Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.In één zin is onze focus verlegd van John naar Mary.
Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.한 문장에서 우리의 초점이 존에서 메리로 바뀌었고,
Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.Nasza uwaga została skierowana od Johna do Mary,
Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.העתקנו את תשומת הלב שלנו מג'ון למרי,
Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.لقد حولنا تركيزنا في جملة واحدة من جون لماري،
Odak noktamız John'ken, bir cümlede Mary oluverdi.ジョンは文末に近づいて
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.즉, 높이 = 밑변 - 4 입니다
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.Takže výška je rovna základna minus 4. To nám říká první věta.
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.Więc wysokość jest równa polu podstawy pomniejszonemu o 4 (cale). To właśnie mówi nam pierwsze zdanie.
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.Височината е равна на основата минус 4. Това е, което ни казва първото изречение.
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.Отже, висота дорівнює: h = b - 4.
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.اذاً الارتفاع = القاعدة - 4، هذا ما تخبرنا به الجملة الاولى
O zaman Yükseklik=Taban-4 İlk cümlede bize verilen bu.三角形の面積は 30平方 インチです。 半分の底辺*高さが 30 平方インチです。
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ihr wisst bereits genug um mir zu sagen was falsch ist an dieser Behauptung?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?이미 저에게 말할 수 있을 정도로 충분히 알고 계십니다. 이 말이 무슨 문제가 있을까요?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Sami już znacie odpowiedź.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ya saben lo suficiente como para responder cuál es el error en esta afirmación.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ξέρετε αρκετά για να μου απαντήσετε -- πού είναι το λάθος σε αυτή τη δήλωση;
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ви вже достатньо знаєте, аби мені відповісти - що не так із цим твердженням?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Вы уже знаете достаточно, чтобы указать, что тут не так.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?אתם כבר יודעים מספיק כדי לומר. מה שגוי בהצהרה הזו?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?أنتم تعلمون ما يكفي لتجيبوني. ما الخطأ في تلك العبارة؟
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Alles in einem Satz, Ha Ni, du bist der Grund warum ich lebe!
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Att säga med en mening, Ha Ni, du är orsaken varför jag lever.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Če to povem z enim stavkom, Ha Ni, si ti razlog, zakaj živim.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Kortom, Ha Ni, je bent de reden dat ik leef.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Krótko mówiąc, Ha Ni, jesteś powodem, dla którego żyję.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Nói tóm lại một câu, Ha Ni à, cậu là lý do sống của mình.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Per farla breve, Ha Ni, tu sei la ragione per cui vivo.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Pour le dire en une phrase, Ha Ni, tu es ma raison de vivre.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Sa spun intr-o propozitie, Ha Ni, tu esti motivul pentru care traiesc.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Secara singkat, Ha Ni, kau adalah alasan aku untuk hidup.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Να στο πω με μια πρόταση, Χα Νι, είσαι ο λόγος της ύπαρξης μου.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..Если сказать одним предложением, Ха Ни, ты моя причина жить.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..במשפט אחד, הא ני, את הסיבה שאני חי.
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..لكي أصيغ كل هذا في جملة واحدة, ها ني, أنتِ السبب الذي أعيش من أجله
Tek bir cümlede özetlersek... HaNi.. Sen yaşama sebebimsin..ありがとう
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.A harmadik mondatnál már folytak a könnyei.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.À la troisième phrase, elle était en larmes.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Alla terza frase era in lacrime.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.À terceira frase, estava em lágrimas.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Beim dritten Satz weinte sie.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Bij de derde zin begon ze te huilen.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Da hun nåede til tredje sætning, tudede hun.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.En la tercera frase ya estaba llorando.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.세 번째 줄을 읽으면서 그녀는 울고 있었습니다.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.La a treia frază era cu ochii în lacrimi.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Pri tretej vete sa rozplakala.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Przy trzecim rozpłakała się.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Sampai di kalimat ketiga, dia menangis.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Trước khi đọc câu thứ 3, cô ấy đã khóc
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.U třetí věty už jí tekly slzy.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Vid den tredje meningen så grät hon.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.Στην τρίτη πρόταση, είχε δακρύσει.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.До трето изречение, се беше разплакала.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.К третьему предложению она была в слезах.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.במשפט השלישי ירדו לה דמעות.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.و عند الجملة الثالثة بدأت المرأة بالبكاء.
Üçüncü cümlede, gözyaşları içindeydi.私も涙が出ました
Yani buradaki cümlede verileni burada çizdik.Den her sætning er altså det her.