Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmam ile cümle

bulunmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Deniz kuvveti bulunmamaktadır.Udsejling af flåden må ikke finde sted.
Doğalgaz bulunmamaktadır.Naturen kan ikke omgøres.
İkinci bakış devletin herhangi bir din ile herhangi bir biçimde ilişki içinde bulunmamasıdır.Med hensyn til det tredje punkt kræver forfatteren, at staten slet ikke må blande sig i religionsstridigheder.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.Denne bygning findes ikke længere.
Ailenin aşırı dindar bulunmamasına rağmen, Paul İbranice ve Yahudi tarihi eğitimi aldı.Til tross for at familien ikke var spesielt religiøs studerte Paul hebraisk og jødisk historie.
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Det er generelt veldig lite som er kjent om Vermeer og hans arbeider.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Graven var i dårlig stand, og ikke alle delene av skjelettet ble funnet.
Adada herhangi bir göl bulunmamaktadır.Det finnes ingen innsjøer på øya.
İlçe merkezinin ilk yerleşim yeri hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır.Det finnes ingen sikre kilder til å avgjøre tidspunktet for den første bosetting på stedet.
Hiçbir limana bulunmamaktadır.Det finnes ingen havn.
Kahvehane ve lokanta da bulunmamaktadır.Imidlertid finnes det ingen caféer og restauranter.
Nüfusu 2001 yılı itibarı ile 7 olarak gösterilmekte; fakat adada kalıcı yerleşim bulunmamaktadır.I følge folketellingen i 2001 har øya 7 innbyggere men det finnes ingen permanente bosetninger på Kornat.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.Man kan ikke inngå nye partnerskap.
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.De gamle grensene for kirkegården var ukjente og det fantes heller ikke noe gravkart.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Presidenten forventes å holde seg utenfor politikken.
Bu şovdan sonra Randy Orton bir süre şovlarda bulunmamıştır.Men denne gang gikk det ikke Randy Ortons vei.
V. Louis'in hiçbir meşru selefi bulunmamakta idi.Christian V hadde derimot ikke flyktet.
Aynı zamanda da, korunun alanında bulunan doğa eserleri başka hiçbir yerde bulunmamaktadırlar".I praksis faller stadig deler av menneskeheten utenfor».
Adada havaalanı bulunmamakta, sadece küçük bir liman bulunmaktadır.Øya har ingen flyplass, kun en liten fiskehavn.
Ayrıca grubun müzik akış servislerine karşı sert duruşu sebebiyle hiçbir şarkıları Spotify'da bulunmamaktadır.Alle tilgjengelige sanger på Spotify er imidlertid ikke tilgjengelig for kjøp.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.Som nevnt er det ikke nødvendig å få jevn energiproduksjon over året.
Fakat, bu iddiayı destekleyen tarihi bir kanıt bulunmamaktadır.Det er imidlertid ingen historiske bevis som støtter dette.
Fakat ne yazık ki bugün ikisinde de personel bulunmamaktadır.De er begge foreløpig kun gjestemedlemmer.
Fakat lojman bulunmamaktadır.Lohengrin er imidlertid ikke uten krav.
Vocativus ve locativus halleri tablolarda bulunmamaktadır.Men Climategate og Glaciergate må ikke sees på isolert.
Kıyıdan hemen yükselen dağların arasında tarıma elverişli büyük alanlar bulunmamaktadır.Langs kysten utenfor innlandet ligger nesten uavbrutte fjellkjeder.
Çok çocuklu aileler istisna olmak üzere sivillere satışı bulunmamaktaydı.Det ble betraktet som ulovlig å selge døtre utenom dette.
Bu yapı katında başkaca bir yapı bulunmamıştır.Det finnes imidlertid ingen planer om å bygge denne bakken.
Köyün resmi web sitesi bulunmamaktadır.Plateselskapet har ingen offisiell internettside.
Tarihi kayıtlarda bundan sonraki 20 yıl konusunda bilgi bulunmamaktadır.Nevnte prosesser tar aldri kortere tid enn 20 måneder.
Kendirli Beldesi'nin fazla tarihi kaynağı bulunmamaktadır.Reaksjoner fra den historisk viktige banansektoren uteble heller ikke.
Olayda ölen ya da yaralanan kimse bulunmamaktadır.Det er imidlertid ikke bare på veiene at folk skades og omkommer.
Bu ilde büyük nüfuslu şehirler bulunmamaktadir.De fant en liten by uten befolkning.
İki araç arasında görsel benzerlik bulunmamaktadır.Ingen overgangsmulighet mellom to sammenkoblede motorvognsett.
Sağlık evi mevcut olup personel bulunmamaktadır.Huset er privat eiendom og kan ikke besøkes.
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"Tidakkah kamu tahu, bahwa Aku harus berada di dalam rumah Bapa-Ku?"
Ancak genç nüfusun göç etmesinden dolayı öğrecisi bulunmamaktadır.Irama perputaran itu tidak dapat dikuasai atau diganggu gugat oleh manusia yang pendek umurnya.
Willem Janszoon'ın hayatının erken dönemi hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Tidak ada yang diketahui dari kehidupan dini Willem Janszoon.
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Secara umum, pengetahuan tentang Vermeer dan karya-karyanya sangat sedikit.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Dia tidak ingat apa pun yang terjadi 20 tahun lalu.
Virüsün, diğer hayvanlarda hastalığa yol açtığına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Virus ini tidak diketahui menyebabkan penyakit pada hewan lain.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.Setelah terinfeksi tidak ada pengobatan khusus.
Ancak, geçmişi hakkında bilgi bulunmamaktadır.Tapi sayang, dia tetap tidak ingat masa lalunya.
İki ülke arasındaki ilişkilerde siyasi alanda bir sorun bulunmamaktadır.Dikatakan tidak ada masalah apa pun dalam hubungan kedua negara.
Tzami veya temenos) nispeten iyi durumdadır, ancak minare artık bulunmamaktadır.Mereka jelas diberikan dengan niat baik, tak seorangpun yang akan membantahnya."
Bundan sonra kendisine dair bilgi bulunmamaktadır.Sesudah itu tidak ada lagi (orang) yang pandai tanpa bertanya.
Ticari faaliyetler yürütmelerini engelleyecek herhangi bir kanun ya da sosyal engel bulunmamaktaydı.Tidak ada batasan atau pembatasan sosial yang mencegah mereka terlibat dalam kegiatan komersial.
Almanya - Almanya'da devlet kilisesi bulunmamaktadır.Tidak ada gereja negara di Jerman.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Belum ada vaksin yang efektif.
Çoğunlukla oy veya karar bulunmamaktadır.Hal-hal tersebut seringkali dapat direncanakan maupun tidak direncanakan.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Makam tersebut dalam kondisi buruk dan tidak banyak hiasan asli yang tersisa.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Tidak ada yang diketahui mengenai masa mudanya.
Kesin doğum tarihi resmi kayıtlarda bulunmamaktadır.Tanggal kelahirannya tidak ditemukan di dalam catatan sejarah.
Günümüzde, bu dönemden düzenli bir biçimde bir araya getirilmiş yasa kayıtları bulunmamaktadır.Pada masa ini belum terdapat usaha pencatatan sehari-hari yang dilakukan secara teratur.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.Tidak ada tindakan yang dapat mencegah risiko ini.
Fazla sulama ve gübre ihtiyacı bulunmamaktadır.Tumbuhan ini tidak terlalu banyak membutuhkan air dan pupuk.
Bu nedenle İngiltere Krallığı'na meşru hakkı bulunmamakta idi.Akhirnya mereka pun tidak berhak mewarisi kerajaan ayahnya.
Üstünde yaşam bulunmamaktadır.Inilah mengapa tidak ada kehidupan di sana.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Hewan atau tanaman tertentu juga tidak dapat dijumpai di semua tempat.
Eserin başka çevirisi bulunmamaktadır.Targum ini lebih dari sekadar terjemahan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod