Bunun ne demek olduğunu bilmiyorum.I don't know what that means.
Bunun niçin ya da nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly how or why that happened.
Bunun ne kadar süreceğini bilmiyorum.I don't know how long it'll take.
Ben bunun ne kadar süreceğini bilmiyorum.I don't know how long this'll take.
Bunun tekrar nasıl olduğunu bilmiyorum.I don't know how this happened again.
Bununla nasıl ilgileneceğimi bilmiyorum.I don't know how to deal with this.
Bunun nasıl kullanıldığını bilmiyorum.I don't know how to handle this.
Bunun bir şey ifade edip etmediğini bilmiyorum.I don't know if that means anything.
Bunun iyi bir fikir olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's a good idea.
Bunun akıllıca olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's wise or not.
Bunun ne hakkında olduğunu bilmiyorum.I don't know what that's all about.
Bununla ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do with this.
Bunun ne anlama geldiğini gerçekten bilmiyorum.I don't really know what that means.
Bunun nasıl senin işlerinden herhangi biri olduğunu anlamıyorum.I don't see how that is any of your business.
Bunun ne gibi bir faydası olacak, anlamadım.I don't see how that would help.
Bunun ne gibi bir fark yaratacağını anlamış değilim.I don't see how this changes anything.
Bunun üstünde adını görmüyorum.I don't see your name on it.
Bunun hakkında bir şey bildiğini sanmıyorum.I don't suppose you know anything about this.
Bunun çok iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.I don't think it's a very good idea.
Bunun bir kurt olduğunu sanmıyorum.I don't think it's a wolf.
Bunun benim işlerimden biri olduğunu sanmıyorum.I don't think it's any of my business.
Bunun, hakkında endişelenmemiz gereken bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think it's anything we need to worry about.
Bunun tehlikeli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's dangerous.
Bunun senin hatan olduğunu sanmıyorum.I don't think it's your fault.
Bunun komik olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think that's funny at all.
Bunun Tom'la konuşmak için iyi bir zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is a good time to talk to Tom.
Bunun senin için olduğunu sanmıyorum.I don't think this is for you.
Bunun işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think this is going to work.
Bunun Tom'la konuşmak için en iyi zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is the best time to talk to Tom.
Bunun doğru olan olduğunu sanmıyorum.I don't think this is the right one.
Bunun Tom'un şemsiyesi olduğunu sanmıyorum.I don't think this is Tom's umbrella.
Tom'un bununla ilgili bize yardım edebileceğini sanmıyorum.I don't think Tom can help us with this.
Ben bunun nasıl meydana geldiğini anlamıyorum.I don't understand how this could have happened.
Şimdi bununla ilgilenmek istemiyorum.I don't want to deal with this right now.
Bunun hakkında duymak istemiyorum.I don't want to know about this.
Bunun hakkında seninle konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you about this.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bunun üzerine baklayı ağzından çıkardı.Thereupon he let the cat out of the bag.
Bunun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about this.
Bunun olacağına dair bir önsezim vardı.I had a premonition that this would happen.
Bunun doğru seçim olup olmadığı konusunda şüphelerim vardı.I had my doubts about whether that was the right choice.
Bununla bir ilgim yoktu.I had nothing to do with this.
Sana bunun hakkında bir şey söylemeyi planlamamıştım.I hadn't planned to tell you anything about this.
O bunun için hayatını riske attı.She risked her life for it.
Bunun için hayatını riske attı.He risked his life for it.
Bunun için hayatlarını tehlikeye attılar.They risked their lives for it.
Bunun ne anlama geldiği hakkında fikrim yok.I have no idea what this means.
Bunun için düşecek kadar aptal değilim.I'm not stupid enough to fall for that.
Bunun ne tür bir oyun olduğunu düşünüyorsun?What kind of game do you think this is?
Bununla ilgili büyük bir sorunum var.I have a big problem with that.
Bunun hakkında komik bir duygum var.I have a funny feeling about this.
Bunun hakkında olumlu hissediyorum.I have a good feeling about this.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Bununla kesinlikle bir problemim yok.I have absolutely no problem with that.
Bunun gibi bir şeyin olabileceğini her zaman biliyordum.I've always known something like this might happen.
Bunun üzerinde denemeler yapıyorum.I've been experimenting with that.
Son zamanlarda bununla başım dertte.I've been having trouble with that lately.
Bana bunun sessiz bir kasaba olduğu söylendi.I've been told this is a quiet town.
Bütün sabah bunun olmasını bekledim durdum.I've been waiting all morning for this to happen.
Bunun için yıllardır bekliyorum.I've been waiting years for this.