buzdolabını ile cümle

buzdolabını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Buzdolabını merdivenlerden yukarı sürüklediler.They lugged the refrigerator up the stairs.
Buzdolabının kapağını açtığımda, bir elma düştü.When I opened the door of the refrigerator, an apple fell out.
Buzdolabını açınca etin çürümüş olduğunu fark ettim.Opening the refrigerator, I noticed the meat had spoiled.
Tom silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.Tom hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.
Tom buzdolabını açtı.Tom opened the refrigerator.
Buzdolabını açtığımda, etin bozulduğunu gördüm.When I opened the refrigerator, I noticed the meat had spoiled.
Ben buzdolabını temizledim.I cleaned out the fridge.
Tom buzdolabını tamir ediyor.Tom is fixing the refrigerator.
Tom buzdolabını onarıyor.Tom is fixing the refrigerator.
Ben bu buzdolabını onaramam.I cannot repair this refrigerator.
Ona buzdolabını tamir ettiğimi söyle.Tell her that I am repairing the refrigerator.
Ben buzdolabını tamir etmek zorundayım.I have to repair the refrigerator.
Yumurtaları buzdolabının dışında tutabilir misin?Can you keep the eggs outside the fridge?
Tom buzdolabını açtı ve içkisi için biraz buz aldı.Tom opened the freezer and got some ice for his drink.
Tom buzdolabını açtı ve süt çıkardı.Tom opened the fridge and took out the milk.
Dolap buzdolabının yanındadır.The cupboard is near the fridge.
Tom buzdolabını açtı ve şişelerinden birini çıkardı.Tom opened the refrigerator and took out one of the bottles.
Tom buzdolabını açtı ve dondurmayı çıkardı.Tom opened the freezer and got out the ice cream.
Tom buzdolabını açtı ve içine baktı.Tom opened his refrigerator and looked inside.
Bak! buzdolabının dışında bir hamamböceği var! Hızlı bir şey yap!Look! There's a cockroach besides the fridge! Do something quick!
Tom eski buzdolabını Mary'ye sattı.Tom sold his old refrigerator to Mary.
Tom buzdolabının içine uzandı ve bir şişe bira çıkardı.Tom reached into the fridge and pulled out a bottle of beer.
Tom buzdolabını açtı ve bir kutu bira aldı.Tom opened the refrigerator and reached for a can of beer.
Tom Mary'ye bir takvim verdi ve o onu buzdolabının üstüne koydu.Tom gave Mary a calendar and she put it on her refrigerator.
Tom bir sincap mıknatısı aldı ve onu buzdolabının üstüne koydu.Tom bought a squirrel magnet and put it on the fridge.
Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.They gave me a hand to lift the fridge.
Tom mutfakta, buzdolabının önünde duruyor.Tom is in the kitchen, standing in front of the refrigerator.
Buzdolabının nesi var?What's wrong with the refrigerator?
Buzdolabının arkasını temizlemeyi unutma.Don't forget to clean behind the refrigerator.
Bu buzdolabının entegre buz ve su dağıtıcısı vardır.This refrigerator has an integrated ice and water dispenser.
Onun buzdolabını tamir etmesi gerekiyor.She needs to repair the refrigerator.
Buzdolabının kapısı açık.The refrigerator door is open.
Tom Mary'nin resmini buzdolabının üstüne koydu.Tom put Mary's drawing on the refrigerator.
Buzdolabının altında bir kertenkele var.There's a lizard under the refrigerator.
Tom buzdolabını açtı ve bir bira çıkardı.Tom opened the fridge and took out a beer.
Tom yiyecek bir şey aramak için buzdolabını açtı.Tom opened the refrigerator, looking for something to eat.
Buzdolabının arkasına sıkıştım, yardım yollayın.I'm trapped behind the refrigerator. Send help.
Buzdolabının arkasında mahsur kaldım, yardım yollayın.I'm trapped behind the refrigerator. Send help.
Buzdolabının altında su var.There is water underneath the fridge.
Kalkın ve gece yarısı buzdolabının çıkardığı sesleri dinleyin.Get up and listen to the hum of the fridge in the middle of night
Lütfen başkasının buzdolabını karıştırmayı kes.Please shut the door of someone else's refrigerator.
Bir diğer seti de buzdolabınıza bantlayın.Tape a set to your refrigerator.
Yani dünyanın en soğuk bölgesinde bir buzdolabının içinde çalışıyorlar.So, in the coldest place on Earth, they work inside a refrigerator.
Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.Den Kühlschrank wegzuschieben war sehr mühsam.
Buzdolabının kapısını ayağıyla kapattı.Cerró la puerta del frigorífico con el pie.
Buzdolabını açınca etin çürümüş olduğunu fark ettim.Открыв холодильник, я заметил, что мясо испортилось.
Onların buzdolabını çözemedim.Я не разбирал их холодильник.
Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.Было очень трудно сдвинуть холодильник с места.
Buzdolabının dışında veya yalıtım malzemesinin içinde saklı olarak yer almaktadır.من الأفضل الاحتفاظ به في الثلاجة (الزجاجة غير المفتوحة).
Kardeşim Tom, her zaman olduğu gibi buzdolabını karıştırıyor.Tom, mijn broer, is alwéér in de koelkast aan het kijken, zoals altijd.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler powala psychopatę na ziemię i zabija go drzwiami od lodówki.
Bir buzdolabını raflarıyla birlikte kolayca yiyebilir.Lubi odpoczywać mając w zasięgu pełną lodówkę.
Buzdolabının mucidi olarak tanınır.Kylskåp räknas som en vitvara.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler shodí dědečka na zem a opakovaně mu skřípne hlavu mezi ledničku a zabije jej.
Buzdolabının içindeki ısıyı dışarı taşımak için kullanılan akışkan maddelerdir.Potřebné skupenské teplo odebírá z vnitřku ledničky.
Bir buzdolabını raflarıyla birlikte kolayca yiyebilir.Jak poznáte, že vaše lednice umí sama odmrazit?.
Buzdolabının mucidi olarak tanınır.Tủ lạnh là một thiết bị làm mát.
Buzdolabının dışında veya yalıtım malzemesinin içinde saklı olarak yer almaktadır.가정용 냉동고는 냉장고 안에 별도의 칸막이로 포함되어 있거나 별도의 제품으로 나오는 경우도 있다.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler spravi dedka na tla in mu zmečka glavo z vrati hladilnika.
Avukatlarınızın arabalarında bir set bulundurmasını sağlayın. Bir diğer seti de buzdolabınıza bantlayın.Jednu verziu dajte splnomocnencom do auta, ďalšiu si prilepte na chladničku.

İlgili Sayfalar