Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Jadi ada benang merah dari sesuatu yang saya kira layak.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.제가 적절하다고 생각하는 것을 논의하는 것도 있죠.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Mais là-dedans, il y a quelque chose qui ne me semble pas faux.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Mówi więc o czymś z czym się zgodzę.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.R&Dに対して出資されている資金の少なさです
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Tem uma linha de pensamento sobre uma coisa que eu julgo ser apropriado.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Và rồi, có một nguy cơ về thứ gì đó mà tôi nghĩ rằng hợp lý.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Y entonces allí hay un hilo de algo que creo que es apropiado.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Υπάρχει μια σωστή σειρά.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.Аргумент в пользу НИОКР, я считаю, совершенно уместен.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.І ось це, на мою думку, вартує уваги.
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.ויש שרשור של משהו שהוא ראוי
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.ولذا فإن هناك خيط لشئ ما أو تواصل أعتقد أنه صحيح.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Ce aş dori să vă spun e că noi nu vedem umbră, şi nu vedem nici lumină.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Chciałbym zwrócić uwagę, że nie widzimy cienia, nie widzimy również światła.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.E ciò che vorrei dirvi è che non vediamo l'ombra, ma nemmeno la luce.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.És azt szeretném hozzáfűzni, hogy nem látjuk az árnyékot, se a fényt.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Et je voudrais vous dire que si nous ne voyons pas l'ombre et que nous ne voyons pas non plus la lumière.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.제가 여러분에게 말하고 싶은 것은 우리는 그림자나 빛을 보는 것이 아니란 것입니다.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Quero dizer-vos que não vemos a sombra e também não vemos a luz.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Und was ich ihnen sagen möchte, ist, dass wir den Schatten nicht sehen und das Licht auch nicht.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Và điều tôi muốn nói đó là ta không thấy bóng tối, và ta cũng không thấy ánh sáng.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Wat ik jullie wil vertellen is dat we geen schaduw zien, en ook geen licht.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Y lo que me gustaría decirles es que no vemos la sombra, ni vemos la luz tampoco.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.И това, което бих изкал да ви кажа е, че ние нито виждаме сянка, нито светлина.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.Я хочу сказать, мы не видим ни тень, ни свет.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.מה שאני רוצה להגיד תחילה זה שאנו לא רואים צל, ואנו גם לא רואים אור.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.و الذي أود أن أخبركم إياه هو أننا لا نرى الظل, ولا نرى النور أيضاً.
Burda cebimde birkaç parçası var.Eu tenho algumas das peças no meu bolso.
Burda anlatmak istediğim şey gölgeleri ve ışığı görmediğimizdir.人間は影や光は見えていないということなのです 光の源は見えます
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Acestea sunt mama și mătușa mea învățând-o pe Donna să meargă pe bicicletă.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Đây là mẹ tôi và dì tôi đang dạy cho Donna cách lái xe đạp.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Dit zijn mijn moeder en tante die Donna leren fietsen.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Esta es mi madre y tía enseñando a Donna cómo montar en bicicleta.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.저의 어머니와 숙모님이 도나에게 자전거 타는 법을 알려주고 있네요.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Moja mama i ciocia uczą Donnę jeździć na rowerze.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Queste sono mia madre e mia zia che insegnano a Donna come andare in bicicletta.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Tohle je moje matka a teta, jak učí Donnu jezdit na kole.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Voici ma mère et ma tante qui montrent à Donna comment faire du vélo.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Моя мама и тётя учат Донну кататься на велосипеде.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Това е майка ми и леля ми учейки Дона да кара колело.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.זו אימי ודודה מלמדים את דונה איך לרכב על אופניים.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.ها هي أمي وخالتي يعلمان دونا كيفية ركوب العجلة.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.アイスクリームを食べるドナ
Burda artı 3 var, yani +3.Nous avons ce plus 3.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.A tady je plus minus, a když si máme jedno z toho vybrat, musíme se vrátit zpátky k počáteční podmínce.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.E ha un segno di più o meno, e se dobbiamo sceglierne uno torniamo alla condizione iniziale.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.I jest tu plus minus, gdybyśmy mieli wybrać jedną z możliwości, musielibyśmy wrócić do warunku początkowego.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.그리고 여기에 플러스 마이너스가 있으므로, 만약 우리가 둘중 하나를 택해야 한다면 초기조건으로 돌아갑니다.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.Y tiene más o menos aquí, y si tenemos que escoger uno de los dos, íbamos de vuelta a la condición inicial.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.Имаме +/- тук, и ако трябва да изберем едно от двете, ще се върнем към началното условие.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.ויש לזה פלוס מינוס כאן, ואם אנו צריכים לבחור אחד
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.ولها زائد أو ناقص هنا، وإذا كان لدينا لاختيار واحد من الاثنين، وسوف نعود إلى حالته الأولية.
Burda artı ya da eksi var ve birini seçmemiz gerekirse başlangıç koşuluna dönmemiz gerekir.初期状態により決定します。 初期状態により決定します。
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması.A fő problémánk itt olyan, mint az AIDS.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması.이런 종류의 문제 중에 AIDS와 같은 중요한 것도 있죠.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması.El problema principal que tenemos aquí es algo como el SIDA.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması.Główny nasz problem jest podobny do AIDS.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması. Hatayı şimdi yaparsınız ama bedelini çok sonra ödersiniz.Man macht den Fehler jetzt, und man zahlt dafür sehr viel später.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması. Hatayı şimdi yaparsınız ama bedelini çok sonra ödersiniz.Правиш грешката сега, а плащаш за нея много по-късно.