Ana içeriğe geç
Sözlük

bush ile cümle

bush kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında, George Bush ve Tony Blair, bunları yaparken çok eğleniyorlar.Всъщност Джордж Буш и Тони Блеър се забавляват страхотно по време на всичко това.
Aslında, George Bush ve Tony Blair, bunları yaparken çok eğleniyorlar.И что Джордж Буш и Тони Блэр на самом деле наслаждаются жизнью во время всего этого.
Aslında, George Bush ve Tony Blair, bunları yaparken çok eğleniyorlar.ולמעשה ג'רוג' בוש וטוני בליר מאוד נהנים במהלך כל זה.
Aslında, George Bush ve Tony Blair, bunları yaparken çok eğleniyorlar.وفي الحقيقة توني بلير و جورج بوش يستمتعون للغاية و هم يفعلون ذلك
Aslında, George Bush ve Tony Blair, bunları yaparken çok eğleniyorlar.この最中ずっと楽しんでいたのです
Baba George Bush'un emrettiği.조지 부시에 의해 명령된 것이죠.
Baba George Bush'un emrettiği.שקבע ג'ורג' בוש האב,
Baba George Bush'un emrettiği.بأمر جورج بوش الأب
Baba George Bush'un emrettiği.その判決では2人の警官は 刑務所行きでしたが
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?George Bush bijvoorbeeld - hij is geen blijvertje, niet?
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?George Bush... il va s'en aller, vous savez?
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi? Hayat, gitmeyecek.내말은, 조지 부시-- 그는 곧 사라지겠죠, 그렇죠? 생명은 그렇지 않아요.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi? Hayat, gitmeyecek.Εννοώ, ο Τζωρτζ Μπους -- αυτός θα φύγει, σωστά; Η ζωή δεν πρόκειται.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi? Hayat, gitmeyecek.אני מתכוון, ג'ורג' בוש -- הוא יילך מתי שהוא, נכון? אבל החיים לא.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi? Hayat, gitmeyecek.أعني, جورج بوش--سيذهب يوماً ما, صحيح ؟ لكن الحياة باقيه.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi? Hayat, gitmeyecek.人間が生存しようがしまいが
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Me refiero a que George Bush -- él se va ir, ¿bueno?
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Taki George Bush - kiedyś odejdzie.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Voglio dire... George Bush prima o poi se ne andrà, giusto?
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Vreau să spun .. George Bush -- o să dispară la un moment dat, nu ?
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Искам да кажа, Джордж Буш - той ще си отиде.
Bahsettiğim şey, George Bush -- önünde sonunda gidecek, değil mi?Я имею ввиду, Джордж Буш когда-то уйдет.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Básicamente se reduce a la planta de energía nuclear de Bushehr y a la planta de enriquecimiento de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Ca se réduit en gros à la centrale nucléaire de Bushehr et à l'usine d'enrichissement d'uranium de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.De fapt se reduce la centrala nucleară Bushehr și la instalația de îmbogățirea a uraniului din Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kan faktisk koges ned til Bushehr atomkraftværket og til brændselsberigelsesfabrikken i Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kokar praktiskt taget ned till Bushehrs kärnkraftverk och Natanz bränsleanriktningsfabrik.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Im Grunde läuft es hinaus auf das Buschehr Atomkraftwerk und auf die Urananreicherungsanlage in Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Kemungkinannya tinggal PLTN Bushehr dan pusat pengayaan Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.기본적으로 부시르 핵발전소와 나탄즈 연료 농축 공장으로 압축시킬 수 있습니다.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Natanz 燃料濃縮プラントに 落ち着きます。 それで、アシスタントに言いました、
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praktycznie wszystko ogranicza się do elektrowni atomowej w Buszehr i ośrodka wzbogacania paliwa w Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praticamente ci si riduce alla centrale elettrica di Bushehr e alla centrale di arricchimento di Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Resume-se apenas à central nuclear de Bushehr e à central de enriquecimento de combustíveis de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Rõ ràng chỉ có nhà máy điện hạt nhân Bushehr và cơ sở làm giàu thanh nhiên liệu Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Tulajdonképpen csak a bushehri atomerőműről és a natanzi üzemanyagdúsítóról lehet szó.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.В кінці-кінців все зводиться до атомної електростанції в Бушері та до заводу по збагаченню урану в Натанзі.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Всё сводится в итоге к ядерной электростанции в Бушере и к заводу по обогащению урана в Натанзе.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.По същество това се свежда до атомната електроцентрала Бушер и до завода в Натанц за горивно обогатяване.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.זה בעיקרון מצטמצם לכור הגרעיני בבושהר ולמפעל העשרת הדלק הגרעיני בנתנז.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.وفي النهاية قلصت الاهداف المحتملة الى مجمع بوشهر النووي ومركز تخصيب اليورانيوم في " نتناز "
Başkan, bu borç için Başkan Bush'u suçlamayı çok seviyor.Pero el Presidente Obama ha creado una mayor deuda en 4 años que su predecesor hizo en 8.
Başkan Bush, çok farklı bir zamanda, çok farklı bir yol seyretti.Und Präsident Bush hat eine sehr unterschiedliche
"Başkan Bush'un özgürlük acendasının bir parçası" olduğunu söyledi.</i>Det här var helt enkelt en del av president Bushs frihetsagenda.
"Başkan Bush'un özgürlük acendasının bir parçası" olduğunu söyledi.</i>"Ez része Bush elnök felszabadító tervének."
"Başkan Bush'un özgürlük acendasının bir parçası" olduğunu söyledi.</i>"שזה היה חלק מ"מצע החירות .של הנשיא בוש
"Başkan Bush'un özgürlük acendasının bir parçası" olduğunu söyledi.</i>私は明確にしたいのです
Başkan Bush ve ben farklı kişileriz ve içinde bulunduğumuz zaman dilimi de farklı.Präsident Bush und ich sind--sind verschiedene Menschen und diese sind verschiedene Zeiten und That\'92s
Baţkan Bush, Patriot Yasasý'ndan faydalanarakAnh ấy không muốn nói về điều đó.
Baţkan Bush, Patriot Yasasý'ndan faydalanarakPrezident Bush použil The Patriot Act k vytvoření tzv.
Baţkan Bush, Patriot Yasasý'ndan faydalanarak[استخدم الرئيس بوش "قانون باتريوت" [قانون الطوارئ
Baţkan Bush, Patriot Yasasý'ndan faydalanarak今私の目前にあるこの法律は、昨今のテロリストによる 新しい現実と脅威を考慮に入れている。
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:A resposta de Mr.Bush foi infame.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Bushs Antwort ist berüchtigt.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Herr Bushs svar har blivit ökänt.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Het antwoord van Mr. Bush is berucht geworden.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Het antwoord van Mr. Bush is ondertussen berucht.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Jawaban Bush menjadi terkenal.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:Jeho odpověď se stala nechvalně známou.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:당시 부시의 대답은 악명을 떨치게 됩니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod