bulunmama ile cümle
bulunmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğretmen Tom'un sık sık sınıfta bulunmamasından endişeliydi.The teacher was worried by Tom's frequent absence from class.
Toplantıda bulunmamasının nedeni budur.That is why he wasn't present at the meeting.
Rastgele beyanlarda bulunmamaya çalış.Try not to make random statements.
Dün berbat bir baş ağrım vardı. Bulunmama nedenim oydu.I had a bad headache yesterday. That was why I was absent.
Ben onun bugün bulunmama nedenini bilmiyorum.I don't know the reason he is absent today.
Onun konuşma şeklinde tonlama bulunmamaktadır.Intonation is absent in his way of speaking.
Bana onların bulunmama nedenini söyle.Tell me the reason why they are absent.
Tom Mary'nin bulunmama nedenini bilmiyor.Tom doesn't know the reason why Mary is absent.
Tom Mary'nin bugün bulunmama nedeni bilmiyor.Tom doesn't know the reason Mary is absent today.
Tatoeba'da hiçbir reklam bulunmamaktadır.There are no ads on Tatoeba.
Bu konuda yorumda bulunmamalıyım.I shouldn't comment on that.
Asla orada bulunmamam gerekirdi.I never should've been there.
Dağlarda Wi-Fi bulunmaması gerçekten rahatsız edicidir.It's really disturbing for not having Wi-Fi in the mountains.
Sami suçlamada bulunmamaya karar verdi.Sami decided not to press charges.
Kentimizde tramvay bulunmamakta.There are no trams in our town.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Joel and Ethan allowed me a certain contribution.
Bugün, Latin kilisesine ya da eski camiye ait çok fazla kalıntı bulunmamaktadır.Today very little remains of either the Latin church or the old mosque.
Ancak hangi bankanın soyulduğunu tanımlayacak bir bilgi bulunmamaktadır.However, there was insufficient information to identify which bank was being robbed.
Verdi'nin opera eserleri arasında başka hiçbirinin bu kadar çok çeşit versiyonu bulunmamaktadır.No other Verdi opera exists in so many versions.
Bununla birlikte, 30 Eylül 2011 itibarıyla, bu oyunlar artık iTunes Store'da bulunmamaktadır.However, as of September 30, 2011, these games are no longer available on the iTunes Store.
İkinci bakış devletin herhangi bir din ile herhangi bir biçimde ilişki içinde bulunmamasıdır.The second view insists that the state must not have any relation at all with any religion.
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.The original boundaries of the cemetery were unknown and there was no registry or map.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Murders, weapons, etc. must not occur.)
Dr Pepper Tayland, Kuzey Kore ve Sırbistan'da bulunmamaktadır.Dr Pepper is not available in Thailand, North Korea and Serbia.
Diğer kardeş hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.My brother will not know.
Duvarlar, 14 m yüksekliğindedir ve büyük bir dekorasyonu bulunmamaktadır.The walls were 14m high and had no major decorations.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.One major shortcoming of Entourage was its inability to handle complex HTML.
Herhangi bir standardın bulunmamasına karşın Vientiane şivesi de facto standardı olarak sayılır.No official standard exists, but the dialect of Vientiane is considered de facto official.
Widukind'in vaftiz sonrası veya ölümünden sonrası hakkında hiçbir çağdaş kaynak bulunmamaktadır.There are no contemporary sources about Widukind's life or death after his baptism.
Çoğunlukla oy veya karar bulunmamaktadır.There is no voting or decision by majority.
Premier League'de takım veya bireysel maaş sınırı bulunmamaktadır.There is no team or individual salary cap in the Premier League.
Ayrıca NoSQL'de olan shell düzeyi yaklaşımları da bulunmamaktadır.They also do not have the shell-level approach that NoSQL has.
Önceki yılların aksine, bu törende sunucu bulunmamaktadır.It holds for neither later nor earlier years”.
Li Tobler'in geçmişine ait çok fazla bilgi bulunmamaktadır.Not much is known of Li Tobler's early life.
Quadrupel'in bir bira türü olduğu konusunda uzlaşma bulunmamaktadır.There is little agreement on the status of Quadrupel as a beer style.
Dönüş hakkında hiç bilgi bulunmamaktadır.It is not known when he will return to racing.
2. aşama: Sürekli ilerlemektedir, kontrol edilmesi gereken hiçbir şey bulunmamaktadır.Stage 2: Steady progress, nothing factual to check.
21:11 Başrahip, ölü bir bedenle aynı çatı altında bulunmamalı Lev.21:11 The High Priest must not enter under the same roof as a corpse — Lev.
Henüz piyasada bulunmamasına rağmen müzeler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.It is not yet commercially available, but some museums are starting to use it.
1846 yılından öncesinden kalan kendisine ait çok fazla kişisel belge bulunmamaktadır.Very few of her personal documents remain from before 1846.
Kenya'da belirgin bir tek tip kültür tanımı bulunmamaktadır.Kenya has no single prominent culture that identifies it.
Köprülerin ne zaman inşa edildiklerini gösteren herhangi bir yazıt bulunmamaktadır.The bridges do not bear any inscription indicating when they were constructed.
1e uyarlaması henüz hiç uçurulmadı ve takvimde belirlenmiş bir uçuşu bulunmamaktadır.The 1e version has not yet been flown and is not currently scheduled to make a flight.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.He's learned nothing in the last 20 years.
Bölgenin Sauron'un gelişinden öncesindeki geçmişine dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.Nothing would be left for him in the world of Sauron.
Ülke genelinde zorunlu askerlik görevi bulunmamaktadır.We oppose any form of compulsory national service.
Ancak 1996'dan beri Avustralya'da margarinde hemen hemen hiç trans yağ bulunmamaktadır.However, margarine in Australia has been mostly free of trans fat since 1996.
14. yüzyıla ait bir bilgi bulunmamaktadır.No data are available for the 14th century.
Bu iki durum arasında bir çelişki bulunmamaktadır.He sees no contradiction between these two positions.
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.Today, the indigenous Berber Jewish community no longer exists in Morocco.
Ayrıca İngilizce Wikipedia'da da bu konu bulunmamaktadır!!I mean these guys can't even speak fucking English!"
Köprü hakkında antik dönemden kalma bilgiler bulunmamaktadır.No information on the bridge survives from ancient sources.
Kuzey ve Orta Asya'da 11 kültürel, 8 doğal miras alanı bulunmaktadır, karma alan bulunmamaktadır.In Northern and Central Asia, there are 11 cultural, 8 natural, and no mixed sites.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.There are no measures that alter this risk.
Buna karşın hisse senediyle (değerli kâğıt) borç silme (kapama/ödeme) hakkı bulunmamaktadır.There is no obligation laid on anyone to do anything except to pay the tax."
Bu bölgelerin bilinen herhangi bir ikinci ve üçüncü düzey alt bölümleri bulunmamaktadır.The special administrative regions do not have any known second- and third-level subdivisions.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.This village no longer exists.
Modern İngilizcede formel (morfolojik) bir vokatif hâl bulunmamaktadır.Modern English lacks a formal (morphological) vocative case.
Sovyetler Birliği'nin aksine, Romanya'da büyük bir yönetici elit kitlesi bulunmamaktaydı.Unlike the Soviet Union at the same time, Romania had not developed a large, privileged elite.
Şu an herhangi bir kulüple sözleşmesi bulunmamaktadır.There's no club identity at all now.