cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.El truco para disfrutar la vida... ...es aceptar que no tiene significado en absoluto.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Não, não, não sou. O truque é desfrutar a vida... aceitando que não tem sentido nenhum.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Nu. Nu, nu sunt. Şmecheria e să te bucuri de viaţă, acceptând că nu are niciun sens.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.كان يستمتع بحياته و لكن ليس لها معنى
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.저것은 미생물들의 분자들을 모방해서 필터에 내장시켜놓았습니다. 폐수에서 금속을 얻기 위함이죠.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.Sie ahmen Moleküle von Mikroben nach und bauen sie in Filter ein um Abfallflüsse zu nutzen.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.שמטמיעה חיקויים של מולקולות של מיקרובים על גבי פילטרים על מנת לכרות מתוך זרמי פסולת.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.والتي تغرس ما يشبه الميكروبات على مصافي لاستخراج المعادن من مجاري الفضلات.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.廃水から金属採取を実現しています グリーン・ケミストリー は水の中の化学です
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, gerçek babanı temize çıkarmak için mi?Az apánk egy börtönviselt ember volt. Őt elárulod, hogy aztán tisztázdhasd az igazi apád nevét!
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, gerçek babanı temize çıkarmak için mi?وهكذا يمكنك القول ان ابي كان مجرم سابق وان والدك بريء؟
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?Az apánk egy börtönviselt ember volt. Őt elárulod, hogy tisztázhasd az igazi apádat ért alaptalan vádakat!
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?Για να πεις ότι ο μπαμπάς μου ήταν πρώην κατάδικος και να αποδείξεις ότι ο αληθινός σου πατέρας ήταν αθώος;
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?لذا يمكنك ان تقولي ان ابي مجرم سابق...ووالدك بريئ؟
Babanızın adını temize çıkarmak istediğinizi söylediniz, değil mi?Azt mondta, hogy tisztázni akarja az apja nevét.
Babanızın adını temize çıkarmak istediğinizi söylediniz, değil mi?Vous avez dit vouloir restaurer le nom de votre père.
Babanızın adını temize çıkarmak istediğinizi söylediniz, değil mi?Είπατε ότι θέλατε να ξεκαθαρίσετε το όνομα του πατέρα σας, έτσι δεν είναι;
Babanızın adını temize çıkarmak istediğinizi söylediniz, değil mi?قلت انك تريدين تحسين سمعة والدك اليس كذلك؟
Bana kalırsa bu çok kolay. Dinin tamamını bu şekilde gözden çıkarmak çok kolay.Ale já myslím, že je to příliš snadné takhle odmítnout náboženství vůbec.
Bana kalırsa bu çok kolay. Dinin tamamını bu şekilde gözden çıkarmak çok kolay.Сейчас же мне кажется, что это слишком просто отвергать все, что заложено в религии.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Cioè, non vengono rimosse, restano ancora in circolazione.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.En otras palabras, no se quitan de la circulación - sino que siguen circulando por el sistema.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Jinými slovy, nejsou staženy z oběhu - stále v systému obíhají.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Más szavakkal nem kerülnek ki a körforgásból -- továbbra is a rendszerben forognak tovább.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Med andra ord tas de inte bort från pengaflödet - de är fortfarande i omlopp i penningsystemet.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Noutras palavras, não saem de circulação - continuam a circular no sistema
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Toisin sanoen niitä ei poisteta kierrosta - ne kiertävät yhä systeemissä.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.Με άλλα λόγια, αν δεν αφαιρεθεί από την κυκλοφορία - ακόμα κυκλοφορεί μέσω του συστήματος.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.לא מוצאות מתוך מלאי הכסף הקיים - הן עדיין מועברות בתוך מחזור התפוצה של הכסף.
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."A może wykorzystam inne części ciała?
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Jag kanske kan använda andra kroppsdelar för att skapa fler ljud."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."우리 몸을 이용해서 또 다른 소리를 만들 수도 있겠지"
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Magari posso usare altre parti del corpo per creare dei suoni in più".
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Misschien kan ik andere delen van mijn lichaam gebruiken om extra geluid te maken."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Možná můžu další zvuky vyloudit jinou částí svého těla."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Možno môžem použiť ďalšie časti môjho tela, aby som vytvorila zvuky."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Peut-être puis-je utiliser d'autres parties de mon corps pour créer plus de sons."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Poate ma pot folosi de celelalte parti ale trupului sa creez sunete noi."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Talán a testem egyéb részeivel is tudnék hangokat képezni."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Talvez possa usar outras partes do corpo para criar sons extra.
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Tal vez pueda utilizar las otras partes de mi cuerpo para crear sonidos extra."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Vielleicht kann ich andere Teile meines Körpers benutzen, um weitere Klänge zu erzeugen
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Може би бих могла да използвам други части от тялото си да създам допълнителен звук."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Может я могу использовать другие части моего тела, чтобы создать больше звуков."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Може я можу використати інші частини мого тіла, щоб створити більше звуків."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."אולי אני יכולה להשתמש בחלקי גוף אחרים ליצור עוד צלילים."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."ربما أستطيع إستخدام جزء آخر من جسدي لعمل أصوات إضافية."
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."誰も違う叩き方をしなかったですね
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.그녀는 자신의 집으로. '나는대로 5 시에 공원에서 운전한다 그녀가 그를 떠나 평소처럼 '고 말했다.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Aku akan mengemudi di taman di lima sebagai biasa, "katanya saat dia meninggalkan suaminya.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Będę jazdy w parku w pięciu, jak zwykle, "powiedziała, jak zostawiła go.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Budem sa riadiť v parku na päť ako zvyčajne, "povedala, keď ho opustila.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Budu se řídit v parku na pět jako obvykle, "řekla, když ho opustila.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Én a meghajtó ki a park öt, mint megszokott, "mondta a lány elhagyta őt.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.'Eu expulsar no parque às cinco como usual ", disse ela, enquanto ela o deixou.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Ich werde fahren in den Park an fünf als üblich ", sagte sie, als sie ihn verließ.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.'Ik zal uit rijden in het park op vijf als gebruikelijk, "zei ze terwijl ze hem verlaten.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.'Io cacciare nel parco di cinque come al solito, 'disse lei lo lasciò.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."I se conduce în parc, la cinci ca de obicei ", a spus ca ea la parasit.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi."Jag skall köra ut i parken vid fem som vanligt, sa hon när hon lämnade honom.

İlgili Sayfalar