bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.終於得到嘅結論就係咁樣。 呢個實驗證實 恐懼其實完全唔係帶動行為的
Denklemin iki tarafını da eksi bir ile çarparsak y'nin 7'ye eşit olduğunu bulmuş oluruz .이후, 양변에 -1를 곱해 y=7이 됩니다.
Denklemin iki tarafını da eksi bir ile çarparsak y'nin 7'ye eşit olduğunu bulmuş oluruz .Nu kan vi gange begge sider af ligningen med minus 1, og vi får, at y er lig med 7.
Denklemin iki tarafını da eksi bir ile çarparsak y'nin 7'ye eşit olduğunu bulmuş oluruz .Pak můžeme obě strany rovnice vynásobit (-1). Dostaneme 'y' = 7.
Denklemin iki tarafını da eksi bir ile çarparsak y'nin 7'ye eşit olduğunu bulmuş oluruz .И след това можем да умножим двете страни на това уравнение с минус 1 и получаваме y е равно на 7.
Determinantın eksi 1 çarpı A nın ek matrisi olduğunu bulmuştuk.Am aflat că determinantul este minus 1, ori adjuncta lui A 1, 1, minus 2.
Determinantın eksi 1 çarpı A nın ek matrisi olduğunu bulmuştuk.Obliczyliśmy, że wyznacznik jest równy minus 1, razy macierz dołączona do A. 1, 1, minus 2.
Determinantın eksi 1 çarpı A nın ek matrisi olduğunu bulmuştuk.Zjistili jsme, že determinant je mínus 1 krát adjungovaná matice k matici A.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.A túloldalon találtunk egy bejáratot.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Encontramos un acceso por el otro lado.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Encontramos un acceso por el otro lado.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Löysimme pääsyn sisään toiselta puolelta.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Našli jsme několik vstupů na druhé straně.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Vi hittade några komma runt den andra sidan.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.We vonden een ingang aan de andere kant.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Wir fanden einen Zugang auf der anderen Seite.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Znaleźliśmy wejście na tyłach.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Βρήκαμε μια είσοδο από την άλλη μεριά.
Diğer tarafta bir giriş bulmuştuk.Пронашли смо прилаз на другој страни.
Dunedain güvenli ama küçük bir yerleşim alanı bulmuştu Rhuadur ormanın derinliklerinde.ルダウアの森の奥深く
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Encontraron el antídoto perfecto para el pensamiento y el refugio ideal a las duras demandas de la fe real.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Hanno trovato l'antidoto perfetto al pensiero e il rifugio ideale alle dure richieste della vera fede.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.그들은 사상에 대한 완벽한 해결책과 실제 믿음의 힘든 요구로부터 이상적인 피난처를 찾았던 거죠.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli perfektný protiliek proti myšlienke a ideálne útočisko pred tvrdými nárokmi skutočnej viery.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli so popoln protistrup mišljenju in idealno zatočišče težkih zahtev prave vere.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Rátaláltak a gondolkodás tökéletes ellenszerére, és az igazi hit kemény követelményei előli ideális menedékre.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Wynaleźli idealną odtrutkę na myślenie, schronienie przed twardymi wymogami prawdziwej wiary.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Вони винайшли прекрасну протиотруту від думки та ідеальний прихисток для потреб справжньої віри.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Они нашли идеальное противоядие от размышлений и идеальное прибежище для нужд настоящей веры.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Те са намерили идеалният антидот на мисълта и идеалното убежище на трудните повели на истинската вяра.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.הם מצאו את התרופה הנגדית המושלמת לחשיבה ואת המפלט האידיאלי מהדרישות הקשות של אמונה אמיתית.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.عثروا على المضاد اﻷمثل للفكر والملجأ اﻷمثل للمطلب اﻷصعب للايمان الحقيقي.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.真の信仰の厳しい要求を逃れる 理想的な隠れ方でもあります これで原理主義者たちは
Düzlemdeki herhangi bir vektörü de, genel bir vektörün bir doğuray vektöründen farkını alarak bulmuştuk. -Y el vector 1, 1, 4, sería uno y subir de cuatro, así puede parecer algo como esto.
Düzlemdeki herhangi bir vektörü de, genel bir vektörün bir doğuray vektöründen farkını alarak bulmuştuk. -سيبدو هكذا
E = 4k pi Q/A olduğunu bulmuştuk.Así que si sólo hacemos un poco de manipulación algebraica, nos ¿puede obtener q es igual a qué?
E = 4k pi Q/A olduğunu bulmuştuk.שהוא קבוע, 4K כפול פאי, כפול Q, חלקי A, בפול המרחק.
-edindiğimiz sezgiye göre-belki de bu yüzeyin altındaki hacmi bulmuş olacağım.그럼 적어도 우리가 직관적으로 봤을 때, 이 표면 아래의 부피를 구할 수 있을 것 같죠.
-edindiğimiz sezgiye göre-belki de bu yüzeyin altındaki hacmi bulmuş olacağım.Pokud byste třeba zapomněli.
-edindiğimiz sezgiye göre-belki de bu yüzeyin altındaki hacmi bulmuş olacağım.この表面の下の体積が得られます。 いいですか。
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.Als ik dit gebied vermenigvuldig met een kleine dy, dan heb ik plots een strook van het volume.
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.이 넓이 곱하기 dy를 하면, 값자기 이 슬라이스의 부피가 되는 거죠.
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.Jeśli przemnożę pole powierzcni razy małe dy, otrzymam wycinek bryły.
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.Jika saya mengalikan luas dengan dy yang kecil, kemudian saya akan mendapatkan volume sebuah irisan.
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.Si yo multiplicara este área por un pequeño "dy", luego todo derepente, yo tengo una raja de volumen.
Eğer bu alanla küçük bir dy'yi çarparsam, şeridin hacmini bulmuş olurum.体積が得られます。 分かりますか?
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Als we kunnen ontdekken hoe dat moet dan hebben we een vaccin.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Deci, dacă reușim să facem asta, atunci avem un vaccin.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Donc, si nous trouvons un moyen de faire cela, nous avons ensuite le vaccin
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Dunque, se riusciamo a capire come farlo, abbiamo un vaccino.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Jadi, jika kita dapat mencari tahu bagaimana menghasilkannya kemudian kita mendapatkan vaksin itu.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Jeśli odkryjemy jak to osiągnąć, wtedy powstanie szczepionka.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.그래서 만약 우리가 그것을 어떻게 할지를 찾아낸다면 우리는 백신이 있는 것이죠.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Ko bomo ugotovili, kako telo pripraviti do tega, bomo dobili cepivo.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Por lo tanto, si podemos encontrar la manera de hacerlo, entonces tenemos la vacuna.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Wenn wir also herausfinden können, wie wir das tun können, haben wir den Impfstoff.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Έτσι, εάν βρούμε τον τρόπο να το κάνουμε αυτό, τότε θα έχουμε το εμβόλιο.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Поэтому, если мы можем понять, как это сделать, то мы получим вакцину.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Така че, ако можем да намерим начин за това, тогава имаме ваксината.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Тому, якщо ми можемо зрозуміти, як це зробити, то ми отримаємо вакцину.
İlgili Sayfalar