cıkarmak ile cümle
cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun patentini çıkarmak istemiyorum çünkü birisi gidip okuyabilir... ...ve her şeyi öğrenebilir.ربما تشعر بأنك لا تريد تسجيل براءة اختراع لأن المنافسين سوف يقرئونها وسيكتشفون السر،
Bunun patentini çıkarmak istemiyorum çünkü birisi gidip okuyabilir... ...ve her şeyi öğrenebilir.特許でなく企業秘密とします 金庫に入れて守るということです
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.가장 좋은 방법은 양변에서 6을 빼는 것입니다
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.A legjobb mód erre az, ha mindkét oldalból kivonjuk a 6-ot.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Mejor resta 6 de ambos lados.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Melhor subtrair 6 de ambos os lados.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Najlepiej odjąć 6 od obu stron.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Najlepšie to urobíme tak, že odčítame 6 od oboch strán.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Nejlépe to provedeme tak, že odečteme 6 z obou stran.
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.Най-лесният начин да го направим е като извадим 6 от двете
Bunu yapmanın en iyi yolu iki taraftan da 6 çıkarmak.両辺から6を引くと
Bunu yapmanın en kolay yolu bu şeyi denklemin her iki tarafından da çıkarmaktır.E o jeito mais fácil que nós podemos fazer isso é subitraindo essa coisa dos dois lados da equação
Bunu yapmanın en kolay yolu bu şeyi denklemin her iki tarafından da çıkarmaktır.제일 쉬운 방법은 이것을 양변에서 빼주는 방법이죠
Bunu yapmanın en kolay yolu bu şeyi denklemin her iki tarafından da çıkarmaktır.وابسط طريقة يمكن فعلها هي ان نطرح هذا من طرفي المعدلة
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Ahí está mi Halcón esculpido en Sculpey, un poco gastado porque lo tuve que sacar del molde.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Aici e Şoimul din plastilină parţial distrus pentru că a trebuit să îl scot din matriţă.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.C'è il mio, in qualche modo rovinato, Falcone di Scupley, perché ho dovuto tirarlo fuori dalla forma.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Có bản hơi bị hỏng chim ưng Schulpey, vì tôi lấy nó ra khỏi khuôn đúc.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Daar is mijn ietwat gedeukte valk van klei. Ik moest hem uit de mal halen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Dann mein Falke aus Sculpey-Modelliermasse, leicht lädiert, weil ich ihn wieder aus der Form kriegen musste.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Där är min hyfsat förstörda lerfalk, eftersom jag var tvungen att få ut den ur formen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Her er min beskadigede polyler-Falk, idet jeg skulle have den ud af støbeformen igen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Itt a kissé tönkrement agyag Sólyom, amit ki kellett szednem az öntőformából.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.여기 약간은 망쳐진 점토로된 매가 있습니다. 이걸 주형에서 빼내야 했기에, 여기 최초의 주물이 있습니다.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Lalu itu burung dari Sculpey yang agak rusak, karena saya harus mengeluarkannya dari cetakan.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Następnie Sokół z gliny, nieco zniszczony, bo wyciągany z formy.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Siellä on minun jokseenkin pilattu vahahaukkani, koska minun piti saada se ulos muotista.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Tam je moj nekoliko uničen glineni sokol, saj sem ga moral dobiti nazaj ven iz modela.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Temos o meu Falcão feito de Sculpey, meio estragado — tive de o tirar do molde.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Voici mon Faucon en Sculpey, abîmé parce-que j'ai dû le sortir du moule.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Εκεί είναι το κάπως χαλασμένο Γεράκι μου από Sculpey, επειδή έπρεπε να το βγάλω έξω από το καλούπι.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Слідом мій трохи зруйнований Сокіл з полімерної глини, тому що мені треба було його витягти з форми.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Това е моят донякъде съсипан сокол от "Скълпи", защото трябваше да си го взема обратно от калъпа.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Это мой чуть сломанный сокол из глины, потому что пришлось доставать его из формы.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.אחריו יש את העתק סקאלפי שנהרס. בגלל שהייתי צריך להוציא אותו מהתבנית. אחריו היציקה הראשונה שלי,
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.ويوجد الصقر خاصتي الذي نحت بطريقة ما لأنه توجب علي إسترجاعه من القالب. يوجد أول قوالبي،
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.型から取り出してあったんですよ その隣は樹脂で作ったもの さらに隣が自作の完全なレプリカ そして一番右がブロンズ像です
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun? Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.- Zakaj ste nas sploh poslali gor?
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun?Por que fez esta viagem?
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun?Защо си направи труда да пътуваш дотук?
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Bằng cách chỉ lấy ra một cây ở đây và ở đó chứ không phải là đốn hạ một vùng.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Ez, a szálaláshoz hasonlóan, csak itt-ott távolít el fát, nem úgy, mint a terület tarvágása.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...전체를 한꺼번에 벌목하는 대신에 여기 저기서 나무를 베는 것이죠.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...llamado "tala selectiva", quitando un árbol aquí y allá en lugar de talar por completo toda un área.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Man fällte einen Baum hier und da, anstatt ein ganzes Gebiet.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Menetelmä on harvennushakkuu: yksittäisiä puita kaadetaan avohakkuun sijasta.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...מורידים עץ פה ושם במקום לכרות למשעי איזור שלם.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...بحيث يقطعون شجره من هنا وهناك بدلا من قطع الشجر من مساحه واحده
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...選択して伐採する方法です 伐採の前後で
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Donc, ce que j'ai fait, j'ai enlevé la caméra...
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Então, removi ...
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Fogtam és kivettem a kamerából --
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Ich habe also die Kamera entfernt
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --제가 여기에 작업한 것은
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Lo que hice fue remover la cámara --
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Så, det jeg gjorde var at fjerne kameraet --
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Tôi đã tháo camera ra --
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak -- Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Ik haalde de camera eruit -- alle webcams hebben een microfoon in de camera.
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak -- Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Всё что я сделал — удалил камеру — во всех вебкамерах есть встроенный микрофон.
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --Webカメラにはマイクが入っているのですが