Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Life is about daring greatly, about being in the arena.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Asta-i important în viaţă, să acţionezi cu mult curaj, să fii în arenă.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Daar gaat het leven over, over grootse moed, over in de arena staan.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Das ist, um was es im Leben geht, wagemutig zu sein, in der Arena zu sein.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.De eso va la vida, de atreverse mucho, de estar en el ruedo.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Det är det som livet går ut på; att våga, att vara i arenan.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Det er, hvad livet handler om, om at have stort mod, om at være i arenaen.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Đó chính là những gì về cuộc sống, về việc dám mạo hiểm ra sao. về việc ở trên đấu trường.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.É isso que a vida é, é ousar grandemente, é estar na arena.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Elämä on suuresti uskaltamista, läsnä olemista
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.È questa la vita, accettare le sfide, scendere nell'arena.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Erről szól az élet, hogy vitézül törjünk előre mintha küzdőtéren lennénk.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.그것이 삶인 거죠. 대담하게 용기를 내는 것 , 경기장 안에 있는 것 말입니다.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.O to jde v životě, o velkolepou odvahu, o to být v aréně.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.O tom je život, o tom robiť veci trúfalo úžasne, o tom byť v aréne.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Voilà ce qu'est la vie, " Oser avec audace ", être dans l'arène.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.V življenju se gre za to, da si upamo več, da stopimo v areno.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.W życiu liczy się wielka odwaga, bycie na arenie. W życiu liczy się wielka odwaga, bycie na arenie.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Αυτό είναι η ζωή για μένα. Να τολμάς πολύ να είσαι στην αρένα.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.В этом суть жизни — отважиться на достойный поступок, быть на арене.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Животът е за това, да бъдеш изключително дързък, да бъдеш на арената.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Життя саме про це, про великі поривання, про перебування на арені.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.זהו טיבם של החיים: אומץ ללא-שיעור, להימצא בתוך הזירה.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.هذا هو مضمون الحياة، الجرأة المذهلة، أن تكون في الميدان.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.これこそが人生の意義です 競技場に向い 入口に手をかけて こう考えます
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.A chceme, pre seba a ľudí, na ktorých nám záleží, a s ktorými pracujeme, aby sa odvážili ísť do toho.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.A prostě chceme pro sebe a pro lidi, na kterých nám záleží, a pro lidi, se kterými pracujeme, velkou odvahu.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.Ja itsemme takia, sekä rakkaidemme että työkavereidemme takia haluamme uskaltaa, suuresti.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.그리고 우리는 우리 자신과 우리가 아끼는 사람들과 우리와 함께 일하는 이들이
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.Şi vrem, pentru noi şi pentru cei pe care-i iubim şi pentru cei cu care lucrăm să îndrăznească.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.We willen dat wijzelf, de mensen om wie we geven en de mensen met wie we werken grootse moed tonen.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.Y sólo queremos, para nosotros y para los nuestros y para la gente con la que trabajamos, una gran osadía.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.И просто искаме, за нас, за хората, на които държим, за хората, с които работим, да са величаво дръзки.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.І ми просто хочемо, щоб ми, наші близькі і рідні, люди, з якими ми працюємо, прагнули досягнень.
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.וכל שאנו רוצים, בעבור עצמנו, בעבור האנשים שיקרים לנו ובעבור האנשים שעובדים איתנו,
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.نريد فقط، لأنفسنا وللناس الذين نهتم بهم والأشخاص الذين نعمل معهم،
Ve istediğimiz sadece, kendimiz ve sevdiklerimiz ve beraber çalıştıklarımız için, fazlasıyla cüret etmek.自分が気にかける人や 一緒に働く人のために 果敢に挑みたいだけなのです