bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Hän oli googlannut ja löytänyt vihellyksen maailmanmestaruuskisat Amerikassa, tietenkin.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Hledala na internetu a našla mistrovství světa v pískání - v Americe, samozřejmě.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.처제는 웹 검색을 했었고, 미국에서 열리는 세계 휘파람 선수권 대회를 찾아냈습니다.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Lei cercando su Google, aveva trovato un campionato mondiale dei fischi in America, ovviamente.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Poszperała w internecie i znalazła Mistrzostwa Świata w Gwizdaniu, w Stanach - oczywiście.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Sie hatte gegoogelt und eine Pfeif-Weltmeisterschaft gefunden - natürlich in Amerika.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Ze googlede, en ze vond dit wereldkampioenschap fluiten, in Amerika, natuurlijk.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Έψαξε στο Google, και βρήκε αυτό το παγκόσμιο πρωτάθλημα σφυρίγματος στην Αμερική, φυσικά.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Вона пошукала в Ґуґлі і знайшла цей світовий чемпіонат свистунів, звичайно, в Америці.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Она нагуглила международный чемпионат по художественному свисту в Америке, разумеется.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.Тя потърсила в Гугъл, и намерила това световно първенство по подсвиркване в Америка, разбира се.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.היא גיגלה, והיא מצאה את אליפות העולם בשריקות בארה"ב כמובן.
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.بحثت في قوقل و وجدت مسابقه التصفير العالميه في أميركا طبعا .
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.世界口笛選手権が アメリカであるのを見つけたのです
Gördüğünüz üzere,Ole cok uygun bir isim bulmustu.Jak widzicie, Ole sam zdołał znaleźć odpowiednią nazwę.
Gördüğünüz üzere,Ole cok uygun bir isim bulmustu.Seperti yang Anda lihat, Ole sendiri akhirnya menemukan nama yang sangat tepat.
Gördüğünüz üzere,Ole cok uygun bir isim bulmustu.Zoals je kan zien, Ole zelf bedacht uiteindelijk een passende naam.
Gördüğünüz üzere,Ole cok uygun bir isim bulmustu.Όπως βλέπετε, ο Ole κατέληξε να βρει ένα πολύ ταιριαστό όνομα.
Gördüğünüz üzere,Ole cok uygun bir isim bulmustu.كما ترون، توصل أولي للعثور على اسم مناسب
Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.Monika ha un nuovo fidanzato.
Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.Monika tiene un nuevo novio.
Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.Nickan hat 'nen Neuen!
Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.-Tjocka Nickan har en ny kille igen!
Görünen o ki bodur Monika kendine yeni birini bulmuş.- Η χοντρο-Νίκι έχει πάλι φίλο.
Gregor bulmuştu mevcut bir daha genel olarak daha pratik.그레고르가 찾았다는 현재 하나 이상 일반적으로 더 실용적.
Gregor bulmuştu mevcut bir daha genel olarak daha pratik.בדרך מעשית יותר מזו הנוכחית, אשר גרגור מצאו.
Gregor bulmuştu mevcut bir daha genel olarak daha pratik.عموما أكثر عملية من الأزمة الحالية ، والتي وجدت جريجور.
Gregor bulmuştu mevcut bir daha genel olarak daha pratik.彼らはこの方法で自分自身を楽しませながら、それがほとんどで、夫妻Samsaを打った
Hacca gitmiş ve hem dikenli tacı hem de gerçek haçı bulmuş.Šel na pouť a našla trnovou korunu a skutečný průřez.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Dường như là người dân thấy việc vứt rác xuống sông là cách xử lí rác tốt nhất.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Es scheint, als ob für uns der beste Ort zur Müllentsorgung Wasserquellen sind.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.우리 시민들은 쓰레기를 버리는 최상의 방법이 수원지라고 발견한 것처럼 보입니다.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Ludzie traktują rzeki jako doskonałe miejsce na wywózkę śmieci.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Sembra che i cittadini pensino che il luogo migliore dove buttare l'immondizia sia nei corsi d'acqua.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Se pare că cetățenii noștri consideră că cea mai bună cale de a scăpa de gunoi este în sursele de apă.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Úgy tűnik, hogy a lakosság szerint vízforrásaink a legjobb helyek a szemétlerakásra.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Φαίνεται ότι οι πολίτες προτιμούν να πετάνε τα σκουπίδια τους στους υδάτινους πόρους.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Похоже, что жители городов нашли лучший способ избавления от мусора, выбрасывая его в водоёмы.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.נדמה כי אלו האזרחים שלנו הרואים בזריקת זבל למקורות מים כפתרון הטוב ביותר.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.علي مايبدو ان مدننا وجدت الطرق المثلي للتخلص من الأوساخ في موارد المياه
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.見出したような感じですね これからはインドのもっと北の話です
Havada yükselip bir an hareketsiz kaldığında ne kadar yol aldığını bulmuş oluyor.יהיה ההעתק, ברגע שהכדור יתייצב, כלומר לא תהיה לו מהירות
Havada yükselip bir an hareketsiz kaldığında ne kadar yol aldığını bulmuş oluyor.بدءا من كون الكرة ساكنه، لو ليس لها سرعة للحظة
Hepsini topladığınızda toplam alanı bulmuş olacaksınız.I 2 razy 1 to. Dodać je wszystkie, a uzyskasz całkowity obszar.
Hepsini topladığınızda toplam alanı bulmuş olacaksınız.Lasketaan kaikki yhteen ja saadaan kokonais pinta-ala.
Hepsini topladığınızda toplam alanı bulmuş olacaksınız.そして 2 かける 1 はこれです.これを全部たせば,全体の面積がでます. あなたが理解する時にはどう書くかという 表記法に惑わされないようにして下さい.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.그들 각각은 다른 표현이며 창의성의 실현입니다. 그리고 인간의 창의성을 구현하는 것입니다.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.Ognuna di esse sono diverse manifestazioni, incarnazioni della creatività. Avatar della creatività umana.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.To wszystko przykłady uzewnętrznienia kreatywności. Przejawy ludzkiej kreatywności.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.Всяко от тези неща е различно проявление, въплъщение на креативността, въплъщения на човешката креативност.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.Каждый из них — различное проявление, воплощение творчества, олицетворение человеческой креативности.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.כל אחד מהם מהווה ביטוי, התגלמות, של יצירתיות, ייצוג של היצירתיות האנושית.
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.كل واحد منها مختلف، مظهر، تجسيد للإبداع، تجليّ للإبداع الإنساني،
Her biri de insan yaratıcılığının farklı yollarla ifade edilişi, yansıması, vücut bulmuş halidir.それらの一つ一つは創造性の異なった 現れ方 具現化であり 人類の創造性の権化であるのです
Her bir parçanın türevini bulup topladığınızda bütün ifadenin türevini bulmuş oluyorsunuz. " "더하고 있는 각 부분의 도함수를 구하면 된다는 얘기예요 더하고 있는 각 부분의 도함수를 구하면 된다는 얘기예요
Her bir parçanın türevini bulup topladığınızda bütün ifadenin türevini bulmuş oluyorsunuz. " "las partes cuando estás sumando, y entonces esa es la derivada de todo entero.
Her bir parçanın türevini bulup topladığınızda bütün ifadenin türevini bulmuş oluyorsunuz. " "الاجزاء عندما تجمعون، ومن ثم فإن تلك هي مشتقة كل شيئ
Her iki tarafı da 90 la çarpacak olursak yatay bileşeni bulmuş oluruz.بضرب طرفي المعادلة في 90 , سوف نحصل على المركبة الافقيه
Hiçbir yerin ortasında bir çiflikte bulmuştum kendimi.Ich landete auf einem Bauernhof mitten im Nirgendwo.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Aber wie auch immer, ich machte diese Aussage, und das konfrontierte mich mit einer Krise.
İlgili Sayfalar