buyurun ile cümle

buyurun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.여호와께서 말씀하신즉 황충과 무수한 메뚜기가 이르러
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Ngài phán , bèn có châu_chấu , Và cào_cào bay đến vô_số ,
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Ngài phán, bèn có châu chấu, Và cào cào bay đến vô số,
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Op Zijn woord kwamen er sprinkhanen over het land; ontelbaar.
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Povedal, a prišly kobylky a chrústi v množstve bez počtu.
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Rekel je, in prišle so kobilice in hrošči, in to brez števila,
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Řekl, i přišly kobylky a chroustů nesčíslné množství.
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Rzekł, a przyszła szaraócza, i chrząszczów niezliczone mnóstwo;
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Szólt és támada sáska, és megszámlálhatatlan cserebogár.
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Ειπε, και ηλθεν ακρις, και βρουχος αναριθμητος
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.Рече, та дойдоха скакалци И безчислени гъсеници,
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.אמר ויבא ארבה וילק ואין מספר׃
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.‎امر فجاء الجراد وغوغاء بلا عدد
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.他 說 一 聲 、 就 有 蝗 蟲 螞 蚱 上 來 、 不 計 其 數
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.他 說一聲 、 就 有 蝗蟲螞蚱 上來 、 不 計其數
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.(104:31) Он сказал, и пришли разные насекомые, скнипы во все пределыих.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Atas perintah Allah datanglah lalat-lalat, dan nyamuk-nyamuk berkerumun di seluruh negeri
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Diede un ordine e le mosche vennero a sciami e le zanzare in tutto il loro paese
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.El a zis, şi au venit muşte otrăvitoare, păduchi pe tot ţinutul lor.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Ele falou, e vieram enxames de moscas em todo o seu têrmo.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Er sprach: da kam Ungeziefer, Stechmücken in all ihr Gebiet.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.God zei dat er steekvliegen zouden komen en het hele land wemelde ervan. Geen plek ontkwam aan de muggen.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Habló, y llegaron enjambres de moscas y piojos en todo su territorio
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Han bjöd, och flugsvärmar kommo, mygg i hela deras land.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Hän käski, ja paarmoja tuli ja sääskiä koko heidän alueellensa.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.han talede, så kom der Bremser og Myg i alt deres Land;
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Han talte, og det kom fluesvermer, mygg innen hele deres landemerke.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Il dit, et parurent les mouches venimeuses, Les poux sur tout leur territoire.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.여호와께서 말씀 하신즉 파리떼가 오며 저희 사경에 이가 생겼도다
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Ngài phán , bèn có ruồi mòng bay đến , Và muỗi trong các bờ_cõi chúng_nó .
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Ngài phán, bèn có ruồi mòng bay đến, Và muỗi trong các bờ cõi chúng nó.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Povedal, a prišla smes žížaly, vši vo všetkých ich krajoch.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Rekel je, in prišle so pasje muhe, komarji na vso njih pokrajino.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Řekl, i přišla směsice žížal, a stěnice na všecky končiny jejich.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Rzekł, a przyszła rozmaita mucha, i mszyce we wszystkich granicach ich.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Szólt, és támadának legyek és szúnyogok minden õ határukon.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Ειπε, και ηλθε κυνομυια, και σκνιπες εις παντα τα ορια αυτων.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Той рече, и дойдоха рояци мухи, И въшки по всичките им предели.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.אמר ויבא ערב כנים בכל גבולם׃
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.‎أمر فجاء الذبان والبعوض في كل تخومهم‎.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.他 說 一 聲 、 紳 蠅 就 成 群 而 來 、 並 有 虱 子 進 入 他 們 四 境
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.他 說一聲 、 紳蠅 就 成群 而 來 、 並有 虱子 進入 他 們 四 境
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.A la hora del banquete envió a su siervo para decir a los invitados: "Venid, porque ya está preparado.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.A l`heure du souper, il envoya son serviteur dire aux conviés: Venez, car tout est déjà prêt.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.All'ora della cena, mandò il suo servo a dire agli invitati: Venite, è pronto
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.A v hodinu večere poslal svojho sluhu, aby povedal pozvaným: Poďte, lebo je už všetko hotové.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.És elküldé szolgáját a vacsora idején, hogy megmondja a hivatalosoknak: Jertek el, mert immár minden kész!
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.E � hora da ceia mandou o seu servo dizer aos convidados: vinde, porque tudo já está preparado.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.In pošlje hlapca svojega ob uri večerje, naj reče povabljencem: Pridite, ker je že vse pripravljeno!
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.I posłał sługę swego w godzinę wieczerzy, żeby rzekł zaproszonym: Pójdźcie! bo już wszystko gotowe.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.I poslal služebníka svého v hodinu večeře, aby řekl pozvaným: Pojďte, nebo již připraveno jest všecko.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.Ja illallisajan tullessa hän lähetti palvelijansa sanomaan kutsutuille: `Tulkaa, sillä kaikki on jo valmiina`.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.Khi đến giờ ăn , sai đầy_tớ mình đi nói với những kẻ được mời rằng : Hãy đến , mọi sự đã sẵn rồi .
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.Khi đến giờ ăn, sai đầy tớ mình đi nói với những kẻ được mời rằng: Hãy đến, mọi sự đã sẵn rồi.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.잔치할 시간에 그 청하였던 자들에게 종을 보내어 가로되 오소서 모든 것이 준비되었나이다 하매
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.La ceasul cinei, a trimes pe robul său să spună celor poftiţi: ,Veniţi, căci iată că toate sînt gata.`
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.Og han udsendte sin Tjener på Nadverens Time for at sige til de budne: Kommer! thi nu er det beredt.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.Toen alles klaar was, stuurde hij zijn knecht bij hen langs om te zeggen dat ze konden komen.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.А Той му рече: Някой си човек даде голяма вечеря и покани мнозина.
Şölen saati gelince davetlilere, ‹Buyurun, her şey hazır› diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.и когда наступило время ужина, послал раба своего сказать званым: идите, ибо уже все готово.
İlgili Sayfalar