그저 이야기에 속하지 않는것을 제거할 뿐이죠 저는 그저 이야기에 속하지 않는것을 제거할 뿐이죠
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.lo que no es parte de esa historia.
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.כל שנותר לי לעשות הוא לסלק את החלקים שאינם שייכים לסיפור.
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.ما علي إلا أن أزيل ما ليس من القصة
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.物語に含まれない部分を切り落とすだけです 私はすんなりと切り絵の世界に
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Csak fognia kellett egy papírt, befűzni az írógépbe, megírni az e-mailjét vagy utasítását és kivenni a papírt.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Er musste ein Blatt Papier einlegen, seine E-Mail oder Befehle eintippen und das Papier rausziehen.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Hij moest een papier nemen, het in de wagen oprollen, zijn e-mail of bevel typen en het papier eruit trekken.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Jediné co musel udělat bylo vzít list papíru, zasunout do stroje, napsat dopis nebo příkaz a vytáhnout papír.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.삼촌이 할 일은 종이를 끼워 넣고, 편지나 여러 명령을 친 후 종이를 빼냅니다.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Só tinha de pegar num papel, introduzi-lo no rolo, escrever o email ou a ordem e puxar o papel para fora.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Takže musel vziať papier, navinúť ho na valec, napísať e-mail alebo príkaz a vytiahnuť papier von.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.Wystarczyło wziąć papier, wkręcić do maszyny, napisać polecenie i wyciągnąć papier.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.وبالتالي ما كان مطلوب منه القيام به هو أخذ ورقة ولفها في الحامل، طبع رسالته أو أمره ثم سحب الورقة.
Yapması gereken şey bir kağıt parçası alıp, şaryoya geçirip, epostasını ya da emrini yazıp, kağıdı çıkarmaktı.指令をタイプして紙を引き出せばいいのです このタイプライターは意図された人に自動で
Yaptığım tek şey üçtem ikiyi çıkarmak oldu ve bu bana bir sonucunu verdi.3 에서 2 를 빼서 1 을 얻었고
Yaptığım tek şey üçtem ikiyi çıkarmak oldu ve bu bana bir sonucunu verdi.Jen jsem odečetl 3 mínus 2. Vyšla mi jednička v čitateli a jmenovatel jsem ponechal stejný.