cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar acele aşağı atlamak ve olamaz 'em ortaya çıkarmak için uzun sürmez. "Те не могат да скачат в бързаме, и го не ще отнеме много време, за да разобличи им. "
Onları çıkarmak ne olur?Che cosa succede quando li sottrai ?
Onları çıkarmak ne olur?Čo sa stane keď ich odčítate?
Onları çıkarmak ne olur?Co se stane, když je odečítáte?
Onları çıkarmak ne olur?Co się stanie, kiedy je odejmiemy?
Onları çıkarmak ne olur?Hvad sker der, når du trækker dem?
Onları çıkarmak ne olur?Que se passe-t-il quand on soustrait deux complexes ?
Onları çıkarmak ne olur?¿Qué sucede cuando se resta?
Onları çıkarmak ne olur?Какво се случва когато ги извадим?
Onları çıkarmak ne olur?ماذا سيحدث لو قمنا بطرح اعداد مركبة؟
Onları çıkarmak ne olur?まあ、それは同じことです。
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Det är tydligt att vi har ett ansvar att hjälpa dem ur fattigdom.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.E' chiaro che abbiamo una responsabilità nell'aiutare a farle uscire dalla povertà.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.E clar ca avem o responsabilitate de a-i ajuta sa se ridice din saracie.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Es claro que tenemos una responsabilidad de ayudarlos a salir de la pobreza.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Es ist klar, dass wir eine Verantwortung haben, ihnen aus der Armut heraus zu helfen.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Está claro que temos uma responsabilidade para os ajudar a saírem da pobreza.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Het is duidelijk dat we een verantwoordelijkheid hebben om ze uit de armoede te helpen.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Il est clair que nous avons la responsabilité d'aider à les extraire de la pauvreté.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Je zrejmé, že je na nás aby sme im pomohli pozdvihnúť sa z chudoby.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.이들을 가난에서 구제할 책임이 우리에게 있다는 것은 명백합니다.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Oczywiste jest, że jesteśmy zobowiązani pomóc im wydźwignąć się z nędzy.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Rõ ràng là chúng ta có trách nhiệm giúp họ vượt qua hiểm nghèo.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Είναι σαφές ότι έχουμε ευθύνη να τους βοηθήσουμε να βγούνε από τη φτώχεια.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Понятно, что мы должны помочь им выбраться из бедности.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Ясно е, че имаме задължение да им помогнем да ги извадим от бедността.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.ברור שיש לנו אחריות לסייע להם להתרומם מהעוני.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.بالتأكيد علينا مسئولية للمساعدة فى إلتقاتهم من الفقر.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.責任があることは明らかです 我々には成長の余地を作り出す
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.E elegant, genul de băiat care ar ieşi în oraş cu o doamnă.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Hij heeft klasse, de soort van kerel die met een gepaste dame uit zou gaan.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Je nóbl, ten typ kluka co chodí ven s poøádnou dívkou.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Ông là sang trọng, các loại guy những người muốn được đi chơi với một phụ nữ thích hợp.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Pravi kavalir je, takšen ki gre ven s primerno punco.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Tiene clase, es un chico que saldría con una dama.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.Είναι φινετσάτος, ο τύπος του άντρα που θα έβγαινε έξω με μια κυρία.
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Ikke at fejre ham Men at bringe hans forbrydelse til lyset
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Inte för att fira honom Men för att få sitt brott mot ljuset
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Không để chào mừng anh ta Nhưng để mang lại cho tội ác của mình để ánh sáng
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Não para glorificá-lo Mas para expor os seus crimes
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Ne abychom ho oslavovali, ale abychom jeho zločiny vynesli na světlo.
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Nem azért, hogy ünnepeljük őt, hanem hogy a bűntetteit napvilágra hozzuk.
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.- nie po to, by go czcić, ale by wyciągnąć jego zbrodnie na światło dzienne.
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Niet om te vieren hem
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Non per celebrarlo
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Nu pentru a sărbători-l Dar, pentru a aduce lumina crima lui
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için. Ve buna, bu yıl başlıyoruz.Que se tomó este tipo de decisión, porque las personas así lo demandaron
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.לא כדי לחגוג אותו כדי להביא את פשעיו לאור
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.ليس للاحتفال به لكن لنحضر جرائمه للنور
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.彼の犯罪を明るみにするために。 今年、それを始める。
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Bạn phải đưa nó vào một cái tên lửa.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Dovete mandarcelo con un razzo.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Il faut une fusée.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.In een raket.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Man muss es in einer Rakete hochbringen.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Musíte ho tam vynést v raketě.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Musíte ju tam vyniesť v rakete.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Rakéta kell hozzá, de azok kicsik.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Se tiene que utilizar un cohete para subirlo.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.Trebuie să îl trimiţi acolo sus într-o rachetă.

İlgili Sayfalar