En yaygın karotenoidler likopen ve A vitamininin öncülü olan β-karotendir.Karotenoid yang paling biasa ditemukan di alam adalah likopena dan β-karotena.
Bazen B17 vitamini adıyla da satılmaktadır.Maka itu juga sering orang kekurangan Vitamin B9.
Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Dưa vàng cũng là nguồn vitamin C dồi dào.
Pauling ve Cameron yaptıkları çalışmaları Kanser ve C Vitamini adlı eserde topladı.Pauling và Cameron đã cho những bệnh nhân ung thư giai đoạn cuối sử dụng Vitamin C 10 g/ngày.
C vitamini (askorbik asid), insanlar için zorunlu bir besindir.Vitamin A là một chất dinh dưỡng thiết yếu cho con người.
Bazen B17 vitamini adıyla da satılmaktadır.かつてはビタミンB7とも呼ばれた。
Meyvesi yüksek oranda C vitaminine sahiptir.果実はビタミンCが高い。
Adi kadıntuzluğunun meyvesinde C vitamininden başka, diğer önemli maddeler de vardır.食材としての大根はビタミンC以外に目立った栄養はない。
1966 yılında Irwin Stone, her gün alınan C vitamininin vücudu soğuk algınlığına karşı koruduğunu keşfetti.1966年にポーリングは生化学者のアーウィン・ストーンから高用量ビタミンCの概念を知り、風邪の予防のために毎日数グラムのビタミンを摂り始めた。
C vitamini açısından oldukça zengindir.ビタミンCに富む。
D - D vitaminine isim vermiştir.ビタミンD2とも呼ばれる。
Beden bu vitamini 30 yıla kadar saklayabilir.鰹節を削って30年のベテラン。
A vitamini bazen zehirlenmeye neden olabilir.過去の影響から、しばしば毒を吐くことがある。
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.照射陽光的洋菇會大幅提高其維生素D含量。
100 gramında 43.9 miligram C vitamini var.每100克西蘭花就含有89.2毫克的維他命C。
Ayrıca onlar C Vitamini(asorbik asit) içerirler.현수(玄水)는 승려들이 술을 일컫는 용어이다.
C vitamini bulunur.비타민 C가 풍부하다.
C vitamini için taze limon yedim.나는 비타민C 섭취를 위해 신선한 레몬을 먹었다.
Bu araştırmasını 1970 yılında C vitamini ve soğuk algınlığı başlığı ile yayımladı.בשנת 1970 הוא כתב את רב-המכר "ויטמין סי וההצטננות".
C vitamini nezlenin süresini kısaltabilir.עם זאת, ייתכן שצריכת ויטמין C יכולה להפחית את משך ההצטננות.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.בריברי (Beriberi) היא מחלה מטבולית הנגרמת כתוצאה מחוסר בוויטמין B1 (תיאמין).
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.צפדינה היא מחלה הנגרמת ממחסור חמור בוויטמין C (חומצה אסקורבית).
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Ежедневният прием на 1500 mg витамин C намалява риска от развиване на подагра с 45%.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Изглежда консумацията на кафе, витамин C и млечни продукти, както и добрата физическа форма намаляват риска.
En çok C vitamini içerir.Съдържа най-много витамин С, който улеснява храносмилането.
E vitamininin benzerleri de iyi antioksidanlardır.Съдържащият се в тях витамин Е е важен антиоксидант.
B vitamini ise pek azdır.Nedostatak vitamina B6 je vrlo rijedak.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Što je veća tolerancija crijeva to više vitamina C možemo podnijeti.
Kolekalsiferol, bir tür D vitaminidir.Vitamín B je komplex niekoľkých vitamínov.
Retinal, A vitamininin birçok vitamerinden biridir.Retinol patrí do skupiny vitamínov rozpustných v tukoch.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Skorbut je choroba spôsobená nedostatkom vitamínu C v potrave.
E vitamininin benzerleri de iyi antioksidanlardır.Vitamín E sa považuje za účinný antioxidant.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Če se dnevno užije 1,500 mg vitamina C, se tveganje za protin zmanjša za 45 %.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Kava, vitamin C, mlečni proizvodi in telesna dejavnost zmanjšujejo tveganje.
C vitamini (askorbik asid), insanlar için zorunlu bir besindir.Askorbinska kislina (vitamin C) je esencialni vitamin za človeški organizem.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.Beribêri je bolezen, ki prizadene živčevje in srce in jo povzroči pomanjkanje vitamina B1 (tiamina).
E vitamini aynı zamanda pişirmeye ve sıcağa dayanıklıdır, böylece pişirilme esnasında tahrip olmazlar.Tj. odporni so na toploto, torej jih kuhanje in pečenje ne uniči.
Meyveleri C vitamini yönünden son derece zengin olup reçel, marmelat, jöle vs. yapımında da kullanılır.Plod je znan po visoki vsebnosti vitamina C in se uporablja za pripravo čaja in marmelade.
Bazen B17 vitamini adıyla da satılmaktadır.Toksinai Laetrile ir amigdalinas kartais vadinami Vitaminu B17.
Niyasin, Nikotinik asit veya B3 vitamini suda çözünür bir vitamindir.Niacinas (nikotino rūgštis ar vitaminas B3) – vandenyje tirpstantis B grupės vitaminas.
Yaraların iyileşmesi için K vitamini gereklidir.Šių pragulų gydymui būtinas chirurginis žaizdos išvalymas.
Sigara içenlerde A vitamini eksikliği ile amfizem arasında bir ilişki bulunmuştur.Cukrus prieš tai pamirkomas absente ir padegamas.
İlk keşfedilen B vitaminidir.Jose pasigamina pirmieji vitamino D metabolitai.
En çok C vitamini içerir.Jam priskiriamas vitamino C išgavimas.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Kuo greičiau bulvės išverda, tuo daugiau jose lieka vitaminų.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Skorbutas – liga, kurią sukelia vitamino C trūkumas.
Bir başka bilim adamı Paul Karrer'le hemen hemen aynı zamanlarda B2 vitamininin bileşimini açıkladı.Enam-vähem samal ajal Paul Karreriga (1935) teatas ta B2-vitamiini struktuuri kindlaks määramisest.
Ortalama 9 liçi meyvesi bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.Keskmiselt 9 vilja katavad täiskasvanud inimese C-vitamiinivajaduse.
B12 vitamini emilimi için gereklidir.TC II on B12-vitamiini põhiline kudedesse transportija.
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...A pele mais clara, permitiu aos os seus corpos produzir vitamina D suficiente...
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Een lichtere tint stelde hun lichaam in staat om voldoende vitamine D te produceren ..
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Ein heller Teint ermöglichte ihren Körpern ausreichend Vitamin D...
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Jaśniejsza cera umożliwiła ich ciałom produkcję wystarczającej ilości witaminy D. ..
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu... Kollarınızı uzatın.Una tez más clara permitió a sus cuerpos producir suficiente vitamina D.
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu... Kollarınızı uzatın.腕を伸ばしてみよう。身体の中心から指先までが、
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...kulit yang lebih tipis memungkinkan tubuh mereka untuk menghasilkan vitamin D yang cukup. ..
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...O piele mai albă i-a făcut capabili să producă suficientă vitamină D.
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Svetlejša polt je njihovim telesom omogočala dovoljšnjo proizvodnjo vitamina D...
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Světlejší pleť jim umožnila vyrábět dostatek vitamínu D...
Açık renkli tenleri sayesinde vücutları yeterli miktarda D vitamini üretebiliyordu...Una carnagione più leggera abilitato loro corpi per produrre sufficiente vitamina d....