Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Als je nu in iemands neus kijkt, is de kans klein dat je daar zoiets vindt.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Ed è giusto dire che se guardate il naso di qualcuno verosimilmente non vedrete niente che assomigli a questo.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Ha bekémlelünk egy ember orrába, nyilván semmi ilyesfélét nem látunk ott benn!
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.그런데 사람들의 코안에서 이런 장비를 볼 가능성은 희박하다고 봐야겠지요.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Podemos decir que si miras por la nariz de alguien no vas a ver nada que se parezca a esto.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Przyznam, że w żadnym nosie niczego takiego nie znajdziemy.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Şi e corect să spunem că dacă privim în nasul cuiva e improbabil să vezi ceva similar.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Và đúng là nếu nhìn lên mũi của người khác các bạn sẽ không thể thấy thứ gì giống cái này.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Και μπορώ να πω ότι αν κοιτάξετε μέσα στη μύτη κάποιου, μάλλον δεν θα δείτε κάτι που να μοιάζει με αυτό.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.И е честно да се каже, че ако погледнеш в нечий нос, не е вероятно да видиш нищо подобно на това.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Честно говоря, если вы осмотрите человеческий нос, вы не сможете там найти что-либо вроде этого.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.והגיוני לומר שאם תסתכלו באף של מישהו כנראה שלא תראו משהו דומה לזה.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.ومن الإنصاف القول أنه إن نظرنا داخل أنف أحدهم من غير المرجح أن نرى ما يشبه هذا.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.こんなようなものはないに決まっています これがこの説の主な難点です
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndü Ve burnunun parmağını bir kenara atma,A naplnil všechny punčochy, pak se s trhnutím, , A kterým prstem vedle nosu,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndü Ve burnunun parmağını bir kenara atma,A naplnil všetky pančuchy, potom sa s trhnutím, , A ktorým prstom vedľa nosa,
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Är det mitt koncept att vara uppskäftig?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Czy to właśnie moje założenie, żeby być wścibską?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Est-ce que c'est mon truc d'être une fouineuse ?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Hogy ez az elvem-e hogy fecsegjek?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Ini konsepku untuk menjadi tukang ikut campur?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Is het mijn concept een bemoeial te zijn?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Ist es mein Konzept mich einzumischen?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Je moj concept da sem radovedna?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Je mojím úmyslom pchať nos do všetkého?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Je to moje koncepce, být vlezlá?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Khái niệm của tôi là không biết thân phận àh?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Onko tapanani olla utelias?
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Я лезу в чужие дела?
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Az ő arca volt, mint a rózsa, az orra, mint egy cseresznye;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hänen poskensa olivat kuin ruusut, hänen nenä kuin kirsikka;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hans kinder var som roser, hans næse som et kirsebær;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hans kinder var som rosor, hans näsa som ett körsbär;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jego policzki jak róże, nos jak wiśnia;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jeho tváre boli ako ruže, nos ako čerešne;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jeho tváře byly jako růže, nos jako třešně;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;그의 뺨을 벚꽃처럼 코, 장미 같았어요;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Le sue guance erano come le rose, il suo naso come una ciliegia;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Má của ông đã được như hoa hồng, mũi giống như một anh đào;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Njegova lica so bila, kot so vrtnice, nosu, kot češnja;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Obrajii lui erau ca nişte trandafiri, nasul ca o cireaşă;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Pipinya seperti mawar, hidungnya seperti ceri;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Seine Wangen waren wie Rosen, seine Nase wie eine Kirsche;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Ses joues étaient comme des roses, son nez comme une cerise;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Suas bochechas eram como rosas, seu nariz como uma cereja;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Sus mejillas eran como las rosas, su nariz como una cereza;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Zijn wangen waren als rozen, zijn neus als een kers;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Μάγουλά του ήταν όπως τα τριαντάφυλλα, η μύτη του όπως ένα κεράσι?
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Бузите му са като рози, носа му като череша;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Его щеки были, как розы, нос, как вишня;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Його щоки були, як троянди, ніс, як вишня;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;לחייו היו כמו ורדים, אפו כמו דובדבן;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;彼のひょうきんな小さな口は、弓のように策定された
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Atât de aproape în spatele unor promontoriu se afla Leviathan imens pentru a participa la prada lor,
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Begitu dekat tanjung belakang beberapa Kebohongan Leviathan besar untuk menghadiri mangsanya,
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Così vicino dietro qualche promontorio giacciono Il Leviatano enorme di frequentare la loro preda,
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Donc pas loin derrière se trouvent quelque promontoire Le Léviathan énormes pour assister à leur proie,
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"그래서 그들의 먹이를 참석하는 거대한 리워야단 거짓말을 몇 가지 곶 뒤에 닫기
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Niin lähellä takana jotkut niemekkeen valhe valtava Leviathan osallistua saaliinsa,
"Yani, bazı burnun arkasında avlarını katılmak için büyük bir Leviathan yalan yakın"Olyan közel mögött hegyfokon fekszik a hatalmas Leviathan, hogy részt vegyen a zsákmányt,