Ana içeriğe geç
Sözlük

buz ile cümle

buz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
2018 Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası kadrosudur.Campeonato Mundial de Hockey sobre Hielo Masculino de 2018.
Buz suyun katı halidir.El hielo, estado sólido del agua.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
Soğuk içilir ve içine buz atılabilir.Se toma bien frío, con hielo.
Axel, artistik buz pateninde bulunan bir atlayış.Bracket, elemento del patinaje artístico sobre hielo.
1965), buz hokeyi oyuncusu.1952), jugador de hockey sobre hielo.
Genç buzultaşlarından oluşan doğudaki tepelerde, çok sayıda göl vardır.En el fondo de los numerosos glaciares de montaña hay muchos lagos.
Uluslararası Buz Pateni Federasyonu (ISU).Unión Internacional de Patinaje sobre Hielo (ISU).
Tüm buzullar Alpler üzerinde bulunur.Esta especie se encuentra en los Alpes.
2000 Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası için inşa edilmiş ve 2000 yılında açılmıştır.Fue construido para el Campeonato Mundial de Hockey de 2000, y fue inaugurado en 1999.
Sürekli etrafa buzlar dağıtır.Se suelen registrar heladas.
8 Şubat 1977) Rus buz patencisi.La gripe rusa de 1977.
Tüm yapıları buza gömülmüştür.Todas las cabañas estaban enterradas en la nieve.
Sicilyalı aktör Lando Buzzanca (d.Otros intérpretes: Lando Buzzanca.
Çıkan sonuca göre buzul alanında yaklaşık %25 oranında bir gerileme söz konusu olmuştur.Por lo tanto, en promedio, alrededor del 25% del tráfico desapareció.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.40% de la isla está cubierta de glaciares.
Rotational Lift - Kaldıran partner bir yönde dönerken buz üzerinde hareket eder.Elevaciones rotacionales: El patinador sobre el hielo debe girar en un sentido mientras se traslada.
Bu istasyonlar kaya ya da buz üzerine inşa edilmişlerdir.La tierra aquí está dominada por la roca y el hielo.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
17 Kasım 1973) Rus buz patenci ve buz pateni koçu.Diciembre de 1976. Power Man and Iron Fist.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Luego se llena el vaso con hielo hasta el borde.
Kış vaktinde, donmuş olan gölet Buz pateni için popüler bir merkezdir.En el invierno el lago se congela, siendo un lugar popular para practicar patinaje sobre hielo.
Buz Savaşçıları saldırıya hazırlanır.Las plantas vecinas se preparan para el ataque.
Bu yüzden buz, suyun dibine batmayıp su üstünde yüzer.De ahí que el hielo, más frío que el agua, flote sobre ella.
Bu buzul dönemleri, buzul arası dönemlerle birbirinden ayrılmış durumdadır.Todavía encontramos estos fenómenos al margen de los glaciares actuales.
Son buzul dönemi de yaklaşık 10,000 yıl önce sona ermiştir.La última glaciación terminó hace unos 11 000 años.
Buz katmanının kalınlığı 400 m'yi bulur.El anillo de hielo tiene un recorrido de 400 m.
Romanda yağmur, soğuk ve buzlu bir 24 saat tasvir edilir.Las 24 horas de la juerga transcurren en invierno, durante una jornada de lluvia, frío y helada.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.La mayor parte del año la bahía está cubierta por el hielo.
Karadeniz Gölü: Çeymakçur buzul vadisinde yer almaktadır.Cold Seed: Una fábrica de almacén en medio de la nieve.
Bu bölge kısmen bir buz çölüdür.Región: Aparentemente Desierto de Hielo.
Curve Lift - Kaldıran partner buz üzerinde kavis (curve) çizerek kayar.Elevaciones en curva: describen una línea curva sobre el hielo.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.Sólo uno de sus jinetes fue mostrado, que fue el Hombre de Hielo.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Dejar enfriar sobre una rejilla.
Ateşe karşı buz savaşı Catnip!Gashinko partido de hielo y fuego !!
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Su glaciar es la fuente de agua para la población de las provincias ecuatorianas de Bolívar y Chimborazo.
