buluştu ile cümle
buluştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.Tentang memimpin dan menghubungkan individu dan ide.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.Αφορά την ηγεσία και τη σύνδεση ανθρώπων και ιδεών.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.Вона про лідерство та з'єднання людей та ідей.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.Она состоит в том, чтобы быть лидером и соединять людей и идеи.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.Става въпрос за ръководенето и свързването на хора и идеи.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.וזה משהו שאנשים תמיד רצו.
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.توصيل الناس والافكر ببعضهم البعض عن طريق قيادتم
İnsanları ve fikirleri birbirleriyle buluşturup liderlik etmeyle ilgili.これは人々がいつも望んでいることです
Jean-Paul astrofizikçi Stephen Hawking ile Vatikan'da buluştu.천체 물리학자 스티븐 호킹을 바티칸에서 만났습니다.
Jean-Paul astrofizikçi Stephen Hawking ile Vatikan'da buluştu.Stephen Hawking, astrofysicus, in het Vaticaan.
Jean-Paul astrofizikçi Stephen Hawking ile Vatikan'da buluştu.פגש את האסטרופיזיקאי סטיבן הוקינג בוותיקן.
Jean-Paul astrofizikçi Stephen Hawking ile Vatikan'da buluştu.التقى في الفاتيكان عالم الفيزياء الفلكية ستيفن هوكينغ.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.처남은 그 살인자를 인터뷰하러 갔고, 살인자와 만났을 때 그 사람이 정말 무시무시하다는걸 알게 됐습니다.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Så min svåger skulle intervjua den här mördaren och han inser när han möter honom att killen är sjukt läskig.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Vậy là em rể tôi đến phỏng vấn tên sát nhân này và cậu ta nhận ra khi gặp hắn rằng gã này cực kì đáng sợ.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.Тож мій дівер бере інтерв'ю у цього вбивці, і зустрівши його, усвідомлює, що цей чоловік страшенно жахливий.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.אז גיסי הלך לראיין את הרוצח הזה, וכשפגש אותו, תפס שהוא טיפוס ממש מפחיד.
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.فذهب صهري لعقد مقابلة معه وأدرك عند لقائه أن هذا الرجل مخيف إلى حد كبير
Kayınbiraderim bu katille görüşmeye gitti ve buluştuklarında bu adamın tamamen korku saldığını farketti.その男に会った時 極度の恐怖を感じました
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Conocí a Mandela en las conversaciones de paz de Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Ho incontrato Mandela agli Accordi di Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Ik ontmoette Mandela op de vredesbesprekingen van Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Jag mötte också Mandela i Arushas fredsdiskussioner. osv. osv. osv.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.J'ai rencontré Mandela aux négociations de paix d'Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.L-am întâlnit pe Mandela la conferinţele pentru pace de la Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.그리고 아루샤 평화 회담에서 만델라(Mandela)도 만났죠.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Med mirovnimi pogajanji v Arushi sem srečal Mandelo.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Saya bertemu Mandela di pembicaraan damai Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Spotkałem Mandelę podczas rozmów pokojowych w Aruszy.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Tôi đã gặp Mandela tại các cuộc nói chuyện hòa bình Arusha
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Συνάντησα τον Μαντέλα στις ειρηνευτικές συνομιλίες στην Αρούσα.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Я встречался с Манделой на мирных переговорах в Аруше.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Я зустрів Манделу на мирних переговорах в Аруші, і так далі, і так далі, і так далі.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.פגשתי את מנדלה בשיחות השלום בארושה.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.التقيت مانديلا في محادثات أروشا للسلام.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.などなどです-
Mayıs 2004'te Kopenhag'da buluşturduk.2004년 5월 코펜하겐으로 모았습니다.
Mayıs 2004'te Kopenhag'da buluşturduk.בקופנהגן במאי 2004.
Mayıs 2004'te Kopenhag'da buluşturduk.إلتقوا في كوبنهاجن في مايو من عام 2004 .
Mayıs 2004'te Kopenhag'da buluşturduk.いわばドリームチームです
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.A mérnökök átrepültek, a tervezők összejöttek velük, és összerakták a prezentációjukat.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.De ingenieurs vlogen er naartoe. Ze ontmoetten de designers en stelden een presentatie samen.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Gli ingegneri arrivarono, e i designer si unirono a loro, e misero insieme le loro presentazioni.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Inginerii veniseră cu avionul, iar designerii li s-au alăturat și și-au aranjat prezentarea împreună.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Inżynierowie przylecieli i projektanci spotkali się z nimi, razem przygotowali prezentację.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.엔지니어들도 그 곳에 와서 디자이너들이 그들을 만났고, 그리고 함께 보고를 진행했습니다.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Los ingenieros volaron allí, y los diseñadores se reunieron con ellos, y juntos prepararon su presentación.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Os engenheiros foram de avião, os "designers" reuniram-se com eles e fizeram a apresentação em conjunto.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Prileteli inžinieri, stretli sa s dizajnérmi, a dali dokopy prezentáciu.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Инженерите долетяха и дизайнерите се бяха събрали с тях и съставяха презентацията си заедно.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Инженеры прилетели туда, там к ним присоединились дизайнеры, и они скомпоновали свою презентацию.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.המהנדסים טסו לשם, והמעצבים נפגשו איתם, והם הכינו את המצגת שלהם ביחד.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.طار المهندسون إلى المكان, و اجتمع معهم المصممون, و قاموا بوضع عروضهم.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.そして双方のプレゼンを合体させたのです それでですね 技術者は何もしていないことがわかったんです
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:A razão foi uma invenção, uma máquina de que, provavelmente. ouviram falar na escola primária:
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:Il motivo fu un'invenzione, una macchina di cui probabilmente vi avranno parlato alle elementari:
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:그 이유는 발명 때문이었습니다. 아마 초등학교때 들어보신 기계의 발명이었죠:
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:La causa fue un invento, una máquina de la que seguramente oyeron hablar en la escuela primaria.
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:La raison ? Une invention, une machine dont on vous a peut-être parlé à l'école primaire:
Nedeni ise bir buluştu, muhtemelen ortaokulda duyduğun bir makine:Lý do là một sáng chế, một cỗ máy mà người ta có thể đã kể cho bạn nghe tại trường tiểu học:
İlgili Sayfalar