cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sisifos tanrılar tarafından aynı taşı tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı,시지포스는 신으로부터 돌을 언덕 위로 밀어올리라는 형벌을 받았는데,
Sisifos tanrılar tarafından aynı taşı tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı,סיזיפוס קיבל עונש מהאלים לדחוף את אותו סלע במעלה גבעה,
Sisifos tanrılar tarafından aynı taşı tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı,سيزيف عوقب من قبل الآلهة بدفع الصخرة نفسها لقمّة التلّ ،
Sisifos tanrılar tarafından aynı taşı tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı,しかし間もなく頂上という所で 岩は転げ落ち
Sisifos Tanrılar tarafından bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştı.Sysifos byl potrestán bohy, takže stále do kopce valil kámen.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.J'aimerais vous emmener en voyage à travers les continents et à travers le son même.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.여러분들을 여행으로 초대하겠습니다. 대륙을 횡단하고 소리 그 자체를 보여드리겠습니다.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.langs de verschillende continenten en door het geluid zelf.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.אני רוצה לקחת אתכם למסע חוצה יבשות דרך הצליל עצמו.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.أود أن آخذكم في رحلة عبر القارات وعبر الصوت نفسه.
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.大地を越えて 音で世界を旅しましょう 出発地は オーストラリア中部の砂漠です
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.Na hranici potřebujeme operace pro odstranění nejlepšího prvku z hranice a pro přidání nového prvku.
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.Na hranici potrebujeme operácie pre odstránenie najlepšieho prvku z hranice a pre pridanie nového prvku.
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.På grænsen består handlingerne i at flytte de bedste elementer fra grænsen og tilføje nye.
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.På gränsen måste vi kunna göra följande: ta bort det bästa alternativet från gränsen, och lägga till nya.
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.בחזית הפעולות שאנחנו צריכים לעסוק בהן הן הסרת הפריט בטוב ביותר מהחזית והוספת פריטים חדשים.
"Sınır" veri yapısında, uğraşmamız gereken işlemler sınırdaki en iyi öğeyi çıkarmak ve yenilerini eklemek.最良の項目の除外と新しい項目の追加です 優先度付きのキューとして実装すれば
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Bylo načase rozšířit to mimo Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Chegou a altura de levar isto para fora de Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Era giunto il momento di esportare il modello Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Era hora de trasladarlo fuera de Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Giờ là lúc nhìn ra ngoài Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Il était alors temps de l'appliquer en dehors de Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Itt volt az idő, hogy Riverside-on kívül is működjön.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Jetzt war es an der Zeit, es über Riverside hinaus auszuweiten.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Prišiel čas uplatniť to aj mimo Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Sekarang saatnya membawa ini keluar Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Sosise momentul să ducem fenomenul mai departe de Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Έτσι είχε φτάσει η στιγμή να το βγάλουμε έξω από το σχολέιο μας, το Riverside.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Настало время вынести ее за пределы Риверсайда.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.Сега беше време да се изнесе от "Ривърсайд".
Sol tarafta "a" dışındaki tek şey "+5" Bundan kurtulmanın en iyi yolu "+5"ten 5 çıkarmaktır.Cel mai bun mod de a scoate 5 positive este să scazi 5.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Alors nous avons décidé de ne pas virer ce type et de refaire l'expérience.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Also beschlossen wir, den Mann nicht hinauszuwerfen und das Experiment zu wiederholen.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Aşa că ne-am hotărât să nu îl dăm afară pe tip, ci să refacem experimentul.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Därför bestämde vi oss att inte slänga ut denna man och att köra om experiment.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Decidimos no echarlo y realizar el experimento nuevamente.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Então decidimos não excluir a pessoa e voltar a fazer a experiência.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Ezért elhatároztuk, hogy nem dobjuk ki a pasast, hanem megismételjük a kísérletet.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Jadi kami memutuskan untuk tidak membuang pria ini dan mengulangi percobaannya.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Joten päätimme, että emme heitä häntä ulos, ja toistimme kokeen.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.결국 저희는 이 사람을 빼지 않기로 하고 실험을 재개했습니다.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Nie wyrzuciliśmy go i ponownie przeprowadziliśmy eksperyment.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Quindi abbiamo deciso di non mandare via il tizio e di rifare l'esperimento.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Så vi bestemte os for ikke at smide fyren ud og for at gentage eksperimentet.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Tako smo se odločili, da ga ne izločimo in da ponovimo poskus.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Takže jsme se rozhodli toho chlápka nevyhodit a vrátit se zpět k výzkumu.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Takže sme sa rozhodli nevylúčiť tohto chlapíka a zopakovať experiment.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Vì thế chúng tôi quyết định không đuổi ông ta đi và tiếp tục thí nghiệm
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.We besloten de man er niet uit te gooien en het experiment opnieuw te doen.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Οπότε αποφασίσαμε να μην βγάλουμε τον τύπο αυτό απο το δείγμα και να ξανατρέξουμε το πείραμα.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Мы решили не исключать этого чудака и переделать эксперимент.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Така че ние решихме да не изваждаме човека и да повторим експеримента.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.Тому ми вирішили не гнати цього п'яничку і повторити експеримент.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.אז החלטנו לא להעיף את הבחור ולהריץ את הניסוי מחדש.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.فقررنا عدم طرد الشخص وإعادة التجربة.
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.この2つの話も
Söyleyeceğin bir şey varsa söyle, Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.Ak máš, čo povedať, odpovedz mi; hovor, lebo by som ťa chcel ospravedlniť.
Söyleyeceğin bir şey varsa söyle, Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.Dacă ai ceva de spus, răspunde-mi! Vorbeşte, căci aş vrea să-ţi dau dreptate.
Söyleyeceğin bir şey varsa söyle, Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.Dock, har du något att säga, så svara mig; tala, ty gärna gåve jag dig rätt.

İlgili Sayfalar