Ana içeriğe geç
Sözlük

bulma ile cümle

bulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kare bulmacayı sever.Tom likes crossword puzzles.
Tom arkadaşlarına yaşamak için bir yer bulmalarına yardım etti.Tom helped his friends find a place to live.
Buradan çıkmanın başka bir yolunu bulmak zorundayız.We've got to find another way out of here.
Bir ankesörlü telefon bulmayı başardım.Tom managed to find a pay phone.
Tom onun için bekleyen polisi bulmak için ofise geldi.Tom arrived in the office to find the police waiting for him.
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?
Hatayı bulmak zorundasın.You have to find the mistake.
Dan bile neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.Dan didn't even try to find out what was wrong.
Dan sandvici açtı ve içinde hiç peynir bulmadı.Dan opened up the sandwich and found no cheese in it.
Polis, Dan'ın odasında şüpheli hiçbir şey bulmadı.The police found nothing suspicious in Dan's room.
Henüz bulmacayı bitirdin mi?Have you finished the puzzle yet?
Onu henüz bulmadın mı?Haven't you figured it out yet?
Tom neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.Tom didn't try to find out what was wrong.
Tom neyin yanlış olduğunu bulmak için çok çalışmadı.Tom didn't try very hard to find out what was wrong.
Tom uzun bir süre yeni bir apartman dairesi bulmaya çalışıyor.Tom has been trying to find a new apartment for quite a while.
Tom'u bulmama yardım eder misin?Could you help me find Tom?
Orada ne bulmayı umuyorsun?What do you expect to find there?
Bu yeri bulmada hiç sıkıntı yaşadın mı?Did you have any trouble finding this place?
Lütfen beni bulmaya çalışma.Please don't try to find me.
Tom Mary'den John'u bulmasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him find John.
Onu bulmama yardımcı olacak mısınız?Are you going to help me find it?
Burada ne bulmayı umuyorsun?What do you expect to find here?
Burada ne bulmayı bekliyorsunuz?What are you expecting to find here?
Aradığını bulmana yardım edebilir miyim?Can I help you find what you're looking for?
Sadece ne bulmayı umuyorsun?Just what do you expect to find?
Tam olarak ne bulmaya çalışıyorsun?What exactly are we trying to find?
Belki de Tom'un ne yaptığını bulmalıyız.Perhaps we should find out what Tom's doing.
Köpeğimi bulmama yardım edebilir misin?Could you help me find my dog?
Tom'un bodrum katında ne bulmayı bekliyorsun?What do you expect to find in Tom's basement?
Tom bir iş bulmakta başarısızdı.Tom was unsuccessful in finding a job.
Şu anda bir iş bulmak zor.It's difficult to get a job at the moment.
Dan Linda'nın bir iş bulmasına yardım etmeyi kabul etti.Dan agreed to help Linda find a job.
Yeni cümleler bulmaya çalıştım.I tried to invent new sentences.
Bulmaca çözmeyi sever misin?Do you like solving puzzles?
Ben bulmaca çözmeyi seviyorum.I like solving puzzles.
Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.I had trouble finding my way back to my hotel last night.
Biz alışılmadık bir şey bulmadık.We didn't find anything unusual.
Tom Mary'nin bir iş bulmasına yardım etmeyi kabul etti.Tom agreed to help Mary find a job.
Beni bulma.Don't find me.
Dedektif bazı ipuçlarını bulmak için bir büyüteç kullanır.The detective used a magnifier to find some clues.
Lütfen bu yeri onu bulmak istediğin kadar temiz bırak.Please leave this place as clean as you would like to find it.
Tom Boston'da bir iş bulmanın zor olup olmayacağını merak ediyordu.Tom wondered whether it would be hard to find a job in Boston.
Kimse o hazineyi bulmayacaktır.Nobody will find that treasure.
Ben senin çapraz bulmacalarından bıktım.I'm sick of your crossword puzzles.
Ben bu yıl sessiz bir plaj bulmayı umuyorum; kalabalık plajlardan zaten bıktım.I hope to find a quiet beach this year; I'm already tired of crowded beaches.
Bir an için gözlerinizi kapatın ve cevabı bulmaya çalışın.Close your eyes for a moment and look for the answer.
Biz de derede altın bulmadık.We haven't found gold in the brook either.
Onlar kestirme bir yol bulmaya çalışırken haritayı incelediler.They studied the map, trying to find a shortcut.
Boş zamanımda yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do with my free time.
Emekli olduktan sonra yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do after I retire.
Yakında soruna bir çözüm bulmayı umut ediyoruz.We're hoping to find a solution to the problem soon.
Belki buradaki biri Tom'un evini bulmamıza yardım edebilir.Maybe someone here can help us find Tom's house.
Herkes bulmacayı çözmeye çalıştı.Everyone tried to solve the puzzle.
Bizim Mary'yi bulmamıza yardım eden Tom'du.It was Tom who helped us find Mary.
Biz bazı cevaplar bulmaya çalışıyoruz.We're trying to find some answers.
Onların sadece bir günah keçisi bulmaları gerekiyor.They simply need to find a scapegoat.
Tom, hikayeyi sıkıcı bulmadı.Tom did not find the story boring.
Bana uygun bir iş bulmak için ne yapmak zorundayım?What do I gotta do to find a job that will suit me?
Kendime uygun bir iş bulmak için ne yapmalıyım?What should I do to find a suitable job for myself?
İş bulmak için ne yapmam gerektiğini merak ediyorum.I wonder what I need to do to find a job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod