bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kesinlikle var, bunun 1'e eşit olduğunu zaten bulmuştuk.Tedy, určitě existuje, už jsme totiž řekli, že se rovná jedné.
Kesinlikle var, bunun 1'e eşit olduğunu zaten bulmuştuk.だからそれは真です。
Kim bulmuş?Ai sở hữu nó?
Kim bulmuş?A qui la doit-on ?
Kim bulmuş?Cui aparține?
Kim bulmuş?¿De quién es?
Kim bulmuş?Di chi è?
Kim bulmuş?Então quem inventou esta ideia?
Kim bulmuş?Hvem ejer den?
Kim bulmuş?Kto ju vlastní?
Kim bulmuş? Neden bunu uyguladık ki?Чому ми взагалі це коли-небудь зробили?
Kim bulmuş?Szóval ki jött elő ezzel az ötlettel?
Kim bulmuş?Wem gehört sie?
Kim bulmuş?Защо изобщо сме направили това?
Kim bulmuş?Кому она принадлежит?
Kim bulmuş?邊個提出嘅呢?
Kısacası burası için talep esnekliğini 0.18 olarak bulmuş oluruz.Elasticita poptávky tady je 0,18.
Kısacası burası için talep esnekliğini 0.18 olarak bulmuş oluruz.Elastyczność popytu wynosi 0,18
Kısacası burası için talep esnekliğini 0.18 olarak bulmuş oluruz.Отже, еластичність попиту тут буде 0,18.
Kısacık bir şey söyleyeyim. Paul ve Maryanne oturdukları yerde bir ev bulmuşlar.دعيني أقول لك شيئاً، بول و ماري وجدوا لنا منزلاً
Kız kardeşinizi bulmuşlar.On a trouvé votre sœur.
Kız kardeşinizi bulmuşlar.لقد تم العثور على اختك
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Dette avholdt kong David fra å dra ut imot Absalom; for han hadde trøstet sig over Amnons død.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Ðoạn , vua Ða - vít bỏ không đuổi theo Áp - sa-lôm nữa , vì vua đã được giải buồn về sự chết của Am-nôn .
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Ðoạn, vua Ða-vít bỏ không đuổi theo Áp-sa-lôm nữa, vì vua đã được giải buồn về sự chết của Am-nôn.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Então o rei Davi sentiu saudades de Absalão, pois já se tinha consolado acerca da morte de Amnom.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Împăratul David a încetat să mai urmărească pe Absalom, căci se mîngîiase de moartea lui Amnon.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.In kralj David si je želel iti tja k Absalomu, zakaj utolažil se je bil zaradi Amnona, ker je bil mrtev.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Ja kuningas Daavid ikävöi päästä Absalomin luo, sillä hän oli lohduttautunut Amnonin kuolemasta.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.다윗 왕의 마음이 압살롬에게 향하여 간절하니 암논은 이미 죽었으므로 왕이 위로를 받았음이더라
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Le roi David cessa de poursuivre Absalom, car il était consolé de la mort d`Amnon.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Men Kongen begyndte at længes inderligt efter Absalon, thi han havde trøstet sig over Amnons Død.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.No, potom hynula duša kráľa Dávida túžbou vyjsť k Absalomovi, lebo sa časom potešil nad Amnonom, že zomrel.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Och konung David avstod ifrån att draga ut mot Absalom, ty han tröstade sig över att Amnon var död.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Potem pragnął król Dawid widzieć Absaloma; bo już był odżałował śmierci Amnonowej.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Potom žádal David vyjíti k Absolonovi, nebo již byl oželel smrti Amnonovy.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.tetapi setelah Daud tak bersedih hati lagi, ia sangat merindukan Absalom
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Y el rey David se consumía por ver a Absalón, porque ya se había consolado de la muerte de Amnón
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Επεποθησε δε ο βασιλευς Δαβιδ να υπαγη προς τον Αβεσσαλωμ, διοτι ειχε παρηγορηθη δια τον θανατον του Αμνων.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.И душата на цар Давида излезе и чезнеше по Авесалома, защото беше се утешил за Амноновата смърт.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.И не стал царь Давид преследовать Авессалома; ибо утешился о смерти Амнона.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.ותכל דוד המלך לצאת אל אבשלום כי נחם על אמנון כי מת׃
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.وكان داود يتوق الى الخروج الى ابشالوم لانه تعزّى عن امنون حيث انه مات
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.暗 嫩 死 了 以 後 、 大 衛 王 得 了 安 慰 . 心 裡 切 切 想 念 押 沙 龍
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.暗嫩 死 了 以後 、 大衛王 得了 安慰 . 心裡切切 想念 押 沙龍
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.Il l'a appris très facilement et a trouvé ça très amusant.
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.많은 시간을 보내곤 하더군요. 그 아이는 거기서 로고를 아주 재미있어 하면서 배웠습니다.
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.Lì imparò un linguaggio chiamato Logo, lo trovò divertente e lo imparò con facilità.
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.Y lo aprendió con gran facilidad, encontrándolo muy divertido. Fue muy interesante.
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.ולמד שפה מסוימת בשם לוגו -- ולמד אותה בקלות רבה ומצא אותה די כיפית,
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.وتعلم لغة محددة تسمى لوغو (logo) وتعلمها بسهوله كبيرة ووجدها ممتعة جداً.
Logo programını kolaylıkla öğrenmiş ve eğlenceli bulmuştu ki, bu ilginçti.すぐに理解して楽しんでもいました 驚きますね ある日 NIEのお偉いさんたちが
Marie Budev. Bir akciğer bulmuşlardı. Bana uygundu.Marie Budev, tenían los pulmones, eran de Texas... y eran compatibles.
Marie Budev. Bir akciğer bulmuşlardı.Marie Budevová a mali pľúca.
-Merhaba, işler nasıl? -Çekil yolumuzdan. Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.Wydaje się, że pękata Modnisia znalazła sobie nowego chłoptasia.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Các kĩ sư đã có một ý tưởng tuyệt vời.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.De ingenieurs hadden een heel goed idee.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Die Ingenieure hatten da eine wirklich gute Vermutung.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Gli ingegneri hanno avuto davvero una brillante idea.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Ingeniørerne havde en rigtig god ide.
İlgili Sayfalar