Ana içeriğe geç
Sözlük

burslu ile cümle

burslu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
42
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Chẳng hạn, một vài người ở đây đi học với học bổng nhờ vào Sputnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.De exemplu, unii din această sală au mers la şcoală ca bursieri datorită Sputnik-ului.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Například někteří, někteři, kteři jsou teď zde, dostali stipendia díky Sputniku.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Napríklad, niektorí v tejto sále dostali štipendium na výšku vďaka Sputniku.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Na primer, nekateri med vami ste odšli v šolo in dobili štipendijo zaradi Sputnika.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Niektórzy z was mogli iść do szkoły dzięki stypendiom, dzięki Sputnikowi.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Par exemple, certains ici ont obtenu des bourses d'étude à cause de Spoutnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Például néhányan itt a teremben ösztöndíjjal jártak iskolába a Szputnyik miatt.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Por ejemplo, algunos de los presentes fueron becados a la universidad gracias al Sputnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Sebagai contoh, beberapa orang di ruangan ini mendapat beasiswa karena Sputnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Till exempel, en del av er i detta rum gick i skola på stipendier på grund av Sputnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Zo kregen sommigen hier bijvoorbeeld een studiebeurs dankzij Sputnik.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Zum Beispiel werden einige Personen in diesem Raum dank Sputnik mit einem Stipendium zur Schule gegangen sein.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Για παράδειγμα, κάποιοι σε αυτό το δωμάτιο πήγαν στο σχολείο με υποτροφίες εξαιτίας του Σπούτνικ.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Наприклад, деякі люди в цій кімнаті пішли в школу здобувати знання завдяки Супутнику.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Например, некоторые люди в этой комнате пошли в школу за знаниями благодаря Спутнику.
Örneğin, bu odada bulunan kişilerden bazıları Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Например, някои хора в тази зала са учили със стипендия благодарение на Спутник.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Az elnökünk jóindulatúan vizsgálta az esetet, és úgy döntött, hogy egy speciális ösztöndíjas diák leszel!
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Chủ tịch Shin Hwa muốn đích thân mời con đến để làm học sinh của trường Shin - Hwa
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!De voorzitter van ShinHwa wilt je persoonlijk aannemen als student van ShinHwa.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Die Präsidentin von Shin-Hwa persönlich hat dafür gesorgt, dass du aufgenommen wirst.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Direktorica se je odločila da te sprejmejo kot posebnega dijaka s štipendijo.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Johtaja haluaa sinun osallistuvan erikoisstipendillä!
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!널 이쁘게 봐주신 회장님께서 특별 장학생으로 받아주신대
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!La Présidente de Shin-Hwa veut personnellement te prendre comme élève de l'école Shin-Hwa !
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!La presidente ti vede con un occhio favorevole, ha deciso di accettarti come una studentessa speciale
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Predsedkyňa na teba pozerá s obdivom, a rozhodla sa ťa prijať na školu ako špeciálneho študenta.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Presedintele Shin-Hwa doreste sa te ia ca student bursier al scolii !
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Presidenten av Shin Hwa vill personligen ta dig in som en Shin Hwa student!
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Presidenten som så dine fantastiske evner, har besluttet at acceptere dig som en speciel person.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Ředitelka se rozhodla přijmout tě jako studentku se speciálním stipendiem.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!To pani prezes zdecydowała przyjąc cię do Shin-Hwa na specjalnych warunkach.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Η Διευθύντια σε συμπάθησε και αποφάσισε να σε δεχθεί με υποτροφία.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Педседателят който гледа на теб благосклонно реши да те приеме като по-специална.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!Ты произвела впечатление на Директора.
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!مديرة المدرسه لتظهر امتنانها لكى قررت اعطائك منحه دراسيه مميزه لديهم
-Sana övgüyle bakan başkan, seni burslu öğrenci olarak okula kabul etmeye karar verdi!是非とも入学してくださいだって!
-SENİ KABUL ETMEYE KARAR VERDİ. -Burslu öğrenci mi?Úgy döntött befogad téged! ösztöndíjas diák?
Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.Alcuni di noi hanno ricevuto un'istruzione grazie allo Sputnik.
Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.몇몇 학교에는 장학금이 돌아가기도 했습니다.
Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.בעקבות ספוטניק.
Sputnik sayesinde okula burslu gittiler.工学や数学、科学を筆頭に、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod