buluştuk ile cümle
buluştuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birkaç ay önce buluştuk.والتقينا قبل أشهر قليلة فقط. والان قمنا بتطوير تصميم
Birkaç ay önce buluştuk.チームはすでにそこにいて 提携を結んで働いています
Birkaç ay önce buluştuk.Chúng tôi đã gặp gỡ cách đây vài tháng.
Birkaç ay önce buluştuk.Ci siamo incontrati un paio di mesi fa, letteralmente.
Birkaç ay önce buluştuk.Dan kami baru bertemu dua bulan yang lalu.
Birkaç ay önce buluştuk.Et nous nous sommes rencontrés il y a deux mois, littéralement.
Birkaç ay önce buluştuk.Und wir trafen uns vor einigen Monaten.
Birkaç ay önce buluştuk.정말 두 달 전에 만나게 되었고, 이미 디자인을 진행하고 있습니다.
Birkaç ay önce buluştuk.Reunimo-nos há dois meses.
Birkaç ay önce buluştuk.Și ne-am întâlnit, fără exagerare, doar acum câteva luni.
Birkaç ay önce buluştuk.Spotkaliśmy się dosłownie kilka miesięcy temu.
Birkaç ay önce buluştuk.A stretli sme sa, doslova, pred pár mesiacmi.
Birkaç ay önce buluştuk. Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Встреча была буквально пару месяцев назад, а мы уже разработали дизайн, команда там, работает с партнером.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Alors Rick, Liz, Kévin et moi on a eu une idée.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Also kamen Rick, Liz, Kevin und ich auf diese Idee.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Așa că Rick, Liz, Kevin și cu mine am venit cu ideea.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Así que Rick, Liz, Kevin y yo diseñamos la idea.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Così a Rick, Liz, Kevin e me venne in mente un'idea.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Jadi Rick dan Liz dan Kevin dan saya kemudian mendapat ide.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.그래서 Rick, Liz, Kevin과 저는 아이디어를 냈습니다.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Więc z Rickiem, Liz i Kevinen wpadliśmy na pomysł.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Затова с Рик, Лиз и Кевин ни хрумна идеята.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.Итак мы с Риком, Лиз и Кевином придумали следующее.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.כך שריק, ליז, קווין ואני העלינו את הרעיון.
Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk.ولذلك أتينا أنا و ريك وليز بهذه الفكرة
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Dacă luaţi degetul mare şi arătătorul şi vă uitaţi chiar acolo unde se întîlnesc -- încercaţi asta acum --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Gdy popatrzycie na miejsce, gdzie schodzą się kciuk i palec wskazujący -- możecie zrobić to teraz --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Hvis du tager tommel og pegefinger og ser lige der hvor de mødes - - bare prøv det nu -
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--여러분의 손에서 엄지와 검지의 사이를 잘 관찰하면 -- 지금 한 번 해 보세요 --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Se prendete un pollice ed un indice e guardate proprio nel punto in cui si incontrano
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Si vous regardez là où se rejoignent votre pouce et votre index -- allez-y, faites-le --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Αν πάρετε τον αντίχειρα και τον δείκτη και κοιτάξετε εκεί που συναντιούνται -- κάντε το αυτή την στιγμή --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--Ако погледнете палеца и показалеца си точно където се срещнат -- хайде, направете го сега --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--אם מתבוננים במקום המפגש בין האגודל לאצבע - נסו זאת עכשיו -
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--إذا أخذت الإبهام والسبابة ، ونظرت في مكان التقائهما -- بامكانكم القيام بذلك الآن --
Eğer başparmağınız ile işaret parmağınızın buluştukları yere bakarsanız-- hadi bunu şimdi yapın--ちょっとみて下さい 手をリラックスさせるとしわが見えます
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.처남은 그 살인자를 인터뷰하러 갔고, 살인자와 만났을 때 그 사람이 정말 무시무시하다는걸 알게 됐습니다.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Så min svåger skulle intervjua den här mördaren och han inser när han möter honom att killen är sjukt läskig.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Vậy là em rể tôi đến phỏng vấn tên sát nhân này và cậu ta nhận ra khi gặp hắn rằng gã này cực kì đáng sợ.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Тож мій дівер бере інтерв'ю у цього вбивці, і зустрівши його, усвідомлює, що цей чоловік страшенно жахливий.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.אז גיסי הלך לראיין את הרוצח הזה, וכשפגש אותו, תפס שהוא טיפוס ממש מפחיד.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.فذهب صهري لعقد مقابلة معه وأدرك عند لقائه أن هذا الرجل مخيف إلى حد كبير
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.その男に会った時 極度の恐怖を感じました
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?Czym więc będą zajmować się uczniowie, spotykając się raz w tygodniu?
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?Entonces, ¿qué van a hacer los estudiantes cuando se reúnan una vez por semana?
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?앞으로 참가자들은 일주일에 한 번 만나 무엇을 하게 될까요?
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?Отже, що студенти будуть робити, коли вони будуть зустрічатися раз на тиждень?
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?خلال اجتماعهم الأسبوعي، ماذا سيفعل الطلاب ؟
Peki öğrenciler haftada bir kere buluştuklarında ne yapacaklar?他の受講生の前で 学んできたことの
San Francisco'da buluştuk.그렇게 셋이 두어번 만난 적이 있었습니다.
San Francisco'da buluştuk. San Francisco'daki oldukça zengin birinin evinde akşam yemeğine davetliydik.Dick, Sidney Coleman y yo nos reunimos algunas veces en San Francisco en casa de un tipo muy rico para cenar.
San Francisco'da buluştuk.ניפגשנו מספר פעמים
San Francisco'da buluştuk.تقابلنا عدة مرات
San Francisco'da buluştuk.サンフランシスコにある とてもお金持ちの家で
Sidney Coleman birkaç kez San Francisco'da buluştuk.Dick, én és Sidney Coleman egy pár alkalommal összegyűltünk
Sonra buluştuk ve görüştük.Así nos conocimos y hablamos.
Sürekli buluştukları bir bar var ve bu barı görmek istedim.У них есть паб, где они привыкли встречаться. И я хотел увидеть этот паб.
Tekrar buluştuk.Vítejte zpět.
Tekrar buluştuk.私はこのバランスシートを作りましたが、 非常に乱雑していますので、
Utah'da buluştuklarında ve 12-maddeli Agile Manifesto'yu yazdıklarında girdi.유타주에 모여 12개항의 애자일 선언문을 작성했을 때지요.