Birileri buna el atmalı.Someone somewhere must care.
Buna Tom mu sebep oldu?Did Tom cause this?
Kesinlikle buna bir bak.Definitely check this out.
Her şey buna bağlıdır.Everything depends on this.
Onlar bunalımlıydı.They were depressed.
O bunaltıcıydı.That was depressing.
O bunaltıcı mı?Is that depressing?
Biz buna Avustralya'da sahip değiliz.We don't have this in Australia.
Artık buna sahip değiliz.We don't have that anymore.
Buna kefil olabilirim.I can guarantee it.
Ben oldukça bunalmıştım.I was pretty overwhelmed.
Buna gerçekten ihtiyacımız vardı.We really needed that.
Gerçekten buna ihtiyacımız vardı.We really needed it.
Gerçekten buna ihtiyacımız var.We really need it.
Tom'un buna ihtiyacı olabilir.Tom might need it.
Onlar buna karşı oy kullandı.They voted against it.
Tom buna karşı oy kullandı.Tom voted against it.
Herkes bunun için oy verdi. Hiç kimse buna karşı oy vermedi.Everyone voted for it. No one voted against it.
Ben buna tüm kalbimle katılıyorum.I whole-heartedly agree with this.
Ben buna bütün kalbimle katılıyorum.I agree with this wholeheartedly.
Onların buna izin vereceklerini sanmıyorum.I don't think they allow that.
Ben buna izin verildiğini sanmıyorum.I don't think that's allowed.
Buna artık kimin gücü yetebilir?Who can afford this anymore?
Tom'un parasının buna yetebileceğinden eminim.I'm sure Tom can afford it.
Tom buna katılır mı?Would Tom agree to this?
Tamamen buna katılıyorum.I totally agree on that.
Buna kızdın mı?Are you annoyed by this?
Buna gerçekten izin veriliyor mu?Is this really allowed?
Ben buna kesin bir biçimde karşıyım.I am firmly opposed to this.
Benim şahsen buna karşı hiçbir şeyim yok.I personally don't have anything against it.
Tüm kalbimle buna katılıyorum.I agree with all my heart.
Beni buna ikna edebilmen için daha iyisini yapman gerekecek.You're going to have to do better to convince me of that.
Tom buna gerçekten inanmıyor, değil mi?Tom doesn't really believe that, does he?
Tom aslında buna inanmıyordu, değil mi?Tom didn't actually believe that, did he?
Tom'un şimdi buna karar vermesi gerekmiyor.Tom doesn't need to decide that now.
Tom buna cevap vermek zorunda değil.Tom doesn't have to answer that.
Buna inanır mıydın?Would you have believed that?
Fransızcada buna ne denir?What's this called in French?
Gerçekten buna inanamadım.I really couldn't believe it.
Neredeyse buna inanamadım.I almost couldn't believe it.
Tom buna ihtiyaç duyacak.Tom is going to need this.
Ben buna hâlâ inanmıyordum.I still didn't believe it.
Biz sadece buna inanmıyoruz.We just don't believe it.
Tom'un buna dokunmasına izin verme.Don't let Tom touch this.
Tom buna bakmalı.Tom should look at this.
Buna geri döneceğiz.We'll get back to that.
Buna tekrar döneceğiz.We'll get back to that.
Tom'un buna ihtiyacı yok.Tom doesn't need this.
O buna değer miydi?Would it be worth it?
Hiç kimse buna inanmadı.No one believed that.
Tom buna sahip olamaz.Tom can't have this.
Tom'un buna ihtiyacı olacak.Tom will need this.
Tom şimdi buna sahip.Tom has it now.
Meryem Tom yüzünden bunalıma girdi.Mari got depressed due to Tom.
Sen buna alışacaksın.You will get used to it.
Buna stenografi denilir.This is called shorthand.
Buna kim inanacak?Who's going to believe that?
Tom bir öküz kadar güçlü ama buna rağmen bir korkak.Tom's as strong as an ox, yet nevertheless is a coward.
Buna daha fazla katlanamayız!We can't take it any more!
Buna daha fazla katlanamayacağım.I won't take this any longer.