Birikme bölgesinden taşınan buza eş miktarda buzun eriyerek kaybolduğu yerde oluşur.Éste se produce cuando el glaciar entero se desplaza sobre el terreno en el que se encuentra.
1929'da Sir Hubert Wilkins havadan buzla kaplı bir şekli burada gördüğünü açıklar.La isla no fue reconocida como tal por sir George Hubert Wilkins en 1929, al estar recubierta por el hielo.
Dağın yamaçlarını Balmaceda ve Serrano buzulları örter.Tres serranitas le lloran al pie del monte serrano.
Buz güneşte erir.Il ghiaccio si scioglie al sole.
Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.Tom prese del succo d'arancia dal frigo.
Elin buz gibi.La tua mano è fredda come il ghiaccio.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Dopo che questi è stato riacceso, la Terra venne alterata dalla magia diffusasi su essa.
Ama ilk katmandan ötesini, buzun içini, göremiyorlar.Ma non riesce a vedere aldilà del primo strato, all'interno del ghiaccio".
Küçük Buz Devri boyunca dünya yüksek volkanik aktivite yaşamıştır.Durante la piccola era glaciale il mondo sperimentò un aumento dell'attività vulcanica.
EPP MEP ve Polonya eski başbakanı Jerzy Buzek, onu "yeri doldurulamaz" olarak nitelendirdi.Jerzy Buzek, eurodeputato del PPE ed ex primo ministro polacco, lo ha definito "insostituibile".
Kariyeri 2001 yılında BZRK Records'un başındaki Dj Buzz Fuzz'a bir demo kaydı göndermesinden sonra başladı.La carriera del DJ inizia nel 2000, quando manda una demo a DJ Buzz Fuzz, capo della BZRK Records.
Son buzul çağı boyunca buzlanma ve insanoğlunun doğuşu Avrupa faunasının yayılmasını etkiledi.La più recente glaciazione e la presenza dell'uomo, hanno influenzato la distribuzione della fauna europea.
Wagner buz patenine Eagle River, Alaska'da 5 yaşında başlamıştır.Ashley Wagner ha iniziato a pattinare all'età di cinque anni ad Eagle River, in Alaska.
Bazı varyantlarda (Solero Ice örneğinde olduğu gibi) dış kısım bir buzlu meyveye benzerdi.In alcune varianti (come nel caso del Solero Ice) la parte esterna era simile a quella di un ghiacciolo.
Buzz'a, yerini Google+'a bırakarak, 2011 yılı Aralık ayında son verildi.Buzz è stato cessato nel dicembre 2011 a favore di Google+.
Bu ekosistemlerin devamılığı, bu ekozonun paylaşılmış buzul çağının sonucudur.La continuità degli ecosistemi è collegata dalla comune storia glaciale di queste ecozone.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.L'applicazione di ghiaccio, per la durata di 20-30 minuti più volte al giorno, può far diminuire il dolore.
Son buzul ilerlemesi en yüksek genişlemesine yaklaşık günümüzden 18,000 yıl önce erişmiştir.La massima estensione della glaciazione avvenne approssimativamente 18.000 anni fa.
Servis edilmeden önce gazoz ve buz eklenir.Prima di servire bisogna aggiungere il ghiaccio.
Bu da buzul dalgasına uğrayan buzulların neden bazı bölgelerde toplandıklarını açıklar.Questo spiega perché i ghiacciai soggetti a surge tendono a raggrupparsi in alcune aree.
En ünlü filmleri, Buz Devri ve Robotlar'dır.È noto per i film L'era glaciale e Robots.
Jordan ve Zach adlı iki oğlu da profesyonel buz hokeyi oyuncusudur.I due figli di Parisé, Jordan e Zach, diventarono anch'essi giocatori professionisti di hockey su ghiaccio.
Antarktik buz örtüsü dünya üzerindeki en büyük buz kütlesidir.La calotta glaciale antartica è la più grande massa singola di ghiaccio della Terra.
G. camelopardalis yaklaşık 1 milyon yıl önce Buzul Çağı sırasında Afrika'nın doğusunda ortaya çıkmıştır.G. camelopardalis fece la sua comparsa circa 1 milione di anni fa in Africa orientale durante il Pleistocene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod